MÜZİK ODASI

İşte Bu Yüzden Thrash 'tıll Death!!!

Sadi Tirak - 30 Nisan 2006


14 Mart 2006 İstanbul
Taksim, Yeni Melek Gösteri Merkezi
TESTAMENT Konseri

Bronx Productions & Mute Promotions organizasyonuyla gerçekleşen Testament İstanbul konseri, bu ülkede Metal müzik adına yaşanan en unutulmaz ve en heyecan verici anlardan biriydi hiç kuşkusuz. 14 Mart 2006 gecesi Yeni Melek Gösteri Merkezi'ndeki 1500 kişilik kalabalığın konser sonundaki mutlu ve kendilerini kaybetmiş halleri sanırım konserin nasıl geçtiğine dair ipuçları veriyordur.


Şimdi organizasyonun en başından sonuna kadar olup bitenleri okumaya hazırsanız, sizi yazının devamına davet ediyorum.

13 Mart sabahı kafileyi havaalanında karşılamak üzere giden ekibi üzücü bir haber bekliyordu. Zira grubun İstanbul'a varış saatinde bir yanlış anlaşılma meydana gelmiş ve p.m. olarak bildirilmesi gereken saat a.m. olarak bildirilmişti. Dolayısıyla uçağın iniş saati sabah 10.30 değil akşam 10.30'du. Böylelikle o akşam saat 19.00'da Beyoğlu, Mephisto Kitapevi'nde düzenlenmesi planlanan Meet'N'Greet party de ertesi güne, konser öncesine alınmak durumunda kalmıştı.

Grubun kalacağı otelde akşamüzeri toplanan ekibimiz ile birlikte saat 22.00 sularında kafileyi havaalanından karşılamak üzere o gün ikinci kez yola çıktık. Ekibe öncülük eden isim ise grubun Türkiye rehberi ve koruması olan Tayfun Altınbaş'tı. Havaalanına vardığımızda uçağın yarım saat rötar yapmış olduğunu öğrenmiştik. Dolayısıyla o gece Radyo Eksen'de yayınlanan Laneth programına grup elemanlarından bir ya da birkaçının katılması ihtimali de tehlikeye girmişti. Grubu karşılamak üzere bekleyenler yalnızca bizler değildik. Geliş saatini bir şekilde öğrenmiş olan birkaç Testament hayranı da dış hatlar terminalinde bekleyenler arasındaydı. Ve nihayet 23.00 sularında dış hatlar kabul kapısında Testament kafilesi belirmişti. Kapıdan ilk çıkan iri cüssesi, yorgun bakışları ve Alman milli takımı eşofmanıyla dikkat çeken Chuck Billy'di. Ardından Alex, Greg ve Eric sırasıyla çıkmaya başladılar. Bir de bir sürpriz isim vardı. Sadus grubundan tanıdığımız davulcu John Allen... Herkes Tempesta mı, Clemente mi gelecek diye beklerken, John Allen'in gelmiş olması ilk sürprizi yaşatmıştı.

12 kişilik tüm kafileyi bir araya toplayıp, hepsiyle tanıştıktan sonra eşyaları servislere yükleyip otele dönüş yolculuğuna başladık. Bu sırada grubun menajeriyle yaptığımız radyo programına katılma konusu ise elemanların aşırı yorgun olmaları sebebiyle olumsuz sonuçlanmıştı. Otele dönene kadar yolda her iki serviste de radyodan Laneth'teki özel Testament programı dinleniyordu. Grup elemanlarının çalan şarkıları üzerine yaptıkları yorumlar ve muhabbetler dikkat çekiciydi. Hatta benim olmadığım diğer serviste Chuck Billy şarkılara eşlik bile ediyormuş.

Otele varıp, kafilenin tüm eşyalarla birlikte odalara yerleşmesinin ardından sıra yemek faslına gelmişti. Saatler 01.00'ı gösterdiği için açık yer bulmak problem olabilirdi ama neyse ki Galatasaray'da 24 açık bir restaurant bulundu ve taksilerle tüm ekip oraya taşındı. Radyo programına grubu konuk edemeyince kendisi grubun yanına gelen Çağlan Tekil ve organizatörlerden Ahmet Çataltuğ da orada bizi bekliyorlardı. Toplam 18 kişi mekânda 4 masayı kapattı ve yemekler söylendi. Son zamanlarda ülkemize gelen birçok yabancı grup ve sanatçının kuş gribi tehlikesi sebebiyle tavuk yemekten kaçınmasının aksine Testament elemanları "Metalci adama bir şey olmaz” edasıyla teker teker tavuk çevirme söylediler. Yemekler yenilirken masalardaki sohbet ortamı da görülmeye değerdi doğrusu.


Yemek sonrası tekrar taksilere atlanıp otele dönüldü ve ertesi günün planı yapılıp, sözleşildi. (O gece otelde kalan Tayfun Altınbaş ve Ahmet Çataltuğ'un tüm kafileyle aynı odada gerçekleştirdikleri alkol partisinin detaylarına ise, yazının 18 yaş altı kesime de hitap etmesi sebebiyle değinmiyorum.)

Ertesi gün, yani konserin gerçekleşeceği 14 Mart Salı günü işlerim dolayısıyla organizasyona akşam 18.30 gibi dahil olabildim. Tam da bu sırada Mephisto'daki imza günü için grup otelden mekâna doğru gelmek üzereydi. Mephisto'nun önünde pek kimsenin olmaması şaşırtıcı bir manzaraydı fakat ara ara yağan yağmurdan dolayı ıslanma olmasın diye Mephisto yetkililerinin tüm fanları mekânın içine aldığını görünce, şaşkınlığım sebep değiştirmişti. Bu seferki şaşkınlığımın sebebi ise içerideki kalabalığın boyutlarından kaynaklanıyordu. Toplam 5 kat boyunca merdivenlerde adeta insan yığını vardı. Herkes CD'lerle, posterlerle, dergilerle, kasetlerle, kısaca imzalatılabilecek ne varsa ellerinde bekliyorlardı. Saat 19.00 sularında Tayfun Altınbaş önderliğinde grup mekâna geldi. Grup elemanlarını görenlerin çığlık sesleri arasında tüm elemanlar asansörlerle 5'inci kata taşındılar ve kendileri için hazırlanan masaya geçip imza vermeye başladılar.  Toplam 1,5 saat süren imza verme ve fotoğraf çektirme işlemleri sırasında hemen hemen tüm fanların grup elemanlarına gösterdikleri kişisel sevgi, saygı ve hayranlık tavırları unutulacak gibi değildi. Grup elemanlarından öğrendiğimiz kadarıyla da bu imza günü grubun tarihindeki en kalabalık imza günüymüş.

Saatler 21.00'e doğru gelmeye başladığında ise tüm ekiple birlikte Yeni Melek'e geçildi ve grubun sahne alma saati beklenmeye başlandı. Tabii bu sırada salona seyirci alımı başlamıştı ve konserin ön grubu İstanbullu topluluk Colde sahne almak üzereydi.


Gruptan arkadaşların bu konsere çok önem verdiklerini ve de çok yoğun çalıştıklarını biliyordum. Yaklaşık 45 dakikalık sahne süreleri boyunca da ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Ses ve ışık sisteminin de son derece iyi iş çıkardığı performansları sonrasında salonda kendilerini alkışlamayan tek bir kişi bulmak zordu. Bu başarılı performansından dolayı Colde grubu elemanlarını tebrik ediyoruz.

Ve sıra artık asıl şova gelmişti!

1500 kişilik çılgın seyirci kitlesinin kulak uğuldatacak çığlık sesleri arasında, sahneye püskürtülen duman efektlerinin arasından Testament elemanlarının hep birlikte sahneye çıktıkları an, aynı zamanda olayın kelimelerle anlatılamayacak olan boyutunu da başlatmış oluyordu.

Toplam 15 şarkı boyunca daha önce '93 Metallica, '98 ve 2005'teki Slayer, '99, 2003, 2005'teki Overkill, 2001 ve 2005'teki Megadeth ve de '98, 2003 ve 2005'teki Kreator konserlerindeki o büyüleyici Thrash Metal coşkusu yeniden yaşandı. Fakat hiç kuşkusuz ki 14 Mart 2006 gecesi yaşanan bu coşku bambaşkaydı.


Chuck Billy'nin sahne hâkimiyetine tanık olup o güçlü sesini birebir duymak, Greg Christian'ın tüm şarkılardaki durmak bilmeyen headbanglerini izlemek, Alex Skolnick gibi bir gitar virtüözünün sahnedeki samimi ve cool tavrıyla karşılaşmak, Eric Peterson'un sol elindeki o tarifsiz yeteneğe canlı tanık olmak, davul seti başında devleşen John Allen'i izlemek ve birbirinden eşsiz Thrash Metal klasiklerini yaratıcılarından dinlemek için nasıl bir anlatım kullanılır bilmiyorum, üzgünüm.

2 saate yakın bir süre sahnede kalan grup ve 1500 kişilik güruhları arasında öylesine kusursuz ve tarifi imkânsız bir elektrik vardı ki O gece orada olanlar eminim ki hayatları boyunca o elektriği kalplerinin bir yerlerinde hissedecekler!

KONSERDEN NOTLAR:

1. Grup konsere alışılmadık bir biçimde başladı. Sahneye girdiklerinde ne bir intro çalıyordu ne de ilk şarkı başlamıştı. Tüm elemanlar sahneye salonun tüm ışıkları açıkken girdiler ve uzun süren alkış ve çığlık sesleri arasında hep birlikte seyirciyi selamladıktan sonra konsere başladılar. Hatta daha ilk şarkı başlamadan bile davulcu John seyircilere baget atmaya başlamıştı.


2. Chuck Billy konser boyunca hemen her şarkı arasında İstanbul'da olmaktan ne kadar mutlu olduklarını anlattı. Buraya ilk defa gelmiş olmalarının kendileri adına büyük bir kayıp olduğundan da bahseden Chuck, konser sonrası lafladığımızda hayatındaki en iyi konserlerden birini yaşadığını ve kesinlikle bu konserin afişini evine asacağını söyledi.


3. "Over The Wall" şarkısının başında, Chuck Billy "bu ana dek biz size konuktuk, şimdi sizin bize konuk olma vaktiniz, haydi duvarı aşın!" anonsunu yaptı ve teker teker en önlerden seyircileri sahneye çıkarmaya başladı. Şarkı başladığı sırada sahnede yaklaşık 15-20 seyirci vardı ve tüm şarkıyı grupla birlikte söylediler. O anki manzara inanın unutulmazdı. Chuck Billy, konser sonrası böyle bir şeyi ikinci defa yaptığını fakat çok mutlu olduğunu söyledi.


4. Konser sonrası salondan çıkan seyircilerin bir kısmının mutluluktan gözyaşlarını tutamıyor oluşu, konsere dair en can alıcı görüntülerden biriydi.


5. Konserin ardından grubun Türkiye sorumlusu Tayfun Altınbaş, tüm Testament ekibiyle gece bir Revu Club'a gitti ve eğlencenin dibine vuruldu.


6. Bir büyük Thrash Metal devini daha izlememizi sağlayan Bronx Productions ve Mute Promotions'a sonsuz teşekkürler



Daha nice böylesine coşkulu konserlerde görüşmek üzere


 

PLAYLIST:

1.THE PREACHER

2.NEW ORDER

3.THE HAUNTING

4.ELECTRIC CROWN

5.SINS OF OMISSION

6.BURNT OFERINGS

7.SOULS OF BLACK

8.INTO THE PIT

9.THE LEGACY

10.PRACTICE WHAT YOU PREACH

11.TRIAL BY FIRE

12.OVER THE WALL

13.RAGING WATERS

14.ALONE IN THE DARK

15.DISCIPLES OF THE WATCH


Fotoğraflar: Kadir Aşnaz






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: