MÜZİK ODASI

Festival Ruhu İ.T.Ü.'deydi

Sadi Tirak - 30 Nisan 2006


17-21 Nisan 2006 İstanbul

İ.T.Ü. Ayazağa Kampüsü, Maslak

İ.T.Ü. ROCK FESTİVALİ

Bu yıl sekizincisi düzenlenen İ.T.Ü. Rock Festivali, İ.T.Ü. Rock Kulübü'nün şimdiye dek organize ettiği en kapsamlı ve en başarılı etkinlikti hiç kuşkusuz ki. Geçtiğimiz yıl nispeten daha az seyirci katılımının yaşandığı ve açık hava atmosferinin son gün yağan yağmur sebebiyle sekteye uğradığı festival, bu yıl tam anlamıyla 4-4'lüktü!


Hafta boyunca saat 14.00'dan gece yarısına kadar süren festival boyunca canlı performansların olduğu 3 gün içinde (ilk iki gün sadece söyleşi ve film gösterimleri yapıldı) toplam 24 grup sahne aldı. Line-up'da konserlerini izlemek istediğim grupların son iki gündeki sıralama içerisinde yer alması sebebiyle festivale son sadece Perşembe ve Cuma günleri katıldık.


PERŞEMBE:

Saat 18.00 sularında alana vardığımızda karşılaştığımız manzara, festival afişlerinin bir hafta boyunca İstanbul'daki bazı billboard'lara asılmış olmasının doğal bir sonucu olarak göze çarpıyordu adeta. Katılım beklediğimizden çok çok fazlaydı ve bu da festival ruhu takipçileri olarak bizleri sevindiren bir etkendi.


K.E.K.: Hareketsiz sahne performansları ve öylesine cıvıl cıvıl bir ortamda neden sahne aldıklarına bir anlam veremediğimiz sıkıcı müzikleriyle K.E.K. bizi karşılayan ilk gruptu. Zaten Pickpocket'ı kaçırmış olmaktan dolayı üzgün olan bünyelerimiz K.E.K.'in olağanüstü bayık sahne performansının de etkisiyle çareyi alkol tüketmeye başlamakta bulmuştu. Geçen sene festivalin ana sponsoru Tekel Birası'ydı. Fakat bu sene alanda Efes satılıyordu. K.E.K.'in sahneden inmesi 45 dakikayı buldu ve sıra nihayet distortion sesi duymaya gelmişti!

ELECTROCUTE: Daha önce de İstanbul'da çeşitli bar ortamlarda birkaç defa konserlerini izlemiş olduğum Thrash Metal grubu Electrocute, ilk şarkılarından itibaren distortion yüklü sound'larıyla beklediğimiz ve istediğimiz müzikal ortamı oluşturmaya başlamıştı.  2004 yılında çıkardıkları demo CD'leri "Receive The Evil"deki şarkılarının yanı sıra Testament ve Kreator coverlarıyla da geçen senenin aksine sahne önünde toplanmayı tercih eden kalabalığı coşturmayı başardılar.


DEFINITIVE: O gün orada bulunmamızın en büyük nedeni olan grup, aşinası olduğumuz klasik sahne performanslarından birini sergiledi. Hastası olduğumuz Definitive şarkılarını uzun bir aradan sonra yeniden canlı dinlemek keyif vericiydi fakat grupta yıllardır devam eden sahne tutukluğu sorunu hala giderilmiş değil maalesef. Grubun beyni Fırat ve davulcu Çağrı dışında diğer iki eleman sahnede ısrarla hareket etmemeye ve isteksiz görüntüler çizmeye devam ediyorlar. Grup eğer çaldığı müziğe yakışan bir sahne grubu olsaydı zaten şu an çok daha farklı durumda olurlardı diye düşünüyorum. Neyse ki biz artık grubun "one man show" tadındaki sahne performansına alıştık. Bu arada yeni şarkılar da benden geçer not aldılar şimdiden. Umarım yakın zaman içinde grubu artık kayıtlardan dinleme şansına kavuşacağız. İnanın sizler de (henüz dinlemediyseniz) dinleyince seveceksiniz bu grubu!

TİBET AĞIRTAN VE KIRIK KALPLER: Mavi Sakal'dan tanıdığımız Tibet Ağırtan ve oldukça sıkı Rocker'lardan kurulu grubu Kırık Kalplerin izlediğim ilk konserleriydi ve rahatlıkla şu yorumu yapabilirim: "Bu adamlar Türkiye'nin Deep Purple'dır!"

Mavi Sakal'ın eşsiz şarkısı "İki Yol" ile konsere başlayan grup, sonraki şarkılarda oluşacak olan muhtemel "İki Yol" tezahüratlarını da daha baştan engellemiş oldu böylece. Üniversite gençliğinin ve festivale bizim gibi dışarıdan katılan seyircilerin oldukça coşkulu bir şekilde sahnede icra edilen şarkılara gösterdiği eşlik ile birlikte ortaya tam anlamıyla Rock'N'Roll dolu bir şov çıktı.

Tibet Ağırtan sahnede son derece sevimli ve bir o kadar da cool tavırlara sahip bir müzisyen. Ona eşlik eden grup arkadaşlarının her biri de son derece profesyonel ve enstrüman hâkimiyetleri son noktalarda olan eski-okul Rocker'lar! Hal böyle olunca da onları sahnede izlemek bambaşka bir keyif oldu bizim için. Hele bir de playlistlerinde 6 Mart 2006 tarihinde dünya gözüyle izleyebildiğimiz efsane isim Jerry Lee Lewis'in unutulmaz hiti "Wholla Lotta Shakin'"e yer vermeleri, geceyi daha da özel ve unutulmaz kıldı bizim için!

CUMA:
Festivalin line-up olarak bizce en önemli günü olan son gün; acar muhabir, Progresif Metal uzmanı, Iron Maidenolog Doğu Yücel ile erken saatlerde alandaydık. İlk iki grup olarak sahne alan Apoplexy ve Arcane'in performanslarına yetişememiştik fakat en çok izlemek istediğimiz gruplardan biri olan Dreamtone henüz konserine yeni başlamışken sahne önündeki yerimizi de aldık.

DREAMTONE: İlk albümleri "Sojurn" ile yeni çıkış yapan gruplardan olan Dreamtone, müzikal anlamda odak noktama yakın olmayan bir tarz icra ediyor olsa da sahne performansları açısından iyi olduklarını söyleyebilirim. Özellikle vokal melodileri ile yer yer "yerli Blind Guardian" çağırışımı uyandıran grupta vokalist Oganalp'ın hareketli performansı ve gitaristlerin fazla hareketli olmasalar da gezici sahne performansları grubu izletmeye yeten etkenlerin başında geliyordu. Eğer gitaristler de Oganalp'ın yerinde durmayan tavrına eşlik edebilirlerse Dreamtone konserlerini izlemenin çok daha eğlenceli olacağı kesin. Şimdilik sahne tutukluğunu üzerinden atamamış gibi görünüyorlar. Verdikleri konser sayısı arttıkça bu durumun ortadan kalkacağı potansiyeline sahip oldukları da belli bu arada.

Grup normal süresini tamamlamış olmasına rağmen sahneye geri dönüp bir de Blind Guardian cover'ı patlatınca, grubun zaten fan'ı olan Doğu da önlere fırladı bir anda. Şarkıya eşlik etmekten düzgün fotoğraf çekemediği, görsellerden belli oluyordur zira :)


BLEED MYSELF TONIGHT: Türkiye'nin en iyi Metalcore gruplarından biri olan Bleed Myself Tonight; özellikle vokalistlerinin bitmek bilmeyen sahne enerjisiyle dikkat çekti. Mikrofonu tutuşundan, sahnedeki tavrına kadar Amerikalı Metalcore gruplarının vokalistlerinden farkı yoktu.

In Flames ve As I Lay Dying cover'ları ile de şahsen takdirimi kazanan grupta sadece vokalistin coşması ise grubun genel sahne duruşu açısından bir handikap. Unearth ve Lamb Of God t-shirtleriyle sahneye çıkan gitaristlerin de o grupların elemanlarının sahne performanslarını örnek almalarını öneririm. Zira icra ettikleri müzik, dünyanın her yerinde oldukça ateşli sahne şovlarıyla çalınıyor. Sahnede çakılı çalan Metalcore grubu, bir dakika bile yerinde durmayan elemanlardan kurulu Doom grubu kadar abestir :)


UÇK GRIND: Bakırköy tayfasının coşkulu desteğiyle sahne alan grup, alanda gerçekleşen en büyük pogo ve headbang faaliyetlerine de sebep oldu. 2006 başında çıkardıkları ilk albümleri "The Human Race Must Be Destroyed"dan çaldıkları parçalarla özellikle ön taraflarda kelimenin tam anlamıyla kaos yaratan grupta sahne duruşu da her zamanki gibi kusursuza yakındı.

Şimdiye dek izlediğim en iyi UÇK Grind şovlarından biriydi. Tabii bunda sahne, ekipman, sound, ortam ve seyircinin de etkisi yadsınamaz.

Her zamanki başarılı sahne performanslarından birini sergileyen grup, kendilerini izleyen yaklaşık 800 öğrenci ile birlikte seslendirdi şarkılarını. Sahnedeki sound iyi olunca, Catafalque'ın bayan vokal ve klavye destekli müziği de hakkıyla icra edilmiş oldu böylelikle. Grubun (Rock Republic Festivali dışında) şimdiye dek verdiği en kalabalık açık hava konseriydi.


SOUL SACRIFICE: Bu grubu sevmemek, canlı performanslarını izlemek istememek, "Stranded Hate"deki şarkılara canlı eşlik edememek gibi şeyler Soul Sacrifice'ı bir kere bile dinlemiş olan biri için imkânsız gibi hemen hemen!

Maxim'in ninja imajıyla çıktığı sahnede, Feyzi klasik sakin ve cool tavrıyla performansını sürdürürken her zamanki gibi şovu sürükleyen isimler davulcu Onur ve vokalist Özgür'dü. Soul Sacrifice da Rock Republic'ten beri çaldığı en kalabalık kitleye çalıyordu ve ilk defa bir açık hava festivalinde gece sahne almışlardı.
"Stranded Hate” adlı albümlerinin tüm şarkılarına playlistinde yer veren grup ekstra olarak Sepultura cover'ı "Chaos A.D.”yi ve Maxim ile Feyzi'nin sahneden ayrılıp Murder King'ten Alper'in katılımıyla Metallica'dan ”Frantic”i çalınca alandaki hemen herkes coşmuştu.

Grup sahneden uzun süren alkış ve tezahüratlar arasında inerken, alanda kalan kitlenin False In Truth için yeterli enerjiye sahip olup olmadığı merak konusuydu.


FALSE IN TRUTH: Discrapency grubundan gitarist Orçun'un kadroya (Fırat'ın yerine) katılması ve Alper'in yerine de yedek oyuncu Toygun'un kadrolu eleman olarak atanmasının ardından grup yeni kadrosuyla ilk defa sevenlerinin karşısındaydı. Hem de unutulmayacak bir şovla

Sahnedeki fişeklerin püskürttükleri alevlerin arasında harikulade bir görüntüyle sahne alan grup için; sahne duruşlarından, sound'larına kadar her şeyin 4-4'lük olduğunu söyleyebilirim.
O saate kadar alanda kalmayı tercih etmiş olan yaklaşık 500 kişi False In Truth büyüsüne kapılmış bir şekilde izliyordu bu coşku dolu konseri. Ön taraflar kelimenin tam anlamıyla kıyamet gibiydi. Stagedive'lar, pogo, slamdive, headbang Kısacası ne kadar Metal konseri "sünneti” varsa hemen hepsi

Grup kendi şarkılarının yanı sıra playlistinde yer verdikleri Carcass ve Six Feet Under coverları ile de resmen kırdı geçirdi!
Benim izlediğim en iyi False In Truth konseriydi

Sonuç olarak İ.T.Ü. Maslak kampüsünün doğayla iç içe harikulade ortamında, süper bir sahne ve ses sistemi ile ve seyircilerin de coşkulu katılımıyla çok güzel iki gün geçirdik. Bu güzel organizasyona imza atan ve festivalin kusursuza yakın işlemesini sağlayan tüm İ.T.Ü. Rock Kulübü tayfasına teşekkürü borç biliriz.


Seneye yeniden görüşelim


Fotoğraflar: Doğu Yücel (Iron Maiden), Özgür Özkan (Soul Sacrifice)



Tanju Can'ın başını çektiği sahne şovu olayında UÇK'ya rakip olarak gösterilebilecek bir Metal grubu yok henüz yerli piyasada. Konserin başında sahneye meşale ile çıkan Tanju, sonlara doğru pek çok kez yaptığı gibi sahneden atlayıp seyircilerin arasına karıştı ve onlarla birlikte söyledi şarkılarını.


CATAFALQUE:
2006 yazında ikinci albümlerini çıkarma planları ve hazırlıkları yapan grup, Rock Republic'ten sonra ilk defa bir açık hava festivalinde güneş battıktan sonra sahne aldı. Bir Doom Metal grubunun sahne alması için daha güzel bir saat olamazdı nitekim.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: