MÜZİK ODASI

Kanca'nın Yükselişi

Doğu Yücel - 5 Şubat 2006
Uzun, çok uzun zaman önce
Uzak, İstanbul'dan uzak bir şehirde Heavy Metal vardı
İzmir isimli bu şehirde iyi bir elektro gitar bulabilmeniz imkansızdı. Distortion pedalı yoktu. Internet bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz bir fanteziden ibaretti. Kasetten CD teknolojisine transfer bile olmamıştık henüz.

Fakat zalim imparator, Darth Kötü Müzik'in karşısında boyun eğecek halimiz yoktu. Biz dinleyiciler olarak metal konserlerini hınca hınç dolduruyorduk. Gruplar ise onca sefilliğe rağmen çatır çatır heavy metal çalıyorlar, yıllar geçmiş olsa da unutamayacağımız hatıraları beynimize kazıyorlardı. Idea, Sacrist, Seagulls, Death Trap, Desolation, Pundick, Reborn Ve tabii ki yazımızın "esas oğlan"ı Rampage

Rampage'i ilk olarak sanırım 1992'de izledim. Dünmüş gibi hatırlarım. Önce tam "benlik" progresif/thrash etkileşimli melodik metal tınıları ile Rampage müziğine start vermişti. İlk şoku müzik konusunda yaşamıştım. Ama ikinci şok geliyordu. Sislerin arasından (ki sis mis yoktu, sis makinesi ne arar o yıllarda, ama hafıza dediğimiz şey hatıraları renklendirmeye bayılıyor işte!) bir korsan çıka gelmişti Vokalist Rüştü Fişekçi'ydi bu. Rüştü'nün elleri yerine kancaları vardı. Küçükken bir kazada kaybetmiş ellerini. Bunu konserden sonra öğrenecektim. Elbette trajik bir olay ama sahnedeki karizmayı düşünebiliyor musunuz? Üçüncü şok ise Rüştü'nün vokalini duyunca vuku buldu. Türkiye'de maalesef Murat İlkan dışında klasik metal vokali dediğimiz "şey"in altından kalkabilen birini duyamadığımızı düşünüyorum. Rüştü'nün Geoff Tate ve Rob Halford arası vokali Türkiye'de nadiren şahit olduğumuz bir performanstı. Rampage'i o yıllarda toplam 3 konserde izledim ve her defasında gruba duyduğum hayranlık katlanarak arttı. Maalesef 1993'te grup ardında bir kayıt dahi bırakamadan dağıldı.

Bundan uzun zaman sonra Rampage, grubun performansına şahit olan İzmirli eski tayfa metalcilerin içinde büyük bir ukte olarak kalmıştı. İnternet sitelerinde "en iyi yerli metal grupları" gibi topic'ler açıldığında insanların listelerinde nadiren Rampage'i görmek beni çok üzüyordu. O İzmirli eski tayfadan çok az kişi "metal" kanını yitirmeden bugünlere gelebilmişti. Ama Rampage ruhu bir şekilde yaşıyordu. Tam da www.duslervekabuslar.com/forum güzergahlı forumuma grupla yeni bir şeyler yazdığım sırada müjde email yoluyla grubun davulcusu Ozan'dan geldi: "Rampage'i tekrar kurduk, yarın ilk toplantımızı yapıyoruz" diyordu Ozan. İnanın, ne Accept'in, ne Black Sabbath'ın ne de başka bi grubun reunion haberine bu kadar sevinmezdim.

Kısacası 12 yıl sonra "kanca" geri döndü ve "zaman" dediğimiz şeyden intikamını fena alacak. Şimdi söz onlarda

90'ların başında kurulan eski dönem Rampage'in hikayesini biraz anlatabilir misin? Grup nasıl, ne amaçla kuruldu? Hangi konserlerde yer aldınız? Neden arkanızda bir kayıt bile bırakmadan çekip gittiniz, hayranlarınızı üzdünüz?
Grubun ilk kuruluşu, belki de birçok grubun kuruluş hikayesine benziyor. Biz gitar çalıyoruz neden grup kurmayalım sorusunun sonucudur Rampage. Orijinal kadrosunu oluşturana kadar, birçok eleman değişti, denendi, tekrar değiştirildi. Yeni elemanın, daha iyi müzisyen olmasından öte, grubun diğer elemanları ile kurabileceği diyalogla beraber gruba, bestelere ve grubun sahne duruşuna olan katkısı ön planda tutuldu. Bu dönemde Rampage, neredeyse her ay organize edilen konserlerde sahne almaya başlamış ve İzmir'deki çıkışını sürdürmekteydi. İzmir'de çok büyük organizasyonlar yapılmadığı için, Türkiye'nin diğer şehirlerindeki gruplarla fazla konsere çıkamıyorduk. O dönemde yeni başlayan Rock festivallerinde yer almıştık. Onun dışında gerek üniversitelerin gerekse kendimizin düzenlediği konserler verdik. Neden kayıt yapmadığımız ise tamamen dönemin teknolojik sorunları ve imkanlarla ilgili idi. Bir parçalık bir kayıt denememiz ise dinleyiciye sunulamayacak kadar kötü olunca bu konudaki tüm hevesimiz gitmişti. Daha sonra askerlik sorunları ve işhayatının getirdiği sıkıntılarla grubu devam ettiremez hale geldik ve Rampage dağılmış oldu.

Hepiniz artık 32 ve üzeri yaşlardasınız. Reunion kararını almak zor olmadı mı? İşiniz gücünüz var, heavy metal aşkına yapılır mı böyle bir hata:)
Tekrar toparlanmamızı sağlayan şey bir telefon konuşması oldu. Sacrist'in ve Rampage'den sonra bazı üyeler tarafından kurulan Nomad'in gitaristi Serkan'ın uzun bir süre sonra, Ozan'ı telefonla arayıp müzikten bahsetmesi fitili ateşleyen olaydır. Ozan o dönemde şehir dışındaydı ve geri döndüğünde Serkan'la eski günlerden bahsederken, aslında, hayatımızda büyük bir eksikliğin olduğunu fark ettiler. Asıl amaç, Rampage'i değil Nomad'i tekrar toparlamaktı. Nomad, Metallica cover grubu olduğu için, geçmişin deneyimiyle, kısa bir hazırlıkla tekrar sahnelere dönmek mümkün olacaktı. Ancak ilk provalar yapıldığında, sadece sahnede olmak değil, çalınacak bir şeyleri üretmenin de gerçekten istediğimiz şey olduğunu fark  ettik. Ancak Nomad'in üyeleri Rampage'den farklıydı ve bahsettiğim sebepten dolayı bütün ibreler Rampage'e dönmeye başladı.. Üyelerin çalışıyor olması, Rampage'in önündeki en büyük engeldi çünkü, provalar için ortak saat belirlemek zor oluyordu. Bu engel uygun saatlerin kararlaştırılması ile aşıldı ve tüm grup bu saatlere sadık kaldı. Bir yandan da kendi başımıza çalışmalarımızı sürdürebilmek için, enstrümanları satın almaya başladık. Bu açıdan işler daha kolaydı en son bıraktığımız döneme göre, kaliteli ekipmanları gidip bir müzik dükkanından satın alabiliyorduk. Hepimiz yaşlarımızı unutmuştuk, bizi hayata bağlayan standartların çok üstünde, büyük bir gücü tekrar hissetmeye başlamıştık, eski dönemlerdeki gibi tekrar kendimizi grubumuza adadık, birlikte çaldığımız her an bizim için, geçmişte kaybedilen zamanların geri kazanılmasıydı ve bunun bedeli yoktu. Heavy Metal... işte anahtar bu, yeniden metal yapıyoruz, yakında seyircimizle kucaklaşacağız, içimizde kalan en büyük ukteyi yani albümü gerçekleştireceğiz. Şimdilik, yaşlarımızın bir dezavantajını görmedik hatta müzikal olarak daha da olgunlaştığımızı düşünüyor ve bunun yararını görüyoruz.

Tekrar bir araya gelirken grubun hem vokalisti hem de simge adamı Rüştü Fişekçi kabul etmese ne yapardınız? Rampage'i farklı bir vokalistle kurar mıydınız, çünkü Rampage kısa bi dönem Rüştü'süz de devam etmişti diye hatırlıyorum.
Rampage Rüştü'süz, Rüştü Rampage'siz düşünülemez. Eğer Rüştü'nün gruba dönüşünde bir pürüz yaşanmış olsaydı, üzülerek söylüyorum ki, Rampage reunion yapamazdı.

12 yıl sonra gelen reunion kararından sonra eski hayranlarınızdan nasıl tepkiler aldınız?
En çok, "dağılmanız büyük bir hataydı zaten" cümlesini duyuyoruz. Özellikle eski İzmir müzisyenlerinin, kendi grupları reunion yapmış gibi sevindiklerini biliyoruz. Bu yaştan sonra müzik mi yapılırmış diyenler de var dağılmamış olsanız, 4-5 albüm çıkartmış büyük bir grup olurdunuz diyenler de. Sonuçta, genel hava olarak, olumlu tepkiler alıyoruz, ailelerimiz bile, içimizdeki heyecanı yüzlerimizden okuyabildikleri için, ellerinden geldiğince motivasyonumuzu artırmamıza yardımcı oluyorlar. Tahminimce Rampage, sahnelere döndükten sonra, şu anda kravat ve ceketle işlerinin peşinde koşturan bir önceki nesil heavy metal izleyicisini de heyecanlandırıp salonlara çekecektir.

Orijinal kadroda bir eksiklik var, onun yerine Sacrist'ten bir transfer söz konusu. Bunu biraz anlatabilir misin?
Sacrist transferimiz Serkan, zaten bütün bu olayı başlatan kişi sayılabilir. Rampage ve Sacrist'in dağılmasından sonra, Savaş, Serkan ve Ozan, Nomad'de birlikte çalmaya başlamıştık. Bu birliktelik iyi bir dostluk halini de almıştı. Sık sık, üçümüz bir araya geliyor, besteler yapıyor ve bu besteleri çalacağımız grubun hayallerini kuruyorduk.  Rampage'in reunionuna giden yolda, bu üçlünün attığı adımların önemi büyüktü. Grubun orjinal kadrosunda yer alan Hakan'ın uzun süre önce müzikal jübilesini yapmış olması, yeni oluşumda Serkan'la birlikte olmamıza neden oldu, ayrıca Serkan'ı Rampage reunionunun fikir babası olduğu düşünülürse, bu oluşumun içinde yeralması kaçınılmazdı.

Grubu dinlememiş olanlar müziğinizi ve şarkı sözlerinizde nelerden bahsettiğinizi kısaca özetleyebilir misin?
Grup üyelerinin hiçbiri, yaptığımız müziği bir kategoriye sokmaktan hoşlanmıyor bunun gerekliliğine de inanmıyor. Geniş bir perspektifte irdelenirse, bazı bestelerimiz hard'n heavy izlenimi yaratırken, bazı bestelerimiz thrash etkileşimi taşıyor. Biz çalmaktan hoşlandığımız müziği icra etmekten yanayız, bu tabii ki melodik bir tarz, aynı Rampage'in eski çizgisi gibi, önceliği, melodilere ve arka plan armonilerine veriyoruz. Bunlardan daha fazla önemsediğimiz unsur ise, melodik ve güçlü bir vokal tarzı, bu açıdan Rüştü ile çalışıyor olmak bizim için bir avantaj. Rüştünün yapabileceği şeyleri hala keşfetme aşamasındayız ve bu çok heyecan verici bir durum. Şarkı sözlerimiz ise genellikle, yazan kişinin o anki ruh haline bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. O sırada okumakta olduğumuz bir kitaptan ya da az önce seyrettiğimiz bir filmden ilham alabiliyoruz.
Sözlerimiz ile, herhangi bir konuda, dinleyicinin tamamına ya da bir kısmına bir mesaj verme ihtiyacı duymuyoruz. Sözlerin, müziğin ruhuna uygun olması,  önceliğimiz..

Rüştü sahnede kancalarıyla kullanabileceği özel bir mikrofonla mı şarkı söylüyor?
Rüştü, kancalarını normal bir insanın kollarını kullanmasından farksız bir şekilde kullanabiliyor. Kendisi için özel bir sahne ekipmanı hiçbir zaman kullanmadık, buna gereksinim asla duymadık. Zaten 30 senedir birlikte olduğu kancalarıyla öylesine bütünleşmiş bir durumdadır ki neredeyse tüm bilgisayar oyunlarını bizden daha iyi oynamakta, aramızda yaptığımız iddialı karşılaşmaları genellikle kazanmaktadır. Kancaları, Rüştü'nün karakterinin bir parçası gibidir, özgüveni de Türkiye'deki benzer durumlu insanlar için cesaret ve ilham kaynağı olmalıdır.

Hepiniz farklı farklı gruplarda çaldınız şu ana dek. Rampage üyelerinin nerelerde ne çaldığını, müzikal yolculukları boyunca neler yaptıklarını kısaca alabilir miyiz?
Sacrist ve Rampage'in dağılmasından sonra, Serkan, Ozan ve Savaş birlikte Metallica cover grubu Nomad'i kurdular ve birçok konser verdiler. Bu dönemde Rüştü de brutal vokalleri deneyebileceği bir death metal grubu kurdu. Cem, İstanbul'a taşındıktan sonra, barlarda çalmaya başladı, bu arada jazz'a olan tutkusu da artmıştı. Oldukça kaliteli müzisyenlerle çalıştı ve tekniğini de jazza dogru kaydırdı. Savaş, solo gitar albümü çıkarmak için kolları sıvadı ve ''Experience'' isimli demo çalışmasını yayınladı. Halen bu konudaki çalışmalarını sürdürmektedir.

Şu an maalesef Türk metal piyasası her zaman olduğundan daha kötü. Çok iyi albümler çıkıyor, Catafalque, Soul Sacrifice, Crossfire, Taylan Ayık bu iyi albümlerden sadece birkaçı. Ama maalesef bu albümler yeterince ilgiyle karşılanmıyor. 15 yıl önce tahmin edemeyeceğimiz yabancı gruplarla dolu festivaller yapılıyor, ama Türk grupları geri planda kalmış gibi. Pentagram'ın son albümü bile yeterince satmadı. Bu piyasada Rampage'in şansını nasıl görüyorsunuz? Yurtdışı hedefiniz var mı?
Türkiye'de çok yetenekli müzisyenler var ve başarılı kayıtlar yapıyorlar, sahne performansı olarak da bazılarının yurtdışından gelen gruplardan farkları yok. Ancak yine de yabancı grupların gölgelerinde kalıyorlar. Oysa, örneğin Norveç'li metal dinleyicisi kendi ülkesinin gruplarına müthiş sahip çıkıyor. Türkiye'de müzisyenlerle birlikte seyircinin bunun bilincine varması, onlara destek vermesi gerekli. Grupların birbiri ile dayanışma içinde olması, dünya standartlarında beste ve kayıtlar gerçekleştirmeleri, Türk müzik severlerinin onlara daha fazla destek vermesine olumlu etki edecektir. Belki çok büyük bir hayal gibi gelebilir ama, bir Türk heavy metal grubunun, örneğin Almanya'da tek başına 20 - 30 bin kişilik bir stadyum konseri verdiğini düşünsenize. Türkiye'de ve Avrupa'da yaşayan Türk'lerin bununla ne kadar gururlanacağını aklınıza getirin. Eğer müzisyenlerin yaptıkları işe gösterdikleri özen dinleyici desteğini alırsa bu hayalin ilk ve en büyük adımı atılmış olacaktır. Rampage'in hedefi, evrensel müzik dili ile, ulaşabildiği kadar geniş bir kitleye ulaşmaktır, Türkiye veya yurtdışı diye ayırmaktansa ihtiyacımız olan desteği almayı hak edeceğimiz kalitede besteler ve kayıtlar yapmaya odaklanarak  bu hedefimize doğru ilerleyen bir çaba içinde olacağız.
Rampage, Türk metal severlere güveniyor ve onların, kaliteli işler yapıldığında, Türkiye'de müzik yapan kişi ve grupları el üstünde tutacağına, albümlerini satın alacağına, konser salonlarını dolduracağına inanıyor.

Rampage reunion kararını Kasım ayında almıştı. Geçen süre zarfında ne yaptınız?  Rampage ne zaman prova odasından çıkıp stüdyoya girecek, ve belki de daha önemlisi ne zaman Kanca sahneye çıkacak, konserler ne zaman başlayacak?
Rampage, reunion kararından bu yana öncelikle geçmişi ölümsüzleştirmek için çalışıyor. Çağdaş etkileşimlerin ve yılların müzikal birikiminin ışığı ile, geçmiş dönemdeki besteler düzenleniyor. Kısa vadede eski şarkılarımızın yeni versiyonlarını bir demo olarak kaydetmeyi planlıyoruz. Hem geçmişte, şartlar yüzünden kaydedemediğimiz bestelerimizi kaydetmiş, hem de yeni nesil metal severlerle Rampage'i tanıştırmış olacağız. Daha sonra Rampage, yeni çizgisi dahilinde çalışmalarına devam edecek. Yepyeni besteler tamamlanıp albüm kaydına başlayacağız. Kaydı 2006 içinde tamamen bitirmeyi planlıyoruz. Konserler için şu anda kesin bir tarih vermek mümkün değil, hem grup hem de seyirci icin en uygun zaman ve ortam yakalandığında, sahneye çıkmak istiyoruz ve bu ne kadar çabuk olursa o kadar iyi çünkü biz de tekrar sahnede olmak için yanıp tutuşuyoruz.

Son olarak Grup üyelerinin ayrı ayrı etkilendiği grupları ve müzisyenleri öğrenebilir miyim?
Rampage'in üyelerinin her birinin, müzikal perspektifi oldukça geniş. Metallica, Megadeth, Queensryche, Testament, Dream Theater, Iron Maiden gibi gruplar ortak paydamızda bulunuyor. Teker teker üyelere bakacak olursak bas gitarist Cem özellikle jazz ve elektronik tutkunu denilebilir. Bu tutkunun onun bas partisyonlarına yansıdığını söyleyebiliriz. Davulda Ozan ise Cem'le aynı şekilde jazz ve elektroniği çok seviyor. Ayrıca klasik müziğe de düşkün denilebilir. Tabii ki bu durum aralarında çok güzel bir bas-davul uyumu ortaya çıkartıyor. Parçalarımızı dinleyince siz de altyapılarda fark edeceksiniz.Ayrıca Ozan, Mike Portnoy hayranı. Onun videolarını seyredip etüd yapıyor ve tekniğini geliştirmeye çalışıyor. Ayrıca Cem ve Ozan'ın etkilendiği diğer gruplar Bugge Wesseltoft, Wibutee, Tum Jazzland Label. Bu konuda ciddi bir arşivileri de mevcut. Gitarist Serkan ise biraz daha speed, thrash dinliyor. Slayer, Kreator, Overkill ve Sepultura gibi grupların özellikle eski albümlerini dinlemekten hiç sıkılmıyor. Bir de enteresan olarak The Offspring hayranı denilebilir. Diğer gitarist Savaş, gitar virtüözlerinin etkisi altında. Jason Becker, Marty Friedman gibi gitaristleri çok seviyor. Metallica ve James Hetfield'a aramızda en takıntılılardan biri.(Diğeri Serkan). Rüştü'ye gelince Geoff Tate hayranı. Ayrıca Bruce Dickinson'da onu etkileyenlerden. Ama sesinde King Diamond, Rob Halford, Eric Adams gibi seslerin izlerini de görebilirsiniz. Bütün bu müzisyenler Rampage'in müziğini oluşturan unsurlar gibi.Çünkü bizi etkilediler, bu müziği dinlememizi ve bu grubu kurmamızı sağladılar.

Rampage'a ulaşabileceğiniz email adresi: rampage_info@yahoo.com





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: