şifremi hatırla
MÜZİK ODASI

Müzik Endüstrisi Çöküyor. Peki Ya Geriye Ne Kalacak?

Murat Arda - 8 Ekim 2010

Bundan 20 sene önce müzik endüstrisinde de glasnost and perestroyka (*) dönemi kendini dayatmaya başlamıştı.

Endüstrinin başat aktörü "longplay" yahut "45'lik", daha bilinen adıyla "plak"; her türlü çekiciliğine ve müzikal medya olarak üstünlüğüne rağmen kapitalizmin ve teknolojinin yeniden üretim mekanizmaları ve tüketim ideolojisinin doğasına uygun olarak tahtını sarsacak yeni bir meta olan CD teknolojisiyle tanış(tırıl)mış, tüm dünya gençliği, Musa Peygamber'in peşine takılan Mısır halkı misali bu dijital formata tapın(dırıl)mış, bir asırlık müzikal peygamber formatı olan "uzunçalar"ın elçiliğini tanımamaya yönlendirilmişti. Bu bir devrimdi. Audiofil'ler (**) için belki karşı devrimdi lakin en hard-core audiofil'lerin bile CD diktatörlüğüne dayanması olanaksızdı; zira teknolojiyi üreten de medyayı kontrol eden de aynı güçtü ve yapımı, üretimi, dağıtımı her anlamda daha pahalı olan "vinyl" formatının ölümü için standart olarak 90'ların ortalarına kadar devam eden demokratik üçlü format geleneği (also available on CD & MC & LP) (***), yavaş yavaş kendini iki seçeneğe (CD & MC) ve en sonunda da CD'nin sadece birkaç yıl sürecek olan egemenliğine bırakacaktı: Ta ki mp3 devriminin şahlanışına dek!...

Mp3 devriminin ilk yansımaları trajikomik hadiselere yol açıyordu, dünyanın en çok satan dev gruplarından Metallica, şarkılarını indirenleri mahkemeye vermek gibi komik bir yola başvururken, sanal ortamlarda mp3'ü ortalama dinleyiciyle ilk tanıştıran paylaşım sitesi olan Napster = Komünizm propagandaları dahi yapılabiliyordu; hem de afili, cicili, bicili, koca koca dev plak şirketleri eliyle!!!

Müzik Endüstrisi Çöküyor. Peki Ya Geriye Ne Kalacak?

Kapitalizmin ise en usta olduğu şey sinekten dahi yağ çıkarmaktı; işte, bikaç yıl içinde aynı zamanda dünyanın en büyük plak şirketlerinden birine de sahip olan Sony firması da "mp3çalar" üretecek, müzik endüstrinin ölümü yolunda "düşene de bir tekme" kendisi savuracaktı: Artık CD satışları da muazzam derecede düşüşe geçmişti!

Çünkü bugünümüze gelmiştik.

Dünyanın en önemli Alman hardrock gruplarından Scorpions, ikinci kez Türkiye'ye geldiğinde, grubun front-man'i Klaus Meine bu makalenin konusunu oluşturan mesele ile ilgili sorduğumuz soruya şu yanıtı vermişti:

"Yeni nesil için çok endişeliyim. Çünkü asla bir Rolling Stones'ları, bir Scorpions'ları, bir Deep Purple'ları olmayacak. Çünkü endüstrinin geldiği bugünkü noktada onları motive etmek için gerekli unsurlar kalmadı."

Çünkü Jim Morrison'ın da dediği gibi: "Gerçek dostumuz Müzik" ile aramıza "Para Meselesi" girmiştir…

Para çok önemli bir 'aşköldürücüsü'dür.

İşte bu makalenin yazarı da bugünü anlamak, müzik endüstrisinin çöküşü sürecinde (ki bu çöküşün, özellikle popüler müziklerin sanatsal üretimlere yakınlaşması anlamında pozitif katkıları da olabilir) müziğin ve müzisyenliğin anlamını, geleceğini sorgulamak, başta deli kasap dergisinin takipçileri, forum üyeleri olmak üzere, plak firmaları, organizasyon şirketleri sahipleri, müzisyenler ve tüm müzikseverlerle konuyu tartışmak amacındadır.

(*) Açıklık Ve Yeniden Yapılanma. Sovyetler Birliği'nde Batıyla yakınlaşmak ve ülkeyi daha çağdaş bir ekonomik seviyeye getirmek için Gorbaçov'un öncüsü olduğu politikaların özellikle Leninist politikalar uygulayan dünya ülkelerinde etkisi büyük olmuştu. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere "Glasnost ve Perestroyka" politikaları güden tüm ülkeler daha sonra yıkılacak, çok kısa bir süre öncesine kadar barışçıl ve umut içinde yaşayan tüm o "kardeş halklar" birden bire birbirini boğazlamaya başlayacaktı. Müzik endüstrisi bağlamında Glasnost ve Perestroyka mecazını kullanmam tesadüfi değildir.

(**) Ses ve Müzik hastası. Ancak müziğe hastalık vurgusunu tetikleyen ana unsur ses'in olabildiğince mükemmel iletisine kavuşmak için en pahalı sistemleri kullanmakta beis görmeyen titiz kişi ve gruplar. Daha ayrıntılı bilgiler için Vinyl formatı, tüplü, lambalı amfiler, Hi-Fi vb kavramları araştırmanız tavsiye edilir. Güzel bir Türkçe kaynak ise şu internet dergisi: http://www.stereomecmuasi.com/

(***) CD=Kompakt Disk, MC= Kaset, LP=Uzunçalar (Plak).

 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için:
yorumlar
Kullanıcı avatarı
5 Nisan 2011 07:51

Aslında bu müzikal endüstrinin snanl ortam üzerinden satışı (last fm, itunes vb.) faydalı olmadı değil. Evet sonuçta müzik endüstrisi her zaman para peşinde koşmakta ama buna benzer satışların yanında jamendo gibi siteler creative commons lisansı sayesinde pek çok amatör müzisyene yol açtı. mp3 dinlemek ile cd-mc dinlemek arsındaki fark oldukça belirgin ancak gelişen teknoloji ile pek çok insanın fikirlerini müziklerinde yansıtması ve daha kolay yayması mümkün. Bir yandan da ciddi bir müzik enflasyonu yarattı tabi bu türden dinleme alışkanlıkları. Mp3 denen formatın yaygınlık kazanması, gigabytelarla ifade edilen arşivlerin oluşmasına ve iyi-kötü müzik ayrımının silikleşmesine yol açtı. Tahminimce pek çok okurun-yazarın hard diskleri siber çöplük gibidir, en azından benimki zaman zaman öyle, ve ciddi bir tasnife ihtiyacı vardır. "Yeni nesil için çok endişeliyim. Çünkü asla bir Rolling Stones'ları, bir Scorpions'ları, bir Deep Purple'ları olmayacak. Çünkü endüstrinin geldiği bugünkü noktada onları motive etmek için gerekli unsurlar kalmadı." demişsin dostum, evet eski endüstri yapılanmasına göre bir motivasyon aracı kalmadı ancak yeni yeni oluşan ve "kuralları" belirlenen endüstrinin motive edici unsurları ne olur ben pek emin değilim.

Kullanıcı avatarı
20 Kasım 2010 05:09

Teknoloji ile bilimi aynı şey addetmemek gerekiyor. Yani bilim, insanlığın ilerlemesi için ama teknoloji her zaman insanlığın ilerlemesi için değil. Mimari & İnşaat & bian teknolojileri gelişti de ne oldu daha çirkin binalar, akıl hastalığı üreten plazalar türedi doğa / yeşil kayboldu. Hız iyi birşey mi? Bu mp3 mevzusunda ada vapuru örneğini vermek isterim. Ada vapuru plak gibi, yavaş yavaş, hissede hissede, göre göre, yaşaya yaşaya... Hız da hız, durun lan iki dakka! Kahrolsuz hız emperyalizmi!

Kullanıcı avatarı
19 Kasım 2010 07:45

Tabiki korsanlığa yol açan en büyük olaylardan bir tanesi de gözü dönmüş plak şirket isahipleri.Büyük bir emeğin kopyalarından köşeyi döndüler ve bu hale geldi Mp3 playerlardan öte kopyalanabilir Cd okuyabilen Rom sistemleri ve artık her türlü Cd yi kopyalayabilen Writer'ler piyasaya çıktıktan sonra zaten mp3 playerlar kaçınılmazdı.Oldu da.Mp3'ü legalleştiremediler ondan sonra da koyver gitsin mantığıyla elektronik firmaları ilkleri yaşatarak yine paranın belini kırdılar Küçüklüğümde aldığım albümleri,Akmardan çektirdiğim kasetleri gözüm gibi saklıyorum.Bakın o bile kopya ama ülkemize gelmiyordu mağlesef.Yeni nesil arkadaşlar bilemeyebilir ne sefilliklerden geçtiğimizi,walkmanlerde 1 albümü defalarca dinleyip yüzlerce pil harcadığım o günleri unutamam.Çünkü gerçekti -ki o zamanlar dinlediğim müzik tadını alamıyorum gerçekten de Konu biraz saptı ama dediğim gibi müzik orijinalliğini yitirdi gibi geliyor bana o küçükken binlerce kez dinlediğim Wasted Years şarkısı aramadığım çok oluyor. Yeniler hep beter olcak ruh kalmayacak gibi geliyor bana

9 Ekim 2010 06:44

aynen oyle. motive olmak paradan değil muzik yapma isteğinde geliyor o zaman bu endustrinin cokusu işleri değiştirse bile bunun kimlerin "ceplerine " dokunduğuna bakmak lazım ve bu durum,grupların/sanatcıların..kısacası muzik yapma dürtüsünün,yaratıclığının ortadan kalkmasına sebep olamaz.Burada para konusu müzik yapmaya baslarken den ziyade,belli bir asamaya geldikten sonra ortaya cıkıyor olabilir.hayatını idame ettirmek vs.gibi,. Fakat...neden insanları heyecana boğan güzel işler yapılmasınki bundan sonra da hem de büyük müzik endustrisinin koca ağırlığı olmadan? .Daha cok yol var. dolayısıyla..evet bu donem baska bir dönem..

Kullanıcı avatarı
9 Ekim 2010 06:27

Yaratma güdüsü doğal bir dürtü olabilir. Yani Klaus'un işaret ettiğinin tersine; CD/Plak/MC satmak, dolar milyoneri olmak, sold out konserler vermek gibi "motive edici"(?) ama maddi koşullar yerine "yaratmak", "kitleleri etkilemek", "insanlığın mirası", "varolmak", "üretmenin gücü" ve benzeri daha naturel etkilenimler kayıp halkadan çıkış yolunu açabilir ve müziğin evriminin doğal zincirini, sağlıklı bir ilerlemeyle kurabilir. Allahınızı severseniz söyleyin; Voody Guthrie'yi o müziği yaratmaya iten etkenler arasında para ev bark mobilya mı vardı? Adam amerikan folk muziğinin ve dolayısıyla dunya populer pop/rock/folk muziginin babası ama onu motive eden husus "faşistlerin kıçını tekmelemek!" Sokrates'i felsefe üretmeye ne motive ediyordu ya da tam tersine konuyu çevirerek soralım. Mesela vicdansız ve görgüsüz bir kapitalisti ele alalım; Ali Ağaoğlu'nu. Bu kadar hırs, bu kadar girişim(!) sadece "para kazanma iştahı" ile sınırlandırılabilecek bir güdü mü? Aklıma Yurttaş Kane'deki final sahnesi geliyor: "Rose Bud" haykırışı...

9 Ekim 2010 06:01

;))Klaus tutarlıymıs bari..en azından durustce soylemiş adam.Kardesim, para yok konser yok.. Evet..donem kayıp halka donemi..çünkü donemin içindeyiz.. "Grupların motivasyonu oyle ya da boyle para" sozu durust olmus,ama hepten de doğru mu acaba.Cunku eger para için değilse müzik yapma amacın, para için muzik yapmazken nasıl müziğini paylasabilirsin sorusu var ki asıl soru bu bence..Su anlamda,bu durumda dinleyici kitlesine nasıl ulasırsın?Barlarda mı, konserlerde mi,neyse..ulasırsan ulasabilirsen, ve gercekten müzikse amac..bilemiyorum, bu para dongusunun nası olduğuna bakmak lazım.Cunku amac muzik mi para mı tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan meselesine dönmüş.

Kullanıcı avatarı
9 Ekim 2010 04:31

"...gibi olmayacak belki. Ama başka türlü olacak." demişsin ya, gerçekten de şu anda müzik endüstrisinin evrimindeki 'kayıp halka' döneminde yaşıyoruz. Klaus Meine'nin kendi grubunun ve müzik ürettiği dönemdeki grupların motivasyon kaynağı olarak öyle veya böyle "para" oldugunu söylemesini doğrusu 2. geldikleri o dönemde garipsemiştim. Hatta içimden "İyi de Klaus, o zaman müziği bırak sende!" diye geçirmiştim. Hayatın oyununa bak; geçen hafta aynı grubun veda konserindeydim :)) Müzik için artık gercekten motivasyonları kalmamış olmalı :P

9 Ekim 2010 02:28

Muziğin cok daha kolay ulasılır hale gelmesi biz bu "endustri"nin para acısından kaymagını yemeyen insanlar için oldukca açıcı olmustur bence.. burada 2 handikap var sanki, endustrinin basını ceken buyuk plak sirketlerinin paylarına dusen pastayı alaması ama pasif dinleyicinin muziğe cok daha kolay ucuz ulasabilir olması.. Teknolojik materyaller bu kadar hızlı gelişirken, bir yığğın irili ufaklı grup ortaya cıkarken, deneysel muzik de bir noktada kendini ilerletirken, umut var sanki.. evet depp purple veya rolling stones zamanlarında olduğu gibi, insanların muziğe daha zor ulastığı, plak sirketlerinin dev gruplara finansman olmasıyla, insanların cığ gibi konserlere gitmesi, albumlerini muzik store lardan satın alması gibi olmayacak belki. Ama baska türlü olacak..