MÜZİK ODASI

Dünya Yeraltı Metal & Hardcore'unun İlham Perileri DRI İstanbul'da

Atlantisten Gelen Adam - 8 Şubat 2011

Hayatta bazı şeyler, çoğu insan için yalnızca bir kere olur ve biter. Deliler, felaket tellalları, ecinniler, hastane kaçkınları, sapkınlar, hayat arsızları, hayvanetiyemişler, löpoğlanları, gulibikler, yatacakyeriolmayanlar, mantaratolar, iblisler, şerefler ve uyumsuzlar gibi, toplumun "üst-üste pinmiş damarları" diye nitelendirebileceğimiz sınıfsal katmanları hariç; gündelik yaşamın sıradan boğuculuğuna teslim olan insan postuna bürünmüş hilkat garibeleri için hikaye tek bir cümlede özetlenebilir: "Yaşandı Bitti Saygısızca..."

Velakin, en yeknesaklık peygamberi gibi duran biçarenin hayatına bir bakın, eğer dürüst bir ortamda, o ana kadar ki yaşamında en özgür anlarını tahlil etme imkanı olabilseydi eğer, işte o yalnızca bir kere dahi de olsa "Yaşanan ve Saygısızca Biten" anlara kaside düzmek için elinden geleni ardına koymayacaktır sözkonusu kişinin en azından bilincinin dışı ya da sol omzundaki meleğin ruhani sesi!

Çoğu insan için yalnızca bir kere olan ve biten ve aslında tüm ömr-ü hayatının hazinesi gibi olan bu anlık durumlar çeşitlidir:

-Hayatını islami yaşam tarzına göre örgütlemeye karar vermiş bir "kapalı kadın"ın mesela, ilk gençliğinde barlara gidip hiç tanımadığı bir erkek ile ilk öpüşmesi;

-Artık orta yaşa gelmiş, mesela ülkücü bir kabadayının, yine onlu yaşlarını deneyimlerken diyelim, babasının dayağına ve baskısına direnen asi zamanlarında, günah birasından aldığı bir yudum,

-Bir plaza kölesinin, geçmişindeki berduş zamanlarında kan-kardeşiyle çektiği bir illegal esrar dumanı,

-Artık evlenmiş, barklanmış bir genç kadının, uygunsuz ve uyumsuz "eski sevgilisi" ile yaşadığı, insanüstü vahşi ve terli zamanlardan kalma, içini hem acıtan hem zevklendiren bir titreşim anı,

-Belki dükkanındaki stok malların irsaliyesini kontrol etmekle sınırlandırılmış paranoyakça bir hayata uyum sağlamış, çırağını ezmek dışında hiçbir hobisi kalmamış bir esnafın, ergenlik döneminde ilk ve son kez gittiği bir heavy-metal konserinde ilk ve son kez hissettiği bir özgürlük kıvılcımı…

Yurdum Yurttaş Kane'lerinin Gül Tomurcukları yani…

Hangi güdülenme, bu aslında hayatının en kıymetli hazinesi olan anlar toplamını reddetmeye götürür insanı, bunu ben bilemem.

Başta dediydim ya, deliler, felaket tellalları, ecinniler, hastane kaçkınları, sapkınlar, hayat arsızları, hayvanetiyemişler, löpoğlanları, gulibikler, yatacakyeriolmayanlar, mantaratolar, iblisler, şerefler ve uyumsuzlar bu gündelikliğin birşekilde dışındadır çünkü ya da öyle hissetmek için geçerli pek çok nedenleri vardır.

Ama ve eminim ki, şu ülkede, çoğu insan için, geçmişte kısa bir zaman diliminde dahi olsa DRI fanı olmak, tıpkı yukarıda bahsettiğim diğer özgürlük hissiyatları gibi özel anlam taşıyordu büyük bir ihtimalle...

Yaşadığım coğrafyada, artık gündelikliğin kölesine dönüşmüş ve durumundan memnun(?) bir kısım "normal" ademoğullarının, normallik cennetinin elmasını koparıp ısırmayı "tercih ettikleri" dönemin şahidi; mesela giyilen bir DRI tişörtü olabilirdi.

"Dünyanın en hızlı grubu lan bu!" diyerek şaşılan bir mahalle delikanlılığı muhabbeti, yine DRI plağının bininci kere kopya edilmiş bir kasedi üzerinden yapılabilirdi.

"Basa bak lan, basa bak lan!!!" diye hayret edilen o heyecan verici an, kim bilir bugün hangi manavın ya da bir elektrik ustasının veya da bir ordu mensubunun, gerçekten mutlu, özgür ve asi olduğu ancak artık bir tek bilinçdışılıklarının dehlizlerine ait gezinen birer kör hatıraya dönüştüğü yaşanmışlıkları idi.

"Lan olm, Slayer'ın davulcusu Lombardo hep DRI tişörtüyle çıkıyor konserlere ulan!" geyiği, mesela bugün, penceresi dahi olmayan bir muhasebe ofisinde, tozlu kanserojen dosyalar arasında boğulmakta olan bir katibin cap-canlı dönemlerine ait bir serzeniş idi, kimbilir?

Lafı çok uzattım, biliyorum. Ama lütfen, bu konseri izlerken aklınızdan bunları da geçirin.

Daha çok keyif almazsanız, namerdim.

DRI İstanbul konseri, 14 Mart 2011'de, Oldschool'da.

Gargamel 3 yaşında, kutlu olsun!

Dünya Yeraltı Metal & Hardcore'unun İlham Perileri DRI İstanbul'da
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: