MÜZİK ODASI

Cenk Ünnü ile PENTAGRAM'ın Dünü, Bugünü (Özel Röportaj)

Serpil Kurtay - 23 Haziran 2010

Cenk Ünnü ile PENTAGRAM'ın Dünü, Bugünü (Özel Röportaj)

Son zamanlarda birçok internet sitesinde Pentagram ile ilgili ilginç tartışmalar oluyor. Dağıldı söylentileri, uzun süredir albüm çıkarmamaları ile ilgili eleştiriler, en çirkini de Murat İlkan'ın rahatsızlığı üzerinden sarf edilen saçmalıklar… Bunların hepsini bir bilenle konuşalım istedim. Aklıma ilk gelen isim de doğal olarak, hem kendisini hem de sohbetini çok sevdiğim, Pena Müzikevi'ne her gittiğimde güler yüzü ile karşılaştığım Cenk Ünnü oldu. Gerçi son zamanlarda uğradığımda yüzü pek gülmüyordu ve canı da epey sıkkındı. Kolay değil… Kaç yıllık dostunun rahatsızlığıydı söz konusu olan… Konuşmayı pek istemese de, kırmadı bizi… Pentagram'ın kurulduğu ilk günlerden başladık sohbetimize… Murat'ın adı her geçtiğinde içi burkula burkula cevapladı sorularımızı… Hem eski günleri yad ettik hem de son günlerdeki gelişmelerle ilgili ilk ağızdan bilgi almış olduk.

İlk yıllar…
"1987'de kurulduktan sonra kendi imkanlarımızla konserler vermeye başladık. İlk başta Hakan vokal yapıyordu. Birçok gitarist değiştirdik. Bunların arasında Ümit Yılbar da var, maalesef askerde şehit oldu, kaybettik. Murat Net var, onun öncesinde Burak (Paker) var… Kimse bilmez ama o da dönemin müthiş gitaristlerinden biridir. Maalesef müziği bıraktı. İlk konserimizi düğün salonu gibi bir yerde yapmıştık. Ona Tarkan yetişememişti. Apar topar onun yerine Metallium'da da çalan Özgünal çalmıştı. Ondan sonra Tarkan'la bir araya iyice geldik ve Bursa'daki konserlerimiz oldu. O dönem Bursa'da çok güzel konserler olurdu. Çünkü Bursa'da Sedat Sarıcı vardı. Tam rock müziği ateşleyen, herkesi etkileyen, Şebnem ve Teoman dahil birçok kişiyi teşvik eden, yoksa müzik aletlerini bulan, kiralayan, her türlü bilgisini sunan, gruplarla tanıştıran bir insandı. Maalesef o İngiltere'ye gitti. Ondan sonra Bursa'da bu olaylar bitti. O dönemde biz İstanbul'dan Bursa'ya prova yapmaya giderdik. Düşünebiliyor musun?.. İstanbul'da da birkaç yer vardı ama kendimizi Bursa'da çok daha rahat hissederdik. Tarkan'ın evinde kalırdık. İlk bestelerimizi o dönemde yapmaya başladık. Vokal, Hakan'dı bildiğin gibi. Hakan hem gitar çalıp hem şarkı söyleyemiyordu, solo ihtiyacımız da vardı. Murat Net gelmişti Amerika'dan… (çok eskilere gittim şimdi)… Albümde Murat Net çaldı. Daha sonra yeni bir vokalist ihtiyacı doğdu, Ogün gruba katıldı. Gerçi unutmamak lazım Ogün'den önce Bartu bize vokalistlik yaptı. Şimdi İsveç'te yaşıyor. Onunla da epey konser vermiştik. Murat Net ayrıldı, Demir geldi. Demir'le Trail Blazer'in bestelerini yaptık. Demir, Amerika'daki GIT isimli müzik okuluna gitar eğitimi almak için gitti. Konserlere yine devam ediyorduk ve gitarist açığımız üzerine Metafor'da da çalan çok eski dostumuz Metin Türkcan geldi. 1992-93 gibi yurtdışı konserlerimiz oldu. Yurtdışına gittikten sonra bizim kafalarda epey değişiklikler oldu."

Değişim rüzgarları…
"O döneme kadar -gerçi ikinci albümde biraz farklılıklar var- ilk iki albümde, hep yabancı grupları kendimize örnek alıp, hep onlar gibi müzik yapmaya çalışıyorduk, tamamıyla hedefimizi yurtdışı üzerine kurmuştuk. Ama yurtdışına gittikten sonra o tarzda zaten birçok grup olduğunu, kendimizden de bir şey katmak ve farklı bir şeyler ortaya koymak gerektiğini gördük. Aynısını kopyalamanın doğru olmadığını, kattıklarımızla harmanlayınca istediğimiz müziğin ortaya çıkacağını fark ettik. O dönem de Ogün de kendi solo albümü için değişik tarzlar düşünüyordu. Kopma oldu. Murat (İlkan) o yıllarda gruba katıldı."

Murat İlkan'ın gruba katılışı…
"Biz zaten onu çok beğeniyorduk. Sawdust diye bir grubu vardı. Progressive Metal grubuydu ve bizim tam da yapmak istediğimiz müzik tarzına uygundu. Onun vokalinin cuk oturacağını düşünüyorduk. Hakikaten de öyle oldu. Anatolia'nın kayıtları sırasında Murat'la epey kaynaştık."

10. yıl…
"Demir, tekrar Amerika'dan geri döndü. Böyle bir kadro değişikliği oldu yine ve Anatolia albümü çıktı. O albüm, yüksek prodüksiyonlu bir albümdü. O dönemlerde Türkiye'de bazı şeyler değişmeye başlamıştı. Artık firmalar rock ve metal müziğe biraz daha prim vermeye başladı, klip kanalları çıktı, radyolar çoğaldı, basın daha çok desteklemeye başladı, fanzinler çıkıyordu. Şebek mesela, yarı fanzin sayılır. Biraz daha umutlu bir dönemdi. Müzikal aletlerinin bulunması kolaylaşmıştı. Türkiye'de distribütörler ortaya çıktı. Her şekilde iş daha kolaylaşmıştı. Asıl bizim zorluk çektiğimiz dönemler, Murat'tan daha önceki dönemlerdir. Hatta 1987 ile 1997 arası diyebilirim sana. Ondan sonraki dönemlerde konser salonları falan da gelişti. Anatolia için Raks'ın yan kuruluşu olan Tempo müzikle anlaşmıştık. Kayıt yapmamız için gerekli imkanları sundular. Albümden sonra "Popçular Dışarı" adı altında bir video kaseti çıkardık. Konser kaydı da yayınlandı. Şirketlerin zor duruma düşmesi, kriz, deprem vs. sebebiyle birçok firma gibi Tempo Müzik de battı. Biz de firma değiştirmek zorunda kaldık. O sırada ben dahil askerlik yapmayanlar askere gitti. Dönünce de Universal'le anlaşıp yeni albümün kayıtlarına başladık. Altyapı kayıtları Yunanistan'da oldu. Teknolojik olarak daha iyi cihazlar vardı, ekonomik olarak da Türkiye kadar pahalı değildi. Hem daha rahat bir ortam olsun istedik. Kayıt bitince eve gidip başka sorunlarla ilgilenmek yerine sadece albüme kanalize olduk. Vokal ve birkaç gitar kaydı hariç on günde tamamladık. Unspoken'i iki albüm olarak yayınlamak durumunda kaldık. Anatolia ve Unspoken, Amerika, Japonya dahil birçok ülkede yayınlandı. Onların teliflerini takip etmek mümkün olmadı ve bu gelirleri tamamen şirkete bıraktık. Ama bize yurtdışında bazı konser olanakları sundular. Mesela, Unspoken'dan sonra, senin de bildiğin Almanya'da çok önemli bir festival olan Wacken'de çalma imkanı bulduk. Yurtdışında Türkçe şarkılar istemedikleri için sadece İngilizce şarkılardan oluşan bir albüm olarak Unspoken ilk önce dünyada yayınlandı. Türkiye'deki albümde Türkçe parçalar vardı. Mesela İngilizce olmayıp tutulan Rammstein çok ekstrem bir örnek… Rock'ın, metal'in dili İngilizce… O nedenle iki albüm çıkarmak durumunda kaldık. Daha önce Anatolia'da da bu sorunla karşılaşmıştık. Sonuçta bundan sonra da Türkçe parça yapmaya çalışacağız. Büyük bir kitle bizden albüm bekliyor."

Cenk Ünnü ile PENTAGRAM'ın Dünü, Bugünü (Özel Röportaj)

20. yıl…
"2007'de büyük bir konser serisi başladı. Bostancı Gösteri Merkezi'ndeki 20. yıl konseri gerçekten çok büyük izdihamla, çok büyük ilgiyle karşılandı. Onun DVD'sini çıkardık. 1997'de çıkan "Popçular Dışarı" videosundan on yıl sonra bu kez DVD çıkardık. Çok iyi bir çalışma oldu. Tam istediğimiz kayıt kalitesindeydi gerçekten. Ama daha sonra Murat'ın hastalığı ortaya çıktı. Hastalığına rağmen kendisiyle bir sürü konserde beraber çaldık."

Murat'ın rahatsızlığı…
"Sesinde hiçbir sorun yok ama maalesef fiziksel olarak sorun yaşıyor. MS (Multiple Sklerosis) teşhisi konuldu, omurilik ile beyin arasında elektrik mekanizmasındaki sorun, bazen ayaklarını kilitlenmesine sebep oluyor. Bu da Pentagram'ın yüksek sahne performansına, enerjisine uygun değil. Murat, oturarak söylemek zorunda... Özellikle internette yapılan eleştiriler çok acımasız. Murat'ın hastalığı açıklanıyor, buna rağmen "Aman ne güzel oldu" diyen bile çıktı. Murat'ın hastalığıyla dalga geçen birçok yazı okudum. Bunlara çok üzüldüm. O günden beri internete bile girmek istemiyorum. Daha önce yapılmış işleri, verilen emekleri göz önüne almıyorlar o ayrı ama ortada bir de hasta müzisyen var. Ona destek olmaları gerekirken, tamamen köstek ve dalga geçer tavırdalar. Dağılma dedikoduları hiç önemli değil, burada Murat'ı rencide edenlere çok kızıyorum. Murat müziği bırakmıyor. Akustik konserlere başlamıştı, hatta birlikte gitmiştik. İki gitarist arkadaşıyla buna devam edecek."

Murat'ın Cenk için önemi…
"Ben Murat'ı gruba girdiğinden itibaren değil, daha öncesinden de tanıyorum. 18 yıllık falan arkadaşım. Akmar Pasajı yıllarında müzik muhabbeti yapıyorduk. O progressive'i çok sever, özellikle Queensrych'i… Sonra gruba katılmasıyla çok özel şeyler paylaştık. Anlatmakla bitmez… Bir sürü hatıramız var. Benim oda arkadaşımdı aynı zamanda. Gerçi oda arkadaşı olarak ben çok yaramazlık ve haksızlık yaptım. Sonra benle oda arkadaşı olmaktan vazgeçtiJ Çok kızdırdım onu. Buradan bir kez daha özür diliyorum. Onu çok özleyeceğim. Zaten biz kendisiyle görüşeceğiz ama bu konser ortamlarında olmayacak."

Yeni albüm…
"Yeni albüm hazırlıkları içindeyiz. Besteler çıkmaya başladı. Ama önümüzde Sonisphere Festivali olduğu için, onun çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Albüm için bir tarih veremiyorum ama sene sonu gibi olabilir. Universal batınca Sony bütün hakları almıştı, onlarla anlaşmamız devam ediyor. Hatta eski albümler tekrar piyasaya çıktı. Bu ara herkes 2-3 şarkılık single çıkarmaya başladı, ekonomik şartlardan dolayı. Biz öyle değil de, tam, düzgün bir albüm çıkaralım istiyoruz. "Ne zamandır bir şey yapmıyorsunuz" gibi eleştiriler de var… Şimdiye kadar on tane de albüm çıkarırdık ama olmuşken içimize sinmesi gerekiyor. Bunun için de iyice ona kanalize olmamız gerekiyor. Bugüne kadar gerekli şartlar oluşmamıştı. Bu şartlar yeni yeni oluşuyor. Söz aşamasına daha gelmedik ama gayet sağlam şarkılar çıkıyor. Sert-yumuşak gibi bir ayrıma da girmek istemiyorum. Önemli olan insanı zımba gibi vuran melodik altyapılı, güçlü bir sound'la, vokallerin de güçlü olacağı, enstrümanların da kendini tek tek hissettireceği bir albüm olması… Bir derdi olan albüm olması gerekiyor. Mesela biz şimdiye kadar pek aşk şarkısı yapmadık. Kimse dile getirmiyor… Yoksa kızları görünce şarkı yapmak kolayJ Diğer sorunları dile getirmek önemli diye düşünüyorum."

Yeni vokal…
"Murat'ın yerini doldurmak çok zor. Özellikle bizim tarzımızda çok zor. O yüzden "ne yapacağız" diye açıkçası biz epey düşündük. Bir dönem hatta arayamadık, çünkü afalladık, "Murat olmayacak, biz ne yapacağız" diye… Sonra düşünmeye karar verdik. "Vokal arıyoruz" diye ilan edecektik, o da olmadı. Takdir ettiğimiz bir arkadaşımız, bu konuyla ilgili aklımıza geldi. "Neden olmasın, bu ismi bir deneyelim" deyip, ona teklif götürdük. Ondan da olumlu cevap gelince denemeye başladık. Şu anda kesin değil ama büyük bir ihtimalle o isim olacak."

Sonisphere Festivali…
"Sonisphere, çok önemli bir festival. Umarım Türkiye'de de çok başarılı geçer, ki biletler çok öncesinde tükendi. Festivalde cuma günü bir saat sahne alacağız. Bunun yarım saatinde Murat bize eşlik edecek. Birkaç konuk müzisyenlerimiz olacak. Ayrıca güncel bir sürprizimiz de var ama şimdi söylemeyeyim. Sonisphere'deki bir saatlik performansımızın bizim için asıl önemi, Murat'ın bizle son kez söyleyecek olması. Gerçekten bu konser bizim için bir dönüm noktası olacak. Onun sonrasında Murat'ın ayrı, biz ayrı bir şekilde müzik hayatlarımıza devam edeceğiz. Biraz dramatik olacak bizim için. Sevgili kardeşim Murat'ı ben çok özleyeceğim. Sonra bazı konserlerde onunla belki yine aynı sahneyi paylaşırız ama Pentagram adı altında jübile anlamında olacak bu konser. O yüzden de Pentagram'ı sevenlerin orada Murat'a destek olmasını bekliyorum."

Dipnot: Yeni vokalin kim olacağı konusunda tüm ısrarlarıma rağmen Cenk, ser verip sır vermedi… Ama başka yerlerden duyduğum kadarıyla, eskiden grupta yer almış biri olmayacak. Ve yeni vokal, daha önceden bir grubu olan tecrübeli isim. Sonisphere Festivali'nde de sahneye çıkacak… Neyse, bekleyip göreceğiz hep birlikte...


MURAT İLKAN'IN AYRILIK AÇIKLAMASI:

"Bundan iki buçuk yıl önce fiziksel hareketlerimde fark ettiğim bazı rahatsızlıklar sebebiyle doktora gittim. Yapılan tetkikler sonucu MS (Multiple Sklerosis) teşhisi konuldu. MS doğası gereği, zaman zaman geçirilen ataklarla, kişiden kişiye değişen bir seyir izler. Bende rastlanan türü agresif olmadığı için şanslıyım.
Şimdiye kadar Pentagram'la çalışmalarımı aksatmadan sürdürdüm. Ancak grup olmak birlikte hareket etmeyi gerektirir. Rahatsızlığım nadiren de olsa bunu engellemekte.
Bu sebeple, Pentagram'a ve dinleyicilerine olan saygımdan ötürü, gruptan ayrılmanın en doğrusu olduğuna karar verdim ve grup arkadaşlarımla da kararımı bir süre önce paylaştım.
Yönünü kendim çizebileceğim, kararları kendim alabileceğim bir oluşum içine girdim ve ilk olarak "Murat İlkan Akustik" projesini oluşturdum. Bu projeyle ilgili gelişmeleri www.muratilkan.com ve Facebook'taki Murat Ilkan - Official Page'den takip edebilirsiniz.
25 Haziran 2010 tarihinde İnönü Stadyumu'nda gerçekleşecek olan Sonisphere Festivali'nde Pentagram'la son kez sahne alacağım.
Sonuç olarak hastalığım, şarkı söylememi engelleyen bir rahatsızlık değil. Sadece şartlar ve etkinlik tarihleri gibi ayrıntıların bana göre şekil alacağı yeni bir oluşumda müzik yaşamıma devam edeceğim." 

Cenk Ünnü ile PENTAGRAM'ın Dünü, Bugünü (Özel Röportaj)



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: