MÜZİK ODASI

King Diamond "Deadly Lullabyes" kritiği

Seyda Babaoğlu - 30 Haziran 2009
İşte eski bir kritik daha:

 

KING DIAMOND "Deadly Lullabyes"

 

Disc 1:

Funeral

A Mansion in Darkness

The Family Ghost

Black Horsemen

Spare This Life

Mansion in Sorrow

Spirits

Sorry Dear

Eye of the Witch

Sleepless Nights

 

Disc2:

The Puppet Master

Blood to Walk

So Sad

Living Dead "outro"

Welcome Home

The Invisible Guests

Burn

"Introductions"

Halloween

No Presents for Christmas

 

King Diamond'un uzun zamandır beklediğim yeni live albümü çıktı! Bunun kritiğini yazmak tabiiki benden başkasına düşmez diyerek başlıyorum işe...

Kayıtlar Kuzey Amerika 2003 turnesinde gerçekleştirilmiş. Prodüktörlüğünü Andy La Rocque ve King Diamond'un yaptığı albümün mix'leri King'in Texas'taki evinde yapılmış.

Sübjektif olarak diyebilirim ki King'in her yapıtını inanılmaz bir heyecanla karşılayan ben, bu albüme sahip olduğum andan beri yine mutluluk içinde uçuyor ve neredeyse başka birşey dinlemiyorum. Zaten 1987 Abigail konserinden sonra live bir albüm çıkartmamıştı King ve çoktan vakti gelmiş de geçiyordu. Sırf bu yüzden bile fanlarının bu albümü alması şart diye düşünüyorum. Ancak objektif de olmaya çalışacağım. Yukarıda gördüğünüz tracklist'e bakacak olursanız farkedeceksiniz ki çift CD için 20 parça biraz az, özellikle bir kısmı intro ve outro'lardan oluşuyorken. Tabiiki bunlar bir King konserinin atmosferini oluşturmaktaki en önemli etkenlerden, ancak insan bazı albümlerden birer parça bile olsun çalınmamasına da üzülmüyor değil. Es geçilen albümler The Spider's Lullabye, The Graveyard, Voodoo ve House of God. Özellikle son ikisinden bari bir-iki parça olsaymış diyorum. Birinci CD'de iki Abigail albümüne ağırlık verilmiş. İkinci CD'de parçaların bir kısmı doğal olarak son albümü The Puppet Master'dan oluşuyor, ama yine The Eye'a ve diğer klasikleşmiş albümlerine de geri dönüyoruz bu müzikal yolculuğumuzda. "Burn"ü her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor doğrusu!!! King'in The Puppet Master'daki partneri Livia Zita ile yaptığı düetler de insanın içine işliyor yine.

Albümün sound'una gelecek olursak harika diyebilirim, ama - evet, burada da bir "ama" sözkonusu - keşke davullar bir nebze daha önde olsaymış. Vokallerin inanılmaz olduğunu söylememe gerek yok, ancak orada da öylesine bir mükemmellik sözkonusu ki birçok kişinin kafasında "overdub mı var acaba" sorusu belirmiş durumda. King bir röportajında hepsinin gerçek olduğunu söylediği için bu konudaki yorumları size bırakıyorum. Öyle ya da böyle, bir King Diamond fanının kesinlikle edinmesi gereken bir albüm. (Ah bir de şöyle bir live DVD çıksa, daha ne isterim...)

 

Seyda "Abigail" Babaoğlu



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: