MÜZİK ODASI

Devrimin Plastik İnsanları

Barış Alpertan - 24 Mart 2011

Beatles 1968 yılında "Revolution" isimli 45'liğini yayınlarken bir nevi o dönemin değişen politik koşullarının da sözcüsü olmak üzereydi. John F. Kennedy ve Martin Luther King, Jr. suikastleri ile Amerika'da tırmanan gerilim, Vietnam Savaşı'nın kazanabilirliği konusunda Amerikan kamuoyunun fikrinin değişmeye başlamasıyla birlikte en üst seviyeye gelmişti. Öte yandan, okyanusun diğer tarafında, özellikle Mayıs ayı itibari ile öğrenci ve işçi grevleri başlamış; karşıt-kültür hareketleri egemen sisteme karşı bir başkaldırı yöntemi haline gelmişti.

1968 senesi insanlık tarihi adına bir dönüm noktası oluşturmakta iken, Çekoslovakya eski devleti içinse daha özel bir anlam ifade ediyordu. 60'ların sonlarına yaklaşırken Stalinist lider Novotny'nin yerini daha liberal reformları olan Alexander Dubcek'in alması Çekoslovak devletinde resmen "Prag Baharı"nın başladığının habercisi idi. Stalin'in baskıcı rejiminden uzaklaşıp daha demokrat bir sosyalizm kurmayı amaçlayan Dubcek bu amaç doğrultusunda Batı ile hem ekonomik hem de kültürel açıdan daha yakın ilişkiler kurmaya başladı. Bunların neticesinde, konumuzla alakalı olarak, misal Manfred Mann ve Louis Armstrong gibi jazz/rock müzisyenleri devletin başkentinde daha sık konser verir oldular. Bu tür dünya çapında müzisyenlerin ziyaretleri ülkenin amatör müzik sahnesinin gelişiminde de büyük katkıda bulundu, Çekoslovakya'nın ilk beat müzik festivali 20 ve 22 Aralık 1967 tarihleri arasında Prag'da yapıldı.

Dubcek'in liberal reformları ile sosyalist halkını Batı'nın etkileşimlerine daha hassas bir hale getirmesinden kaygılanan Sovyet Rusya, diğer Varşova Paktı ülkelerinin de desteği ve 175 bin kişiden oluşan ordusu ile 1968 yılının 21 Ağustos'unda Çekoslovakya'yı işgal eder. Dubcek parti başkanlığından feragat ettirilirken yerine daha az ılımlı olan Gustav Husak yerleştirilir. Husak'ın devletin başı konumuna gelmesi ile Prag Baharı'nın yarattığı etkiler birer birer toplumdan silinmeye başlanır ve Çekoslovakya böylece bir "normalizasyon" dönemine girer. Husak'ın uyguladığı politikalar neticesinde, 1970'lerin başları ile birlikte Prag başta olmak üzere ülkenin önde gelen müzik klüpleri birer birer kapanmaya başlar. Uygulanan sansürler ile grupların İngilizce bir isim almaları yasaklanır ve yazdıkları metinler devletin kurumlarınca gözden geçirmeye tabi tutulur. 

Devletin uyguladığı kültürel baskılar sonucunda Olympic gibi kimi köklü rock grupları tarzlarını daha yumuşatma yoluna giderken, bazıları ise devletin onay vereceği tarzda, sosyalizmi öven sözler yazarak hükümetin koruyucu kanatları altında kariyerlerini sürdürmeyi uygun bulur. Fakat Husak kabinesinin uyguladığı bu yıldırmaya yönelik tavır aynı zamanda, özellikle Bohemya bölgesi başta olmak üzere, ikincil bir alt kültür oluşturur. Kahramanlarımız Plastic People of the Universe grubu üyeleri ise işte tam bu noktada sağladıkları öncülükleri ile devletin  kontrolü dışında gelişen bir rock müzik akımının bayrak taşıyıcısı haline gelmişlerdir. İsmini Frank Zappa'nın meşhur şarkısından alan grup, devletin koyduğu kuralları yok sayarak ve bunların dışında hareket ederek o dönemki baskı rejimine yaptıkları müzik ile bir karşı duruş sergilemişlerdir. Şarkı sözü olarak kullandığı metinler de onların bu kültürel başkaldırıdaki rolünü en iyi sembolize eden unsurlar olmuştur (1).

Devrimin Plastik İnsanları

1974 yılı itibariyle o zamana kadar derinden gitmekte olan bu "ikinci kültür hareketi" hükümet yetkililerinin de dikkatini çekmeye başlamıştır. Aynı yılda grubun vereceği konserler büyük ölçüde iptal edilmiş, veya grubu izlemek için trenle Bohemya bölgesine kadar gelen genç müzikseveler grubun performansı yerine sadece kilometrelerce uzanan polis kordonları ile karşılaşmışlardır. Benzer bir olayda rock müzik fanları ile polis çatışmış, çok sayıda insanın yaralandığı ve 6 rock müzik dinleyicisinin de hapis cezasına çarptırıldığı bu olay "Ceske Budovice Katliamı" olarak tanımlanagelmiştir.

Grubun sistem karşıtı aktivitelerinden yılmış olan hükümet sonunda bu müzik ile mücadelede hukuki yollara başvurur ve grubun iki üyesi olan Ivan Jirous ve Vratislav Brabenec'i (dönemin diğer müzisyenleri Pavel Zajicek ve Svatopluk Karasek ile birlikte) tutaklayarak hakim karşısına çıkarır. Resmi iddanameye göre bu dört müzisyen şarkı sözlerinin aşırı müstehcenlik ile birlikte anti-sosyalist ve anti-sosyal etkileşimler ile nihilizmi yüceltmesi suçlamalarıyla 8 ila 18 ay arası hapis cezalarına çarptırılırlar. Grubun 1989 yılında gerçekleşen Çek Kadife Devrimine dolaylı yoldan etkisi de işte tam bu noktadan itibaren başlar.

Bu müzisyenlerin haksız yere cezalandırılmalarına tepki gösteren yazar ve grubun arkadaşlarından Vaclav Havel, bir çok Çekoslovak sanatçı ile birlikte "Charter 77" olarak adlandırdığı bildirgeyi kaleme alır. Bu bildirge en basit insan haklarının tanınması yolunda attığı adımlarla, yine Havel tarafından kendi kitabında, Çek tarihinin en önemli ikinci vakası olarak yorumlanmıştır (Birincisi devrim olma sureti ile). Bu insan hakları bildirgesi de ileride Kadife Devrim ile birlikte kurulacak Çek Cumhuriyeti'nin ilk başbakanı olacak Vaclav Havel'in de hapise girmesine ve pek çok politik görüşünün şekillenmesine yol açacaktı.

Görüldüğü üzere "sıradan" bir rock grubu ve tek isteği özgürce rock müzik yapmak olan "Plastic People of the Universe" hem sistem karşıtı duruşu ile hem de yaşadığı olaylar neticesinde kendilerinin kurulmasından neredeyse 20 yıl sonra gerçekleşecek bir halk devriminin en önemli figürlerinden biri olmuşlardır - ki bu bizzat Havel tarafından da kabul edilmiştir. Plastic People'ın hikayesi sadece bir hegemonya karşıtı duruşu değil, alternatif kültürlerin egemen sistemin dayanaklarını alt üst etmede ne denli önemli bir güç oluşturduğunu da simgelemektedir.

Not: Bu yazı Barış Alpertan'ın rızasıyla www.octopedia.org/ sitesinden alınmıştır.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: