MÜZİK ODASI

Kultur Shock'un Mekânla İmtihanı

Tunca Arıcan - 11 Haziran 2011

Kultur Shock'un Mekânla İmtihanı

 

Bir idrak meselesidir yaşamak; olmamazlıklar üzerinden var ettiğimiz, olasılıklar üzerinden bağlandığımız zaruriyetin arz-ı endamı. Aslında, üzerine kelam etmekten de sıkıldığımız bir konu. Çözümsüz bir hadiseden bahsedip durmak ne denli anlamlı olabilir ki! Giderilmesi olası fakat eceli namümkün bir yalnızlığın ve gelir gider metaforlarla örülü bir dilin "bir bakıp çıkacağım" müşterileriyiz çoğu zaman. İfadesini en iyi dizgili gürültülerde, savruk melodilerde bulan bu yalnızlığın mekân ötesi oluşu da rastlantı değildir. Hangi bar sandalyesinde oturduğunuzla değil içine düştüğünüz ezgilerle idrakine varmanın dayanılmaz acısını yaşarsınız. Zaruri olarak maruz kaldığınız şarkının ağzınızda bıraktığı buruk tat ile ne idüğü belirsiz ruh hâllerin tadına bakarken, meselenin o an üzerinde pek de durmazsınız, ama sizdeki etkisinin tamamen "Shock"tan kaynaklandığını sonradan idrak edersiniz. Sınırlarını ses duvarları ve ruhların belirlediği bir "kültür" mekânına girdiğinizde ağırkanlı, keyiflerinin ehli olmuş kuru kalabalığın keyfini bozan kovboy muamelesi görürsünüz. Yarattıkları kültürün sizde bıraktığı "şok"u ilk bakışta yaşarsınız. Son bakışınız ise dününü bilmediğiniz mekâna duyduğunuz tuhaf saplantılı bir "aşk" ile olur. Sizi afallatan bu "Kultur Shock"unun sonunda ortaya çıkan halet-i ruhiye, öfkenin hınzırlıkla bileşiminden mürekkeptir. Ne sevebilirsiniz ne de kızabilir. O zaman en iyisi bir bakıp çıkmaktır. İçinizde kendinize mırıldandığınız dünün ve geleceğin sefilliğini mekânın yüzüne çarpan "NO Tomorrow" (Yarın Yok) mottosu. Bu kadar lakırdıyı sonunda KULTUR SHOCK'a bağlamak, suratımda hınzır bir gülümseme bırakıyor. Tabii bu tamamen grubun da kulağımda tıngırdamasıyla alakalı. Punk ruhuyla Balkan ezgilerinin coşkusunu birleştiren bir grubu anlatmak için yazılan bir yazının girizgâhındasınız şu an. Meselemiz biraz "KULTUR" biraz "SHOCK".

Artık "DÜN"e dönebiliriz:

Mart ayında, İspanya'dan Boikot'u Ankara'da canlı dinleme şansını yakaladık. Punk'tan ska'ya, metal'den Balkan ezgilerine birçok farklı müzikal tarzı bir araya getiren grup, politik duruşuyla da dikkat çekmekte. Boikot ile bazı benzerlikleri olan bir diğer grup ise Kultur Shock. Her ne kadar Amerika merkezli olsa da, grubu oluşturan müzisyenler farklı ülkelerden geliyor. Grubun ismi farklı kültürlerin karşılaşmasını da çok iyi özetliyor. Kultur Shock'un kökleri, 1996 yılında, Bosna-Hersek'ten Gino (Srdjan) Yevdjevich, Amir Beso ve Nedim H. Hamzic tarafından Seattle'da atılıyor. Bir tiyatro grubuyla beraber Amerika'ya gelen müzisyenler, Balkan halk müziğini Amerikan halkına tanıtmak amacıyla Joan Baez ile konserler veriyor. 1998 yılında, Gino Yevdjevich farklı müzisyenlerle -Bulgar/Amerikan Borislav Iochev, Bosna/Hırvatistan'dan Mario Butkovic, Amerikalı John Morovich ve Bra Houser- Kultur Shock'u kurdu. Grup, 1999'da ilk albümleri Live in America'yı çıkarttı. Albümdeki şarkılar, geleneksel Balkan şarkılarının yenilikçi yaklaşımlarla harmanlanmasından oluşuyor. Bu çalışmada Kultur Shock'u dönemin en önemli rock ve punk gruplarından müzisyenler (Krist Novoselic [Nirvana], Jello Biafra [Dead Kennedys], Bill Gould [Faith No More]) destekledi. Bill Gould ile dayanışma ve müzikal paslaşmadan, FUCC the INS (2002), Kultura- Diktatura (2004) ve We Came to Take Your Jobs Away (2006) albümleri çıktı. Bu çalışmalar, Kultur Shock'u rock ve metal dergileri ile geniş bir dinleyici kitlesi tarafından takip edilen bir grup hâline getirdi. Bu sene grup Ministry of Kultur isimli yeni albümlerini de çıkarttı.

Boikot gibi, Kultur Shock da politik olarak muhalif kanattan ses veriyor. Sınırlara inanmayan, sonradan çakma kimlikleri eleştiren, savaşa karşı müzik ve aşkı sunan grubun sözleri ağırlıklı olarak toplumsal mevzular, aşk meşk, politik hadiseler üzerine yoğunlaşırken, müzikleri de punk ruhundan uzaklaşmıyor. Kökleri uzun yıllar önce atılmış bu grupların hâlâ aynı coşkuyla müzik yapmaları bence punk'ın onlara verdiği enerjiyle mümkün oluyor. Şarkılarındaki ivmelenmenin kaynağındaki vurucu gitar cümleleri ve anlasak da anlamasak da dokundurttuğu, kulağımızın arkasına üflediği politik hadiseler bu grupları daha sıcakkanlı kılıyor. Bu grupları seviyorsanız yanına bir de Viza 'yı tavsiye ediyorum. Gogol Bordello 'yu sanırım bilmeyen pek yoktur. Tabii ki onun yeri de oldukça müstesna.

"YARIN", Kultur Shock mekânımıza gelebilir. Gelse ne güzel olur! Mekânda "şok"un etkisi nasıl olur bilinemez. Bazen öyle zamanlar yakalanabilir ki orada, herkes tüm sınırlarının ötesine geçebilir…

 

http://www.myspace.com/kulturshock


 
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: