MÜZİK ODASI

"Judas" ile Kutsanmak! Temmuz 2011

Teoman Teomanhan - 18 Temmuz 2011

Küçükçiftlik'ten Priest geçti!

 

Evet, Judas konseri için geç yazılmış bir yazı olacak belki bu ama umarım geç olmasından ziyade keyifli olması sizlerin aklında kalır.

Konser, çok sıcak bir Pazar sabahı eşliğinde bizler için başladı. Takriben saat 14.00 civarında Akaretler'den konser alanına doğru yürüyüşe geçtik. Tabii ki ilk durağımız tekel bayi oldu ve bomontilerimizi kapıp yola devam etmeye başladık. Fakat hava o kadar sıcaktı ki bomonti bile dayanamadı bu haşin ısı saldırısına… Neyse lafı çok dolaştırmayayım isterseniz. Yaklaşık olarak 14.30 gibi konser alanının önündeki çimenlik alanlara ulaştık. Alana vardığımızda henüz Malt için soundcheck yapılıyordu. Çok geçmeden içeri girme kararı aldık. Çünkü Malt Arıza'nın piyano versiyonunu çalmaya başlamıştı bile. Bir yandan sıcakla boğuşurken bir yandan da Malt'ı bu tarz bir organizasyonda ilk defa izleyecektik. Malt şarkıları standart rock'n roll ve tabiî ki eğlenceli ama nedendir bilinmez grup sahnede sanki zoraki bir şekilde yer alıyordu. Açıkçası grubun şarkılarını kulaklık vasıtası ile dinlemek bana daha çok keyif veriyor. Sahnede bir enerji eksikliği söz konusu grup için.

Gelelim Murat İlkan'sız Pentagram'a… Sonisphere 2010'da Murat İlkan hepimizi üzüntüye boğmuştu o sahneyi terk ederken… Sanırım o günkü katı duruşumu devam ettireceğim. Çünkü Pentagram demek Murat İlkan demek düşüncesi sadece bende yer almıyor diye düşünmekteyim. Gerçi grubun başına gelenleri düşündükçe biraz içim burkuluyor desem yeridir sanırım. Sınav bahanesi(!) ile grubun şarkılarını resmen sahne monitörlerinden dinledik. Ve daha fazla dayanamayan Pentagram mikrofondan gelen "delikanlılık bizde kalsın" sesi ile sahneden indi ve bir daha çıkmadı. Yeni vokal için yorum yapılabilecek bir konser değil ama sözleri, özellikle "Gündüz gece" nin sözlerinin bir bölümünde sallamasyon davranması gözümden kaçmadı. Biraz daha çalışmak lazım sanırım…

Ve dev isimlerin ilki Whitesnake beklenmeye başlanmıştı. Tam kendimizi Whitesnake'e hazırlıyorduk ki alanda Rolling Stones'un "you can't always get what you" şarkısı duyulmaya başlandı. Acaba dj ne amaçlamıştı bunu yaparak bilinmez…

David Coverdale resmen ben bir Rock Star'ım diyerek sahneye çıktı ve muhteşem bir performans sergiledi. Mikrofon ve onun sehpası ile yaptıkları tabiî ki dikkatimizden kaçmadı. Davul ile yapılan şov hiç de hafife alınacak bir şey değildi. Alanı dolduran insanlar hep bir ağızdan Whitesnake şarkılarını haykırıyordu. Ve tabiî ki bütün grup sahneden indikten sonra Coverdale'in muhteşem sesi ve alanda bulunan binlerin eşlik etmesi ile hep bir ağızdan Soldier of Fortune söyledik. Tüylerim o an esasduruşa geçti. Anlatılmayıp yaşanacak anlardan biriydi adeta…

Ve artık Priest'i beklemeye başladık. Bu sıralarda da Ac/Dc dinledik hoparlörlerden, ne hedeflenmişti acaba önümüzdeki yılda bu isimler mi gelecekti ülkemize? Neyse lafı dolandırmadan direk olarak Judas Priest olayına geri dönelim. Judas sahneye çıkarken  "Epitaph" perdesi indi ve grup sahnede belirdi. İşte şov başlamıştı… Efsaneler sahnedeydi ve aslında son kez sahnedeydiler. Eskisi ile yenisi ile muhteşem şarkıları ard arda çalmaya başladılar.

Halford bir an hareketsiz durdu ve seyirciye öyle bir bakış attı ki bu bakış aslında az sonra olacakların habercisiydi sanki. Ve ardından "breaking the law" başladı ama bir fark ile Halford yerine oradaki binler söyledi şarkıyı. Bu muhteşem şovdaki tek eksik Türk seyircisinin olayı geç algılaması olsa gerek…

Painkiller bir başladı pir başladı herkes azdı hep bir ağıdan painkiller diye bağırıyorduk. Bu şarkıdan sonra çok kısa bir ara ve ardından dumanlarına arasından bir Harley sesi ile Rob Halford belirdi. Hell bent for leather başladı ve bu sırada Halford sahneye elinde bir Türk bayrağı ile çıktı. Bayrağı öptükten sonra motora astı ve devam etti. İşte tam o sırada you've got another thing comin'  geldi. Ve şarkı bittikten sonra grup içeri girdi ama ardından davulcu Scott Travis tekrar sahnede belirdi. Bizden Halford'u sahneye geri çağırmamızı istedi. "Bir şarkımız daha var çünkü" diyordu… Ardından grup sahneye geri döndü. Living after midnight başladı ve yer yerinden oynadı. Herkes çılgınlar gibi şarkıyı söylüyordu, çünkü Priest öyle istiyordu.

Uzun lafın kısası o gece şeytani tınısı ile Judas Priest orada olan herkesi son bir kez daha kutsadı.





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: