MÜZİK ODASI

Mr. Big ISLATTI

Öyle bir yağmur başlamıştı ki yıllar sonra ilk defa yurdumuza teşrif edecek Mr. Big başta olmak üzere tüm diğer müzisyenler adına üzülmemek elde değildi. Zira bilet edinme işini bir gelenek olarak yumurta sıkışınca son güne bırakmakla maruf Türk Rocker Topluluğu yağmurun caydırıcı etkisiyle evden dışarı adım atmaya zorlanacaktı; nitekim öyle de oldu. Her biri birer dünya starı olan Hail, Anathema ve Mr.Big ve ön grup Yusuf Uğurer Band, ıslak bir Maçka gecesinde şanslı ancak kısıtlı bir kalabalık önünde sahne almak durumunda kaldılar. Saints and Sinners ise grup sıralamasındaki değişiklik sebebiyle sahne almayacaklarını deklare ettiler.

Mr. Big ISLATTIMr. Big ISLATTI

(Yusuf Uğurer Band ve beraberindekiler yağan yağmura karşın azametliydiler, özellikle de en sağdaki ses uzmanı Levent Üstüner karnı tok bir su samuru kadar pürneşeydi. Fotoğraflar: Gözde Ural Üstüner)

Seyirciler şanslıydılar çünkü akan sulara, şarıldayan yağmura rağmen performans gösteren sanatçılar birer pir sultan misali can'dılar, içten ve sevimliydiler.

Şanslıydılar çünkü yağmur konseri çirkinleştirmiyor; bilakis güzelleştiriyordu. Öyle ki; kadim dostlarım Gözde Ural Üstüner ve Levent Üstüner'in "hamili kart yakinimdir" torpilleriyle alanın ortasındaki kulenin en tepesine çıkıp şemsiyeli metalciler birliğini yukarıdan izlemek birer sulu sıçana dönüşmüş halimizle bile çok eğlenceliydi. Hail sahnedeyken, biricik arkadaşım Bahriye Şengün (Nirvana Kedi) yukarıda donumuza kadar ıslanmış bir vaziyette "let's go dancin" derken neşeyle haykırıyordu: "SON ZAMANLARDA SEYRETTİĞİM EN GÜZEL KONSER!!!"

Gecenin karanlığında kulenin tepesinde şarkılara eşlik ederken bir baktık bir de kaçak küçük bir tarla faresi yanımıza ilişmişti! Bu sevimli farenin adı ise Nurefsan idi ve dans edip zıplarken az daha kuleyi başımıza yıkacaktı!

Mr. Big ISLATTI

(Gözde Eric ile bol bol hoş beş etme imkanı bulduğu için yağmura rağmen mutlu poz veriyor)

Kendisi de sıkı bir müzisyen olan Gözde, ışıkçıların ve ses teknisyenlerinin kulesinin tepesinde yaptığımız röportajda; tam Mr. Big konseri öncesinde ruh halini özetleyen "To Be With You" şarkısını seslendiriyordu ki birden bire vokallerde Ugly Kid Joe'nun yaramaz mikrofonu Whitfield Crane en mikrop haliyle performansına başlamıştı bile. (Tam bu esnada Nirvana Kedi video çekimlerine devam ediyordu; aslında Gözde'nin buradaki performansı Hail sayesinde güme gitti halbuki çok güzel söylüyordu haha. Yakın bir zamanda Deli Kasap TV'ye bu görüntüyü koyarız, Gözde'nin performansı + Hail açılış bir arada)

Mr. Big ISLATTI

(Gözde: Sarıcığım kıpraşma, dur çekicem!!! Atlantisli: Levent'e ver o çeksin kız, sen titretirsin! Gözde: Alla alla üstüme iyilik sağlık ne titretecem ayol, dur strese sokma beni basamıyorum deklanşöre! Atlantisli: Götüm dondu be kadın, çekeceksen çek! Levent: Sen kime kadın diyorsun ulen!? Gözde: ÇEKTİİİM)

Hail konseri sürerken gözlerim ara ara vokalist Crane üzerine kitleniyordu. Çünkü zamanında azılı bir Ugly Kid Joe hayranıydım ve hiper-aktif vokalistin zaman zaman sıkılıyor gibi gözükmesi biraz burukluk yaratıyordu bende. Ancak Whit hemen toparlayıp şovuna konsantre olmayı da becerebiliyordu. Sonuçta bilboard listelerinde aylarca üst sıralarda kalmış, milyonlarca plak satmış bir grup yerine bir eğlence projesinde yeralmak kariyer açısından ileri bir adım sayılamazdı. Tüm bunlara rağmen Hail performansı çok eğlenceli geçti biz izleyiciler açısından. Pantera'dan Motörhead'e, Iron Maiden'dan Metallica'ya sayısız dev rock grubunun şarkılarını başarıyla icra eden grup, Crane'in parodi-metal konseptine uyumlu, esprili, özgün bir performans sergiledi. Sahnedeki duruşları ve seyirciyi yönetmeleri rock üniversitelerinde okutulacak birer ders niteliği taşıyordu.

Mr. Big de en az Hail kadar heyecan doluydu konserde. Açıkçası o gün alana gelen seyirci de vasadın çok üzerindeydi. Grup resmen Türkiye seyircisine hayran kaldı ve başta Bass Gitar kompedanı Billy Sheehan olmak üzere kelimenin ansiklopedik anlamında dört dörtlük bir konser verdiler. Tüm bilindik Mr. Big parçaları seyircinin muazzam eşliği nezaretinde başarıyla seslendirildi.

Yağmur altında geçen, son yılların en keyifli hardrock gecesinde sahne önünde biz bu şekilde takılıyorken bakalım sahne arkasında, kuliste neler dönüyordu? Müzisyen Umut Mutku arkadaşımız şimdi kulis notlarını size özet geçecek; BUYUR UMUTÇUĞUM?! (Atlantisten Gelen Adam)

Mr. Big ISLATTI

(Gözde yine bir şeye öfkelenmiş, Umut teskin etmeye çalışıyor. Kızımız hem gergin ama kameralara poz vermekten de imtina etmez kendisi!)

*** 

Aslında konser alanına girdiğimizde hepimizde merak ve heyecan vardı doğal olarak, düşünsenize; hayatta müzikal gelişimimizde örnek aldığımız grup idi Mr. Big... Biz de ön gruplar arasında yeraldığımızdan sahne arkasına geçtik ve kuliste bize verilen odaya yerleştik. Arkadaşlar arasında sıradan konuşmalar sahne duruşu fikirleri vs. rutin konuşmalarımızı yapıyorken etrafta yağmura rağmen ortada sürekli gezinen bir adam dikkatimizi çekti. Dikkatlice baktığımızda ve kendi aramızda "kim bu" derken kendisinin Eric Martin olduğunu anlamıştık. Tam da hayal ettiğimiz gibi muhteşem alçak gönül ve sürekli gülen bir yüz eşliğinde herkes ile fotoğraf çekilip espriler yapıyordu bu sıcakkanlı adam. Biz Eric ile vakit geçirirken canımızı sıkan şeylerden biri önce bize verilen sürenin 20 dakikaya indirildiği sonrasında da maksimum 4 şarkı çalmamız gerektiğinin bildirilmesiydi. Üzüldük ve şaşırdık kaldık… Bunlar yetmezmiş gibi bir de badigartlar ile uğraşmak zorunda kalmıştık. Anathema'nın kendisi değil ama rodileri ortada allah gibi gezip işgüzarlık yapıp durdular. Organizasyon açısından tüm imkanlarımız tamdı ona lafım yok ama Anathema'nın yancılarının yaptığı gereksiz amatörlük canımızı sıktı. Anathema'nın belki suçu yoktu ancak rodileri gruptan daha çok artist pozlarındaydılar.

Mr. Big ISLATTI

Dolayısıyla backstage'te çok takılmadık bizde herkes gibi içkilerimizi içip organizasyonun keyfini çıkarmaya çalıştık... Kuliste olmamıza rağmen Mr.Big kadrosuyla aramıza resmen "hatundan yapılma" işguzar bi "sorumlu" türk kızımız vardı sorunlu da olabilir. Bu kız bizi deli etse de genel olarak sahne arkası ortamının çok güzel olduğunu söyleyebiliriz. Eric Martin ile sohbet, foto çekimleri espriler gırla gitti. Paul Gilbert ve diğerlerini çok fazla görme şansımız olmadı çünkü VIP'de içkinin dibine vuruyorduk ama grup üyeleri tek tek yağmura aldırmadan dışarı çıkıp bizlerle ve hayranlarıyla fotoğraf çektirdiler, sohbet ettiler… Sahneye çıktıklarında ise işte Bay Büyük'ler oradaydı bu yaşıma kadar izlemeyi arzuladığım tek grup karşımdaydı ve tüylerim diken diken oldu konser boyunca... Sahne sonunda yakalarım belki diye tekrar sahne arkasına gittim ama sırra kadem basmışlardı!

Benden de bu kadar! (Umut Mutku)

Ağzına sağlık Umutçuğum; bu arada arkadaşlar, Umut Mutku ve arkadaşları her kutsal perşembe Dorock Heavy-Metal Kulübünde sahne alıyorlar, mutlaka izlemeye gidin derim, gerçek birer hardrock delisi bu yetenekli müzisyenlere kayıtsız kalmayın der ve iyi günler dilerim! (Atlantisten Gelen Adam)

Üşüyoruz Münir Reyiz!

Fotoğraf altı yorumlar: Atlantisten Gelen Adam)



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: