MÜZİK ODASI

Katharsis İçin Tek Yol Therapy?

Orçun Onat Demiröz - 7 Kasım 2012

          Katharsis İçin Tek Yol Therapy?

          Hava fazlasıyla meymenetsiz, fazlasıyla sevimsiz. Dışarıya çıkasım yok bu soğuklarda. Postumu evde tutasım ve sıcak bir köşeye kurulup, ilk önce insanı ve psişesini şiirsel bir incelikle anlatan kontoğlu kont Luchino Visconti'nin dünyasına, oradan da Amerikan yeni dalga sinemasının sürekli fıkra anlatan ve arsız arsız sırıtan adamı Martin Scorsese'nin suç, şiddet, dram temalı dünyasına açılasım var. Partiymiş, projeymiş, eğlenceymiş, gıligıliymiş hiç o taraklarda bezim yok, zira dokumaya da niyetim yok. Ve fakat ilk genç irisi dönemlerimden beridir açık ara en gözde ve en güzide gruplarımdan birisi kasabaya konser vermeye gelince işler değişiyor tabi. Yiğidin harman olduğu yerden gelen bu esaslı herifçioğullarını yalnız komamak için, yanıma az Türk çok Fransız Murat de Jayne Şıpsevdi kankamı da alıyorum ve kambersiz düğün olmaz diyerek soluğu Gaystrasse ( bindik bir alamete gidiyoz gıyamete, sonumuz hayrola inşallah ??? ) semalarında, etkinliğin olduğu mekanda alıyoruz. İşin içerisine oğlancılık vurgusu girince, beklentilerimiz de farklılaşıyor haliyle. Zannediyoruz ki William Friedkin' in kült eseri Cruising' deki loş yeraltı mekanları gibi bir mekanla karşılaşacağız. Zannediyoruz ki tekinsiz Al Pacino' nun eşcinsel bir seri katili yakalamak için gözlerine kalem çekerek ve en cafcaflısından deri montlar giyerek eşcinsel taklidi yapan bir polisi canlandırdığı filmde takıldığı ortamlardaki gibi bir ortama akacağız. İçeride de bir sürü Freddy Mercury kılıklı ağabey bizi bekliyor olacak. Ama yanılıyoruz. Mekana vardığımızda çalışanların kaya balığı gibi mimiksiz durduğu, kimsenin kimseyle ırgalanmadığı fakat ambiyansın retro olduğu küçük, hoş bir kübik salonla karşılaşıyoruz. Bu ambiyans bana İstanbul' daki Salon İKSV' yi anımsatıyor ve geçen seneki eşsiz dEUS konseri anılarıma dalıyorum. Soğuk, zihin açan bir bira imdadıma yetişiyor ve beni rüyalar aleminden çıkartıyor.

Katharsis İçin Tek Yol Therapy?

          Saat yaklaştıkça içerdeki populasyon biraz daha artıyor ve ikiyüz - ikiyüzelli kişilik bir kalabalık toplanıyor alanda. Son ışık ve ses ayarlamaları da bittikten sonra ritüel başlıyor. Sıkı ve son derece hoş bir giriş geliyor son albüm A Brief Crack Of Light' ın(12) açılış parçası Living In The Shadow Of The Terrible Thing'le beraber. Bu coşkulu girişten sonra ısınmaya başlıyoruz yavaş yavaş. Derken arka arkaya gene son albümden enerji seviyesi yüksek Ghost Trio ve Why Turbulence? parçaları geliyor. Aslında ağızda ilk albümlerden olan Nurse(92) vari bir tat bırakan son albüm, bir önceki albüm Crooked Timber(09) gibi son derece progresif, deneysel ve zor bir albüm. Tıpkı Nurse albümündeki gibi bu yeni albümde de bir riff cümbüşü ve ziyafeti mevcut. Hatta Mogwai, Explosions In The Sky, God Is An Astronaut gibi kalifiye post-rock gruplarına taş çıkaracak Marlow gibi bir denemeye bile sahip bu albüm. Ki bir önceki albüm Crooked Timber'da da Magic Mountain adlı on dakikalık uzun bir enstrümantal deneme mevcuttu. Ama çok sevdiğim bir önceki albüm Crooked Timber'ın o karanlık, melankolik ve ağır atmosferi yeni albümde yok. O yüzden biraz daha mesafeliyim son albüme karşı. Keza içimden yeter bu kadar son albümden diye geçirirken, harika bir geçiş geliyor. Tam da bahsettiğim yakınlıktan olacak, Nurse albümünden Teethgrinder adlı kımıl kımıl çalışma geliyor. Ve ardından her Therapy? mümininin başucu albümü niteliğindeki Troublegum' dan(94) Die Laughing'i duyuyoruz. Hız kesmeden Infernal Love'a(95) dalıyoruz ve Bad Mother'ı dinliyerek anırıyoruz. Tam kronolojik olarak bütün albümlere dalacaklar heralde diye düşünürken, son albümden The Buzzing geliyor. ( Hay bin kunduz. ) Ve Troublegum'a ( destur !!! ) tekrardan zıplayarak Unbeliever'ın introsunu mırıldanıyoruz. Şarkı bitiyor acaba diye bekliyoruz, bir Infernal Love parçası daha olan Misery'e giriyor yabyumcu çingene Andy. Hadi ama artık belirli bir konsepti olmayan, her bir parçanın ayrı tınladığı, bir tuhaf albüm Semi Detached'ten(98) Straight Life ya da Church Of Noise çalın diye söylenirken, Crooked Timber'ın en vurucu, en güçlü, en elektrikli parçalarından Exiles geliveriyor. Arka arkaya son albümden Get Your Dead Hand Off My Shoulder ve ağlak Before You-With You-After You parçaları derken enerji bir hayli düşüyor. 2000'li yılların on numara beş yıldız albümlerinden High Anxiety(03) ya da Never Apologise Never Explain'den(04) çalın da yeniden şehvetlenelim, yeniden heveslenelim, yeniden oynaklaşalım be yaf derken, Troublegum'ın ayar veren parçalarından Stop If You're Killing Me anons ediliyor. O da kabulümüz deyip azıyoruz. Zigzag çizmeye alıştığımız için bizi şaşırtmayan iki parça geliyor devamında. İlk önce Infernal Love'ın hit parçası olan Stories' in, ' Happy people have no stories ' nakaratıyla yükseliyoruz ve aslen bir Hüsker Dü parçası olan Diane cover'ıyla da dalgalanıp duruluyoruz. Grup elemanları soluklanmaya içeri gittiğinde ortalık Therapy? nidalarıyla yıkılıyor. Final sekansı, Therapy? diskografisinin ortalama bir albümü olan Suicide Pact - You First'ten(99) Little Tounges First'le başlıyor. Sonrasında tempoyu artırmak için geri vitese takıp Nurse'ten Nausee' yi çalıyorlar. I don't hear you, I don't need you, I don't want you !!! nakaratıyla dön baba dönelim yapıyoruz. Ve bir Therapy? klasiği olan Screamager' in introsu fitili ateşliyor, alt alta üst üste tepiniyoruz. Zıvanadan çıkmış bünyelere bir de Nowhere veriliyor ama yetmiyor. Hiç zorlamadan bir Therapy? marşı olan Potato Junkie'ye giriliyor. I'm bitter, I'm twisted, James Joyce is fucking my sister !!! Hep bir ağızdan, her defasında daha da yüksek bir sesle tekrarlanıyor ve kan ter içindeyken konser bitiyor. Dağ keçisi gibi hiperaktif bir davulcuya, hop hop zıp zıp bir dazlak bassçıya ve kalplere zımba vuran bir vokale sahip grubun konserinden ağzımız kulaklarımızda ayrılıyoruz. Tam yirmi parçanın peşi sıra çalındığı, orgazmik bir konserin ardından evin yolunu tutuyoruz.

Katharsis İçin Tek Yol Therapy?

Bir hazırlık ve geçiş albümü niteliğindeki One Cure Fits All' dan(06) beridir grubun katettiği yol ve geldiği nokta inanılmaz. O alışık olduğumuz dinamik, hızlı punk alt yapısının daha yoğun bir biçimde evrilmesi muazzam. Son iki albümdür; basit, bol ve akıcı nakaratlarla bütünleşen, keskin ama tekrar eden sound'un yerini alan doygun, deneysel, uzun progresif tonlamalar ve cereyanlı klas geçişler harika. Müzikalite olarak daha olgun, daha güçlü ve daha sağlam bir düzleme varılması alınan hazzı artırmakta. Umuyorum ki, müzik dünyasının en komplekssiz, en samimi, en zeki, en sarkastik gruplarından olan Therapy? daha da alımlı, daha da fiyakalı bir hal alarak ilerleyecek. Unutmamak gerekir ki; sürekli utkulardır mutluluk, sustukça duruldukça yitersin.

Katharsis İçin Tek Yol Therapy?
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: