MÜZİK ODASI

Müzik Endüstrisi Çökerken Geriye Kalanlar...?

Murat Arda - 24 Temmuz 2009

Bundan 20 sene önce müzik endüstrisinde de glasnost and perestroyka (*) dönemi kendini dayatmaya başlamıştı.

 

Endüstrinin başat aktörü "longplay" yahut "45'lik", daha bilinen adıyla "plak"; her türlü çekiciliğine ve müzikal medya olarak üstünlüğüne rağmen kapitalizmin ve teknolojinin yeniden üretim mekanizmaları ve tüketim ideolojisinin doğasına uygun olarak tahtını sarsacak yeni bir meta olan CD teknolojisiyle tanış(tırıl)mış, tüm dünya gençliği, Musa Peygamber'in peşine takılan Mısır halkı misali bu dijital formata tapın(dırıl)mış, bir asırlık müzikal peygamber formatı olan "uzunçalar"ın elçiliğini tanımamaya yönlendirilmişti. Bu bir devrimdi. Audiofil'ler (**) için belki karşı devrimdi lakin en hard-core audiofil'lerin bile CD diktatörlüğüne dayanması olanaksızdı; zira teknolojiyi üreten de medyayı kontrol eden de aynı güçtü ve yapımı, üretimi, dağıtımı her anlamda daha pahalı olan "vinyl" formatının ölümü için standart olarak 90'ların ortalarına kadar devam eden demokratik üçlü format geleneği (also available on CD & MC & LP) (***), yavaş yavaş kendini iki seçeneğe (CD & MC) ve en sonunda da CD'nin sadece birkaç yıl sürecek olan egemenliğine bırakacaktı: Ta ki mp3 devriminin şahlanışına dek!...

 

Mp3 devriminin ilk yansımaları trajikomik hadiselere yol açıyordu, dünyanın en çok satan dev gruplarından Metallica, şarkılarını indirenleri mahkemeye vermek gibi komik bir yola başvururken, sanal ortamlarda mp3'ü ortalama dinleyiciyle ilk tanıştıran paylaşım sitesi olan Napster = Komünizm propagandaları dahi yapılabiliyordu; hem de afili, cicili, bicili, koca koca dev plak şirketleri eliyle!!!

Kapitalizmin ise en usta olduğu şey sinekten dahi yağ çıkarmaktı; işte, bikaç yıl içinde aynı zamanda dünyanın en büyük plak şirketlerinden birine de sahip olan Sony firması da "mp3çalar" üretecek, müzik endüstrinin ölümü yolunda "düşene de bir tekme" kendisi savuracaktı: Artık CD satışları da muazzam derecede düşüşe geçmişti!

 

Çünkü bugünümüze gelmiştik.

 

Dünyanın en önemli Alman hardrock gruplarından Scorpions, ikinci kez Türkiye'ye geldiğinde, grubun front-man'i Klaus Meine bu makalenin konusunu oluşturan mesele ile ilgili sorduğumuz soruya şu yanıtı vermişti:

 

"Yeni nesil için çok endişeliyim. Çünkü asla bir Rolling Stones'ları, bir Scorpions'ları, bir Deep Purple'ları olmayacak. Çünkü endüstrinin geldiği bugünkü noktada onları motive etmek için gerekli unsurlar kalmadı."

 

Çünkü Jim Morrison'ın da dediği gibi: "Gerçek dostumuz Müzik" ile aramıza "Para Meselesi" girmiştir...

 

Para çok önemli bir 'aşköldürücüsü'dür.

 

İşte bu makalenin yazarı da bugünü anlamak, müzik endüstrisinin çöküşü sürecinde (ki bu çöküşün, özellikle popüler müziklerin sanatsal üretimlere yakınlaşması anlamında pozitif katkıları da olabilir) müziğin ve müzisyenliğin anlamını, geleceğini sorgulamak, başta deli kasap dergisinin takipçileri, forum üyeleri olmak üzere, plak firmaları, organizasyon şirketleri sahipleri,  müzisyenler ve tüm müzikseverlerle konuyu tartışmak amacı taşımaktadır.

 

Scorpions Türkiye'ye 2. Geldiğinde Bir İstanbul Hatırası Fotoğrafı Çektirdik.

(*) Açıklık Ve Yeniden Yapılanma. Sovyetler Birliği'nde Batıyla yakınlaşmak ve ülkeyi daha çağdaş bir ekonomik seviyeye getirmek için Gorbaçov'un öncüsü olduğu politikaların özellikle Leninist politikalar uygulayan dünya ülkelerinde etkisi büyük olmuştu. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere "Glasnost ve Perestroyka" politikaları güden tüm ülkeler daha sonra yıkılacak, çok kısa bir süre öncesine kadar barışçıl ve umut içinde yaşayan tüm o "kardeş halklar" birden bire birbirini boğazlamaya başlayacaktı. Müzik endüstrisi bağlamında Glasnost ve Perestroyka mecazını kullanmam tesadüfi değildir.

 

(**) Ses ve Müzik hastası. Ancak müziğe hastalık vurgusunu tetikleyen ana unsur ses'in olabildiğince mükemmel iletisine kavuşmak için en pahalı sistemleri kullanmakta beis görmeyen titiz kişi ve gruplar. Daha ayrıntılı bilgiler için Vinyl formatı, tüplü, lambalı amfiler, Hi-Fi vb kavramları araştırmanız tavsiye edilir. Güzel bir Türkçe kaynak ise şu internet dergisi: http://www.stereomecmuasi.com/

 

(***) CD=Kompakt Disk, MC= Kaset, LP=Uzunçalar (Plak).



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: