MÜZİK ODASI

İstanbul'dan Orta Dünyaya Yükselen Çığlıklar?

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006


14 Mayıs 2006 İstanbul

Maslak, Venue Konser ve Gösteri Merkezi

BLIND GUARDIAN Konseri

2002 senesinde ülkemizdeki ilk konserlerini verdikleri zaman Avrupa'nın en büyük Heavy Metal gruplarından biri olan Alman topluluk Blind Guardian, karşısında bulduğu 4bin Türk hayranını adeta kendinden geçirtmişti. Aradan geçen 4 yılın ardından, grup her ne kadar popülaritesini dünya genelinde oldukça kaybetmiş olsa da Türkiye'de özellikle 15-18 yaş arası Metal müzik dinleyen kitlenin gözdelerinden biri olmaya devam ediyordu. Tabii bunun farkında olan yalnızca bizler değildik. Grubun Türkiye'deki ilk konserini gerçekleştirmiş olan organizasyon şirketi Host Productions ikinci defa bu işi gerçekleştireceğini açıkladığı zaman heyecanlı bir bekleyiş de start almış oluyordu.


Fantastik edebiyatının ve mitolojik kurguların Heavy Metal dünyasındaki lideri Blind Guardian ikinci İstanbul konserinde de dönemin en kalabalık Metal konserinin başkahramanıydı.


Dünyanın başka hangi ülkesinde Blind Guardian ya da Dream Theater gibi dinlemesi ve hazmetmesi zor gruplar Slayer gibi efsanelerden, In Flames'den, klasik Heavy Metal'in en büyük gruplarından biri olan Helloween'den ya da Thrash Metal'in kült grubu Testament'den kalabalık kitlelere çalıyorlar merak ediyorum gerçekten.


2003 sonrası kariyerlerinin sonuna geldikleri gözüyle bakılan Blind Guardian, ikinci İstanbul konserinde de 3bini aşkın hayranının önünde sahnedeydi! Ve bu rakam İstanbul'da bir Metal konseri için oldukça iyi bir rakamdır!


Maslak Venue yeni adıyla Refresh The Venue'de konser izlemeyeli tam 1 yıl olmuştu. Açık hava sahnesinde ise en son 2004 yılında RTN festivalinin 2'incisini seyretmiştik. Fakat aradan geçen zaman içinde, mekânın açık hava bölümündeki sahne değişimi, eskisini aratır bir hale büründürmüştü ortamı. En basitinden sahne büyüklük olarak yeterli olmasına karşın oldukça amatör görünüyordu. Mekâna vardığımızda ilk izlenimlerimiz bu yöndeydi. Ayrıca Blind Guardian'ın backdrop diye tabir edilen sahne arkasına asılan devasal brandalardan kullanmaması da konserin görsel açıdan istenilen düzeyde geçmesini engelledi diyebiliriz.


Grup konsere oldukça yüksek bir seyirci gürültüsüyle başladı. Refresh The Venue'yü dolduran 3bini aşkın orta dünya yolcusu, grubun şarkılarıyla ortamdaki atmosferi benzersizleştirmeye başlıyordu. İlk İstanbul konseri sonrası yapılan yorumlarda da grubun eşlik edilmesi zor söz kısımları olmasına rağmen tüm hayranlarının şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği yorumları yapıldığını hatırlıyorum. Bu konser de işte bu açıdan ilkini aratmayacak bir düzeyde geçti diyebiliriz. Zaman zaman seyircilerin senkronize sesleri grubun sahnede yükselttiği sesi dahi bastırıyordu. Konserin ortalarına doğru havanın iyice kararmasıyla ve sahne ışıklarının da devreye girmesiyle, şov görsel anlamda da biraz daha kuvvetlenmişti.


Sahnede kaldıkları süre boyunca tüm grup elemanları sahneye doğru cepheden esen sert rüzgâra karşı vasatın üzerinde bir performans gösterdiler diyebiliriz. Vokalist Hansi Kürsch'ün yer yer detone olan vokalleri ve Marcus-Andre ikilisinin bazı şarkılarda çok sabit kalması dışında grup sahne üzerinde fena değildi. Tabii bu tip die-hard fan sayısı yüksek olan konserlerde grubun sahnedeki performansının da pek önemli olmadığını biliyoruz. O sırada grup sahnede ne yaparsa yapsın o çılgın kalabalık için unutulmaz anların birer karesi olacaktır çünkü.


Heavy Metal tarihinin en etkileyici ve tüyler ürpertici konser şarkılarından biri olan "Bards' Song"da ortamdan öyle bir seyirci eşliği yükseldi ki bu tutkulu atmosfere kayıtsız kalmak imkânsızlaşmıştı. Şarkı sonrası vokalist Hansi ise "İşte biz bu yüzden müzik yapıyoruz" diyerek olayın boyutu bir kez daha gözler önüne seriyordu.


Sıkı bir Blind Guardian fanı olmasam da bir dönem sıklıkla dinlediğim albümleri "Imaginations From Other Side" ve grubun belki de en iyi albümü olan "Nightfall In The Middle Earth"den en sevilen parçaların çalınması benim adıma konseri tatmin edici ve eğlenceli kılan unsurların başında geliyordu.


Grubun ilk İstanbul konserine gelenler hatırlar Hansi şarkı aralarında seyircilere "Teşekkürler"in kendi aklında kalan kısmı olan "Teşek" kelimesi ile şükranlarını sunuyordu :) O konserin ardından ne zaman bir Blind Guardian muhabbeti açılsa bir anda herkesin ağzına dolanırdı bu "Teşek" lafı İşte bu olaydan sonra herkes bu konserde Hansi'nin seyircilere nasıl teşekkür edeceğini merakla bekliyordu. Fakat bu sefer de olmadı ve Hansi bu kez de "Teşekkürelanjrflht" şeklinde karmaşık bir kelime söyleyiverdi her şarkı arasında :) Vokal performansı kimine göre kusursuz kimine göre zaman zaman detoneydi Şahsen grubun müziği ile yakından ilgili olmasam da Hansi'nin etkileyici sesi ile güçlenen grubun sahnedeki genel soundunu beğendiğimi söyleyebilirim. Fakat en beğendiğim şey tabii ki seyircilerin şarkılara eşlik ettikleri ve ortaya eşsiz bir ambiyans çıkardıkları koro bölümleriydi. Sanırım tüm Blind Guardian konserlerinin doruk noktaları o anlar oluyor!


Ülkemizde konser veren tüm grupların bu tarz coşkulu ve katılımcı kitlelere çalması dileğiyle


Not: Ön gruplara değinmediğimin farkındayım. Çünkü ilk ön grup Definitive mekâna vardığımızda sahneden çoktan inmiş, Dreamtone ise sondan bir önceki parçasını çalıyordu. Fakat sonradan grup elemanlarından öğrendik ki hem Definitive hem de Dreamtone yoğun seyirci desteği ve alkışları arasında doldurmuşlar sahne sürelerini. Bu da sevindirici ve gurur verici bir gelişme tabii ki





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: