MÜZİK ODASI

Klasiklere Yeni Yorumlar

Onur Çakır - 31 Ağustos 2006


14 Haziran 2006 İstanbul

Beşiktaş, Kuruçeşme Arena

STING Konseri

Yıllar önce VH1'da Behind The Music programının Sting&The Police ile ilgili olan bölümünde bir müzik eleştirmeni, The Police için "dönemin grupları bildikleri birkaç akorla punk rock çalmaya çalışırken The Police gitar üzerinde olası tüm akorları kullanabiliyordu" yorumunu yapmıştı. MTV'de The Osbournes Show'da da Ozzy, Sting için "Onu dinlemek ansiklopedi okumak gibi......çok sıkıcı !" demişti.


Steve Copeland, Andy Summers ve Gordon Matthew Thomas Sumner'dan oluşan  grubun Sting, takma adını kullanması hayırlı olmuş. ("Sting" LOTR'deki elf kılıcı olarak bilinse de Sting'in aslen ortaokul edebiyat hocası olmasının bu ismi seçmesinde bir etkisi yoktur. The Police öncesi beraber çaldığı bir jazz müzisyeni ona sahnede giydiği siyah pantolon ve sarı şeritli siyah t-shirt nedeniyle arı sokması anlamına gelen "Sting" takma adını takmıştır.)

Enstruman ve şarkı yazma hakimiyetine İngiltere'de oldukça fazla sayıda bulunan Jamaika'lı göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri  reggae ve reggae'nin punk'la karışmasından çıkan ska soundu eklenince The Clash ile birlikte dönemin fenomen gruplarından biri olmayı başarmışlardı.


Amerika müzik piyasasının ise sahnede sağa sola zıplayıp duran bu komik İngilizlere ve yabancıları oldukları bu yeni sound'a oldukça iyi tepki vermesiyle The Police'in uluslararası fenomen haline dönüşmesi tamamlanmıştı.

Daha sonra bitmez bilmeyen grup kavgaları ve Sting'in solo kariyeri sonucunda The Police efsanesi bitti ve Sting solo kariyerine ska ve reggae etkilenimlerinin yanına jazz ve world music etkilerini de katarak dünyanın sayılı pop-rock müzisyenlerinden biri olarak devam etti.

1993 ve 2001 yıllarından sonra ülkemize üçüncü defa geleceğini öğrenince 2001'deki bilet problemini ve karaborsa bilete ödediğim tutarı da hatırlayarak biletix'de biletlerin çıkacağı sabahı bilgisayar başında F5 silahşörü modunda geçirerek biletlerimi aldım.


Daha önce de Efes Antik Tiyatrosu gibi bir mekanda konser vermiş olan Sting için bu sefer de konser mekanı olarak boğaz manzarası seçilmiş, Sting'in istekleri doğrultusunda 33 metrelik Türkiye'nin en büyük sahnesi Kuruçeşme Arena'ya kurulmuştu. Tam da boğaz sahil yolunun trafiği ve konsere gelecek olan muhtemel 10.000 kişinin trafiği yüzünden endişelenirken İstanbul'un büyük bir başarıyla senelerdir kullanmayı akıl edemediği deniz ulaşımı seçeneği ile ilgili açıklama gelince rahat bir nefes aldım. Üsküdar'dan motorla 10 dakikada konser mekanına rahatça ve boğaz havası alarak ulaştık. İmar izni problemi nedeniyle Reina yada Laila modeli bir yer olarak değerlendirilememiş mekanı, konser alanı olarak kullanmak  için alınan izinle işleten BKM'yi İstanbul'u bu tarz bir konser alanına kavuşturduğu için tebrik ediyorum. Umarım işletme Rock-Metal konserlerine önyargı ile bakmaz ve boğaz manzarası eşliğinde tekrar bir Testament ya da Dream Theater izleyebiliriz.


(Pzt. sabahı bu yazıyı tamamlarken GNR'nin Kuruçeşme'de çalacağını  öğrendim. Demek ki başka bir şey isteseymişim olacakmış :)

Seyirciyi iki gruba ayırmak gerekirse gerçekten Sting için mekanda bulunanlar ile Sting gelmiş gidelim bari şeklinde ayakları Reina&Laila nedeniyle Kuruçeşme'ye alışkın ve bilet fiyatlarının yüksekliğine de kapılmış olan medyatik&sosyetik bir izleyici grubu vardı. Bu grubu Sting sahnedeyken bira kuyruğunda ya da yanınızda fonda "Message In A Bottle” live çaldığında vır vır konuşurken görebilirdiniz ki bir açıkhava Rock konserinde yanımızdakileri AKM'de klasik müzik konseri modeli sessiz olmaları için uyaracağımız hiç aklımıza gelmezdi.


Konsere gelecek olursak; ön grup Sting'in oğlunun vokalistliğini üstlendiği Fictionplane'di. Modern Rock'dan pek hazzetmesem de (hatta hiç) genetik takviyesiyle Sting benzeri vokal ve yine Sting armonileri ile birleşince aradan birkaç şarkı oldukça ilgimi çekti. Sahnede yaklaşık 1 saat kadar kalan grup kalabalığın pek de ilgisini çekemedi ve okulda kabahat işlemiş öğrenci modunda velisi çağrılarak uğurlandı. Kısa süren sahne hazırlığının ardında da açıklanan saatten sadece 20 dakika rötarla Sting sahnedeydi.

Turnede Rock formatıyla sahneye çıkan ekip 2 gitar (Dominic Miller, Lyle Workman)+bass/vokal(Sting)+davul(Abe Laboriel Jr.) şeklinde sahnedeydi. Bu formatı ilk öğrendiğimde acaba The Police dönemlerine özlem mi duyuluyor ya da bir reunion mu yolda diye düşünmekten kendimi alamadım ama sonra Steve Copeland'in yıllar sonra Sting'in düğününde sarhoş olup The Police formatıyla davetlilere çaldıklarında, çalmaya başlamalarının üçüncü dakikasında aynı "The Thing” diye adlandırdığı Sting alerjisinin nüksettiğini anlatması aklıma geldi.


Konser "Message In A Bottle” ile şok başlangıç yaptı. Tabi kitle yerli Rock-Metal kitlesi olmadığı için parçalara eşlik minimum düzeydeydi. Hatta bilindik Sting&The Police parçaları dışında seyirci nerdeyse tepkisizdi. Aynı durum malesef 1993 İnönü Stadyumu konseri ve 2001 Açıkhava konserinde de aynı şekildeydi. Bugüne kadar canlı ya da DVD'den izlediğim her ayrı turnede parçaları resmen alaşağı ederek çalıyor Sting. Parçalar Sting klasikleri de olsalar her defasında o kadar farklı yorumluyor ki ilk defa dinlediğinizdeki etkiyi tekrar yaratabiliyor kolayca. Ayrıca bunu yaparken zaten ana hatlarını bildiğiniz parçalara sizin de katılmanızı sağlıyor ve böylece parçalar karşılıklı yorumlanıyor fakat malesef ülkemizdeki hiçbir Sting konserinde bu gerçekleşmedi.


Sadece birkaç parçada sequencer üzerine girdiler. Açıkcası hayatımda izlediğim en "Rock” Sting sahnedeydi. Dominic Miller her zamanki gibi kalitesini fazlasıyla belli ederken Lyle Workman konser boyunca attığı tek solo ile takdirlerimizi kazandı. Gecenin Sting dışındaki yıldızı ise bence kesinlikle davulcu Abe Jr.'dı. 150 kg'lik bu energizer'ı izlerken bir an konser sonrasında sahneden fırlayıp koşarak Boğaz Köprüsü'nü geçmesinden, bizim stüdyoya kadar koşup davul kayıtlarını bitirmesinden ve daha sonra yine koşarak geri dönüp turneye devam etmesinden korktum.

Playlist ise tahminimden daha çok The Police takviyeliydi. Aklımda kaldığı kadarıyla;

Message In A Bottle

Spirits In The Material World

Shape Of My Heart

Englishman In New York ( Mad About You arpeji ile girip fake attılar ve aynı arpej üstüne Eman çaldılar. Tam anlamıyla bir armoni dersiydi bu fake! )

If You Love Someone, Set Them Free (Yine bir fake!  Soul Cages girişli)

Walking On The Moon

Every Little Thing She Does Is Magic

If I Ever Loose May Faith

Roxanne-So Lonely medley

Fields Of God

Why Should I Cry For You

Desert Rose feat. Mısırlı Ahmet

Every Breathe You Take

Bis:

Hatırlayamadığım bir parça

Fragile feat. Mısırlı Ahmet


Sting'in world music'e olan ilgisinin sonucu olarak 2001 yılındaki konserde sahnede Burhan Öcal'ı izlemiştik. Kuruçeşme'de ise konuk olarak Mısırlı Ahmet vardı. Doğal olarak "Desert Rose" ve piyangodan "Fragile" eşlikleri ise muhteşemdi. Ayrıca Sting "Desert Rose"da tahmin etmediğim kadar başarılı komalı vokal kullandı. "Desert Rose" ile bizim havalara (daha doğrusu bize dayatılarak bizden yapılmış) girilince seyircinin en çok tepki verdiği parça oldu.

Konser bitiminde oldukça rahat bir şekilde bizi bekleyen teknelere yerleşerek geceyi ufak bir boğaz turuyla kapattık. Teknelere verilen kişi başı 3 YTL nedeniyle bazı seyirciler tepkiliydiler. Biletix'de (ben göremesem de) ulaşımın ücretsiz olacağı yazılıymış, tekneler bilet kesmiyormuş vs vs gibi tepkiler vardı. Hatta girişte ortam protestocusu modelinde bir bayan biz bunu protesto ediyoruz diye slogan atıyordu. Açıkcası bu kadar güzel bir gecede insan bunlara niye takılır, 3 YTL kime dokunur bilete 100 YTL verdikten sonra anlayamadık.


Konser sonrası Sting'in maceralarını da magazin basınında bolca izledik. Konsere gelmeyenlerin aklında geceyle ilgili olarak Helin Avşar'ın Sting jr'ı konser öncesi markaja alması, konser sonrası hamam ve dansöz eşliğinde Sting ve cemaatinin haberleri , dansöz'e takılan paranın miktarı ve Sting'in dansöz bayanı öpmesini takiben dansöz ile röportajlar kalacakken bizlerin aklında dünyanın en güzel manzaralarından birinde dört dörtlük, ders niteliğinde bir performans kalacak.








Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: