MÜZİK ODASI

Hızlı, Sert Ve Acımasız Bir Kuzey Esintisi

Sadi Tirak - 1 Şubat 2006


17 Aralık 2005 İstanbul
Taksim, Bronx Club
BEHEMOTH Konseri

Bronx Productions organizasyonuyla gerçekleşen Behemoth konserlerinin özellikle İstanbul ayağı oldukça etkileyiciydi. Ankara'da İstanbul'a nazaran daha az bir kitleye, daha vasat bir ses sistemiyle çalan grup; özellikle İstanbul'da kelimenin tam anlamıyla büyüledi! Türkiye'den oldukça mutlu ayrılmış olmalılar ki, ülkelerine döner dönmez organizatörlere attıkları maillerde Türkiye'yi özlemeye bile başladıklarını vurgulamışlardı.

Konser anlatımına geçmeden önce grubu tanıma amaçlı, geçmişten günümüze kariyerlerine şöyle bir göz atarsak...
Polonya'nın şu anda en büyük Metal gruplarından biri olan Behemoth; 1993 yılında vokalist ve gitarist Nergal'in tek başına kaydettiği "And The Forests Dream Eternally" adlı E.P. ile olaya başlamış bir grup. 1995 yılında Pagan Records'tan yayınlanan "Sventevith", 1996'da Solistitium Records'dan yayınlanan "Grom" ve yine Solistitium Records etiketiyle 1998'de piyasaya sürülen "Pandemonic Incantations" adlı albümler grubun Extreme tarzda önemli bir grup olduğunu kanıtladığı albümlerdir. 1999 yılında yayınladıkları "Satanica" ile birlikte "Behemoth" ismini Avrupa'nın genelinde duyurmayı başarmışlardır. Tabii bundaki en önemli etken grubun "Satanica"yı Avantgarde Music etiketiyle piyasaya sürmesidir. Bu albümün Behemoth tarihinde önemli bir yer teşkil etmesinin nedenlerinden biri de, grubun ilk kez Pure Black Metal temellerinin yanı sıra Death Metal etkilerini de müziğine yansıtmış olmasıdır. Her ne kadar bu etki belli bir düzeyi aşmamış olsa da sonraki albümlerde gittikte artacak ve gruba muhteşem bir müzikal atmosfer kazandıracaktır. Bu albümle beraber kadroda değişim olmuş, bassist Mefisto ayrılmış ve ikinci gitara L.Kaos geçmiştir.
Behemoth, kendisine gösterilen özeni ve yapılan yatırımı karşılıksız bırakmayarak, 2000 yılında önce "Antichristian Phenomenon" E.P.'sini (bu E.P., grubun kendine ait üç parçasının ve bir video klibin yanı sıra, David Bowie, Morbid Angel, Sarcofago ve Mayhem coverlarını içermektedir), ardından da yeni albümü "Thelema.6"i yayınladı. Günümüzde hala ekstrem müzik dinleyicilerinin dilinden düşmeyen "The Act Of Rebellion" adlı başyapıt, bu albümde yer almaktadır. Bu albümde Nergal'in vokallerinde pozitif yönde önemli bir gelişme görülmekle beraber, kadroda da ciddi değişiklikler göze çarpmaktadır. L.Kaos ayrılmış ve ikinci gitara Havoc, bass gitara da sonradan Dies Irae ve Vader'da pena sallayacak olan Novy geçmiştir. Novy bu albümde Behemoth sounduna ciddi ölçüde etki etmiş ve grubu iki basamak daha yukarı taşımıştır. Önceki albümle kendini gösteren Death Metal etkileri, bu albümde belirginleşmiş ve grubun yeni karakteristik soundunu ortaya koymaya başlamıştır. Artık ibre Behemoth'u göstermektedir ve yükselişleri önlenemez durumdadır. Onlar da bu durumun üstüne giderler ve kariyerlerinin ikinci dönüm noktası olan "Zos Kia Cultus - Here And Beyond"u kaydederler
Albüm, ismine nazire yaparcasına grubu kült statüsüne taşır. Sert ve karanlık besteler, aykırı düzenlemeler ve harika bir prodüksiyon albümün genel hatlarını teşkil etmektedir. "Thelema.6"deki kadronun korunmuş olması da bu albümdeki oturaklı soundda etkili olmuştur. "Zos Kia Cultus", yorumlandığı her dergiden yüksek notlar alır ve satış rakamları Behemoth'u Avantgarde Music'in gözbebeği haline getirir. Behemoth bu albümden önce de bir E.P. yayınlamıştır. "Conjuration" adındaki bu E.P.'de, bir tane stüdyo kaydı, Nine Inch Nails ve Venom coverları ile bazı live kayıtlar yer almaktadır. Behemoth, "Zos Kia Cultus"tan sonra yeni bir albüm yapmayıp dağılsaydı bile Metal tarihinde silinmez bir iz bırakmış olacaktı. Ancak onlar, şu ana kadar yaptıkları en görkemli albümü, artık Death Metal'in sınırlarına dayanmış olan muhteşem albüm "Demigod"u kaydettiler
"Demigod", bir ortaçağ katedrali görkemiyle Metal dünyasını sarstı. Hızın ve tekniğin sınırlarını zorlayan Behemoth; "Towards To Babylon", "Conquer All", "Slaves Shall Serve", "Demigod" ve "Xul" gibi parçalarla artık müzikal tarzlarının iyice Death Metal'e kaydığını göstermekteydi. Bırakın çalmayı, dinlerken bile takip etmesi zor olan riffler ve davul partisyonları, Nergal'in kıvılcım gibi vokalleriyle mükemmel bir bütünlük oluşturuyordu. Bu albümle tüm Ekstrem Metal piyasasının önünde eğilmesini sağlayan Behemoth, bir sonraki ile daha da tehlikeli olacağının sinyallerini de veriyordu adeta.

"Demigod" ile benim gözümde de klasman atlamış olan grup, uzun süredir takibim altındaydı. Tabii onları canlı izleyebilecek olmak da benim gibi grubu takip eden dinleyiciler için oldukça güzel olacaktı.
Bir gün önceki To Die For konserinden sonra ertesi gün yine aynı mekânda, Bronx'taydık. Fakat bu sefer daha kalabalık bir kitle ile... Hemen hemen Marduk konserindeki kadar bir kitle (yaklaşık 250-300 kişi) mekânın önünde, merdivenlerde sıraya girmiş bekliyordu. Bir "Metal ordusu" görünümü içinde
Kuyrukta bekleyen tanıdık simalara selam verdikten sonra, UÇK Grind tayfasıyla ayaküstü biraz laflayıp içeri girdim. Grup o sırada soundcheck yapıyordu. Makyajsız haldeydiler ve sahne kostümleri de üzerlerinde değildi. O halleriyle sonradan Polonyalılar gibi dursalar da soundcheck sırasında çıkardıkları ses ve sahnedeki duruşlarıyla yaklaşık 1 saat sonra başlayacak olan konserin nasıl geçeceğinin de sinyallerini veriyorlardı adeta.

Grup, gümbür gümbür bir soundla ses kontrol işlemlerini bitirdikten sonra soyunma odasına geçti. Sahne arkasına grubun logosunu taşıyan büyük branda gerildi, sahne spotları kapatıldı, CD'den müzik çalınmaya ve son olarak da seyirciler içeri alınmaya başlandı. Çalan müzik eşliğinde biraların yudumlandığı yaklaşık 1 saatin ardından ön saflar sıklaştı ve grubun sahne almasına dakikalar kala seyircilerden "Behemoth Behemoth" sesleri yükselmeye başladı. Mekânda kulis sahne arkasında olmadığı için grup elemanları seyircilerin arasından geçerek sahneye çıkmak zorundaydı ve bunu Bronx'ta sahne alan her yabancı grup gibi zor da olsa başardılar :)
Saatler 21.30'u gösteriyordu. Sahne spotları açıldı ve karşımızda tüm görkemiyle Behemoth vardı! Yaklaşık 1 saat önce gayet normal görünen bu adamlar asıl şovda imajları ile ne kadar etkileyici olduklarını da gösteriyorlardı.

Nergal, Orion ve Inferno üçlüsünün başı çektiği şov, bu üçlünün seyirciyi şöyle bir süzmesi ve ardından yükselen "yeaaah" sesleri arasında başladı. Ama ne başlamak Toplam 1 saat 10 dakika boyunca Bronx Club'ta o güne dek gerçekleşen en görkemli Metal konseri gerçekleşti! Grup seyircilerin de çok istediği hemen hemen tüm bilinen şarkılarını çaldılar. Özellikle "From The Pagan Wastland"ın girişinde Nergal'ın "Where are we from?" (Nereliyiz biz?) diye peş peşe bağırması ve seyircilerin de hep bir ağızdan "The Pagan Wastland" diye karşılık vermesi süperdi. Birçok şarkıdan önce Nergal'ın "şeytan" kelimesini Türkçe telaffuzla seslendirmesi ise konserin en ilginç ve hatırda kalacak anlarıydı. "Decade Of Therion" ortamda büyük pogo hareketlerine ve headbang mevzularına sebep olurken, "Demigod" albümünden çıkan ilk single ve müthiş klibiyle dikkatleri çeken parça "Slaves Shall Serve"de konserin en coşkulu anları yaşandı! "Conquer All" ve "Blackest Of The Black" ise coşkunun had safhaya vurduğu diğer Behemoth parçalarıydı.
Özellikle grubun frontmani Nergal sahnede oldukça karizmatik bir müzisyen. Grup, tekniğin yüksek sınırlarda olduğu zor bir müzik icra etse de sahne şovlarından asla ödün vermiyorlar ve bu özelliklerini İstanbul konserlerinde de aynen korudular. Her ne kadar Bronx'un sahnesi Behemoth gibi sahnede hareketli gruplar için oldukça küçük olsa da grup buna rağmen hemen hemen her şarkıda tüm seyircileri mest etmeyi başarmıştı. Şarkıların başındaki anonslar, şarkılar başlar başlamaz sahnedeki dört elemanın da aynı anda pervane headbang'e başlaması, aynı anda durmaları, şarkının solo kısmında Nergal'in soloyu atacak olan gitaristi işaret etmesi, Orion'un devasal bass gitarıyla ortamı inletmesi Kısacası kolay kolay unutulmayacak olan bir geceydi

Kuzeyden geldiler; hızlı, soğuk ve acımasız bir rüzgâr estirdiler ve gittiler!!!

Tekrar bekleniyorsunuz Behemoth!!!



 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: