MÜZİK ODASI

Deli Kasap'tan Offspring'e iade-i itibar

Barış Alpertan - 20 Ekim 2011

Modern Toplumun Dölleri

Bu yazıda amaç The Offspring'i keşfetmek değil, "yeniden keşfetmek". Çünkü, gelin itiraf edelim, ilk seferinde şarkılarına "aha aha" diye yüksek sesle eşlik ederek biraz yüzeysel davrandık. Zamanla büyüdükçe de The Offspring'in müziği lise yıllarından arkadaşlarla yapılan nostalji muhabbetlerinin hafif utançla anılan bir mezesi haline getirildi. "Ergen derler" korkusu ile dertlerini kendi içine atan, Pink Floyd dinlemeyi bir statü sembolü haline dönüştüren ama en önemlisi grupları hep belli kalıplar ve şablonlar dahilinde değerlendirme alışkanlığına sahip bir jenerasyonun bireyleri olarak Offspring'in müziğini sanki hakettiğinden daha çabuk ve kolay tükettik. Bu yazıda başka işim yokmuş gibi bunun derdine düşeceğim.

Deli Kasap'tan Offspring'e iade-i itibar
Her ne kadar yaygın bir biçimde müzikleri punk olarak sınıflandırılsa da, Offspring 70′ler sonu İngiliz işçi sınıfı realitesini yansıtan The Clash, The Damned, Buzzcocks vb. gruplardan çok daha farklı bir sosyolojik gerçekliği temsil eder. Amerika'da Cumhuriyetçilerin ve neo-conların en büyük güce sahip oldukları kentlerden biri olan Orange County'nin banliyö mahallelerinde ortaya çıkan bu müzik (bölgenin Meksika sınırına olan yakınlığı sebebiyle yoğun göç alması, bu yüzden bölgede yaşayan Latin kökenli nüfusun çok olması kültürel açıdan grubun müziğini de etkilemiştir), bir sınıfsal çatışmadan çok değişen "yeni dünya düzeninin" bir sonucudur. Offspring, Neo-liberal doktrinlerin sesinin iç politikada her zamankinden daha fazla duyulduğu, Berlin Duvarının yıkılması ve Körfez cephesinin açılması ile askeri ve politik hegemonyasını "Orient"e değin uzatmış bir ülkede kendi nesillerinin yaşadığı günlük problemlere ses vermiş; modernizmin cici yüzünü yansıtması gereken banliyö hayatının olumsuz yanlarını kendi müziğinde somutlaştırmıştır. Neredeyse Kantçı sayılabilecek bir epistemoloji çerçevesinde grup kendini toplumun bir ürünü olarak yorumlamış (I'm a product of my environment/so don't blame me - Americana), bu yüzden kendi jenerasyonunun yaşadığı problemler için muhafazakar Amerikan toplumunun temelini oluşturan orta-sınıf Amerikan ailelerini sorumlu tutmuştur. Offspring şarkılarında yaygın bir tema olan bu "nesiller çatışması", Cumhuriyetçi hükümetin ve sivil toplum örgütlerinin gençliği korunması ya da tedavi edilmesi gereken bir olgu olarak görüp bu yönde düzenlemeler yapmasına karşı bir direnç noktası olarak kullanılmıştır (We're not the ones who leave the homeless in the streets at night/We're not the ones who've kept minorities and women down - Not the One).

"Gençlik" Offspring şarkılarında sıklıkla tekrarlanan bir tema olduğundan, bu kavrama niteliğini ve özünü kazandıran 60lar mod ve beat kuşaklarına aynı sıklıkla göndermeler yapılması bir manada kaçınılmazdır. Bunun en bariz örneği The Who'nun 60ların optimizmini yansıtan parçası "The Kids Are Alright"ın Offspring tarafından 90lı yılların jenerasyonuna adapte edilip, daha karamsar "The Kids Aren't Alright" halini almasıdır. Offspring tarafından The Who'ya yapılan göndermeler bu örnekle sınırlı değildir: Roger Daltrey'nin rock tarihinin kült parçalarından biri olan "My Generation"da "g" harfini kekeleyerek söylemesi yine benzer bir biçimde Dexter Holland tarafından Americana şarkısında kendi neslinin tüketim aşırılığından oluşmuş sabırsızlığını nitelerken kullanılmıştır. Hem The Who, hem de The Offspring farklı dönemlerde benzer bir gayeye, kendi kuşaklarının değer yargılarının korunmasına, sahip olmuş olsalar dahi bardağın yarısını görme konusunda birbirlerinden ayrılmışlardır. Yaşam, The Who ve 60lar gruplarının geneli için eğlenmekten ibaret ve kutlanması gereken bir olgu iken Offspring'in müziğinde ancak "yarın olmadığı" için anlamını kazanmaktadır (We are the ones who are living under the gun every day/You might be gone before you know so live like there's no tomorrow - Nitro (Youth Energy).

Bütün bu zengin içeriğine rağmen Offspring'in bir Nirvana ya da Pearl Jam gibi kendi neslinin sözcüsü haline gelememiş olmasının en önemli sebeplerinden biri grubun müziğinin ticari eksenlere kayması değil, aksine kendi nesline ve hatta dinleyicisine üstteki gruplardan daha eleştirel bir perspektiften bakmış olmasıdır. Bu bağlamda Offspring için aileler ya da kendilerinden yaşça büyük herkes nasıl bir tehdit unsuru ise, her trendin peşinde koşan (I'm not a trendy asshole/I do what I want, I do what I feel like - Smash), özenti (You know it's kind of hard just to get along today/Our subject isn't cool but he thinks it anyway - Pretty Fly) ve sadece havalı olduğu için her şeyden nefret edip (I hate the office, I hate the Quad/Don't wanna learn nothing I want to be a slob - Cool to Hate) dünyayı değiştirmek için uğraşmayan (You don't want to change the world like you say/You're in it for yourself/No one else - Change the World) yaşıtları da Offspring'in satirik dilinden kendi paylarına düşeni almışlardır.
İronik bir biçimde, bahsettiğimiz bu nüktedan dilin en iyi örneği bir şarkıdan ziyade "intro" olarak addedilebilecek "Disclaimer" parçasında ortaya konmuştur. Parents Music Resource Center (PMRC)'ın popüler müzik albümleri üzerinde uyguladığı sansürcüyü politikayı eleştiren bu "şarkının" sözleri şöyledir:
"Ladies and gentlemen
Welcome to the disclaimer
That's right, the disclaimer
This American apple pie institution
Known as parental discretion
Will cleanse any sense of innuendo or sarcasm
From the lyrics that might actually make you think
And will also insult your intelligence at the same time
So protect your family.
This album contains explicit depictions
Of things which are real.
These real things are commonly known as life.
So, if it sounds sarcastic, don't take it seriously.
If it sounds dangerous,
Do not try this at home or at all.
And if it offends you, just don't listen to it"

The Offspring'in ilk albümünde kullandığı sert politik retorik (Tehran, Kill the President) her ne kadar Sovyetlerin zayıflaması ile süpergüç haline dönüşen ve Irak'ta girişilen savaş sonucu liberal muhalefetteki seslerin kısıldığı Amerika'da pek çok muhafazakar Cumhuriyetçiyi sinirlendirmiş olsa da, zamanla yerini hayatın daha somut gerçeklerini konu edilen parçalara bırakmış; bütün bu şarkılar da netice itibari ile ticari açıdan başarılı olmuş bir kaç Offspring şarkısının arasında kaybolmuştur. Yine de bu parçalar günümüzde kültürel değerlerini göreceli olarak kaybetmiş olsalar dahi, bir dönemin sözcülüğünü yapmış olmasından mütevellit her zaman önemlerini koruyacaklardır.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: