MÜZİK ODASI

Candlemass Ayini, Destructıon Yıkımı!!!

Sadi Tirak - 31 Ocak 2006


04 Aralık 2005 İstanbul
Taksim, Yeni Melek Gösteri Merkezi
EXTREME ROCK FEST

Mute Promotions'ın gerçekleştirdiği ilk organizasyon olan Extreme Rock Fest.; aksaklıklarla dolu bir konser organizasyonu olarak değil de, öyle ya da böyle gerçekleşmiş olması neredeyse mucize olarak nitelendirilmesi gereken bir organizasyon olarak hatırlanmalı! Zira organizasyonda emeği geçen herkes inanılmaz yoğun çabalar göstererek Destruction ve Candlemass gruplarının sahne almasını sağladılar. Peki, o gün yaşanan tüm olayların perde arkasını öğrenmek ister misiniz? Buyurun o zaman yazıya

Konser tarihinden bir gün önce yapılan telefon görüşmesinde; tur menajeri kafilenin Türkiye saati ile Pazar sabahı 01.30'da Yunanistan'dan hareket edeceğini ve en geç 04.30'da da İpsala sınır kapısında olacaklarını belirtmesine rağmen, kafilenin sınıra varması Pazar sabahı 10.00 sularında oldu. Bu da toplamda 5 saatlik bir gecikmeye sebep olunduğunu göstermekteydi! Otobüslerin gümrükten çıkması ise 4 saat sürdü. Buradaki gecikme ise Türk yetkililer (gümrük memurları) ile kafilenin anlaşamamasından ve Türkiye'ye girmek için gereken bazı evrakların kafile tarafından getirilmemiş olmasından kaynaklandı. Bu durumda organizasyon tarafından grubu Türkiye sınırında karşılayıp İstanbul'a getirmekle görevlendirilmiş olduğumuz için bizim devreye girebilmemiz gerekiyordu fakat gümrükten içeri girme ve olayı halletme talebimiz ancak 1,5 saat içinde cevap buldu! İçeri girip olayı kontrolümüz altına alıp, sağduyulu hareket ile problemleri çözmemiz ise 1 saati buldu.
İki otobüsün de tüm işlemlerini halledip, gümrükten ayrıldığımızda ise saatler 14.00'ı gösteriyordu. Yolda mecburen aşırı hız yapmak durumundaydık fakat bu sefer de karşımıza polis çevirmeleri engeli çıktı. Ve her biri teker teker 10-15 dakika kaybetmemize sebep oldu. Neyse ki bu durumda da anlayışlı üslup ve tatlı dil devreye girdi de hiçbir çevirmede ceza ödemeden yola devam edebildik.
İstanbul il sınırına varmamız saat 18.00 gibi gerçekleşti. Meşhur şehir içi kaos trafiğinden kestirme yollarla kurtulmamız ve Taksim'e varmamız ise ancak 19.30 gibi oldu. Otobüsleri park etme ve eşyaları boşaltma işlemleri ise tahminimizden çok daha fazla zaman aldı vr eşyaları otobüslerden indirip, Yeni Melek'e 1 saat içinde taşıyabildik. Bu sıradaki manzara ise tıpkı hızlı çekimde oynatılan bir filmdeki insanlar gibiydi. üstelik o sırada o eşyaları taşıyanların çoğu 2 güne yakın zamandır yemek dahi yememişti.
Programdaki aşırı sarkma sebebiyle ön grupların sahne almaması kararlaştırılmıştı yol üzerinde. Sahne alamayacak olan ön grupların elemanları da yardımlarını esirgemediler de eşyaları Yeni Melek'e olabildiğince hızlı taşıyabildik. Bundan sonra ise neredeyse bir mucize gerçekleşti ve toplamda 5 ton eşya yarım saat içinde sahnede kurulu hale getirildi! ön grup elemanlarının ve kafiledeki roadieler ile sahne ekibinin bu süre içindeki inanılmaz disiplini ve hızı ise gözlerimizi yaşarttı adeta. üstelik inanılmaz yorgun olmalarına rağmen yarım saatte sahneyi hazır hale getirdiler!
Grupların biran evvel sahne alması için soundcheck yapıl(a)madı. Sadece mikrofonlar ve gitarların amfi bağlantıları kontrol edildi o kadar.(Konser sonrasında sesten şikâyet edenlerin bunu da göz önünde bulundurması gerekiyor.) İlk grup Candlemass sahne aldığında sahne arkasındaki ekibin yüzündeki ifade unutulacak gibi değildi doğrusu.

Seyircilerin salona alınmasına kadar olan süreç "kısaca" böyle işlemişti işte.

CANDLEMASS: Saatler 21.30'u gösterdiğinde ise Yeni Melek'te bulunan 600'e yakın insan konserin ilk grubu olan Candlemass'ın sahne almasıyla salona doluşmuştu. "Mirror Mirror”ın introsuyla birlikte tüm grup elemanları, oldukça ihtişamlı görünen sahnedeki yerlerini almışlardı. Bir tanesi hariç Grubun frontmani Messiah şarkının vokal bölümüne kadar sahneye çıkmadı ve vokal bölümüyle birlikte sahneye fırladığında salondan yükselen alkış ve ıslık sesleri ile Yeni Melek unutulmaz bir geceye daha başlamıştı!

Işıklı haçlarla süslenmiş olan sahnenin arkasında devasal bir Candlemass bayrağı asılıydı. Eskiden ülkemize gelen grupların sadece çalıp indikleri dönemi aşmaya başladığımızın göstergesi olan görüntülerden biriydi bu ayrıca. Artık ülkemize ve özellikle de İstanbul'a konser vermeye gelen gruplar yanlarında her türlü sahne ekipmanını da getirerek hem işitsel hem de görsel bir şov için uğraşıyorlar ve Candlemass de işin görsel kısmını başarıyla yansıtan gruplardan biriydi. Özellikle kült vokalist Messiah Marcolin'in o meşhur sahne kostümüyle sahnede bir oraya bir buraya koşturup durması ve gitaristler Mats Bjorkamn ile Lasse Johansson'un sahne üzerindeki uyumları izleyicilerin konser boyunca gözlerini sahneden ayıramamalarına sebep olan hareketlerdi.


Doom Metal'in en kendine has gruplarından biri olan Candlemass o gece belki hak ettiği kalabalığa çalamadı fakat salonda onlara şarkılarında eşlik eden oldukça yoğun bir kitle mevcuttu. Grubun hareketli rifflere sahip olan parçalarında ise seyirci coşkusu şaşılacak derecede üst düzeydeydi. Nakarat bölümlerinde gözler kapatıldı, horned hand yapan eller havaya kaldırıldı ve son sesle gruba eşlik edildi. Hareketli bölümlerde hep birlikte kol kola headbang yapıldı ve Doom öğelerinin en net olduğu şarkılarda çakmaklar yakıldı, Messiah Marcolin'in o derin ve etkileyici sesiyle büyülenildi.

Yaklaşık yarım saat sonra ise seyirciler tekrar salona geçti. Çünkü sırada Destruction vardı. Daha önce üçü İstanbul'da biri de Ankara'da olmak üzere ülkemizde 4 konser vermiş olan Alman Thrash Metal devi saat 23.00 sularında bir kez daha karşımızdaydı!


DESTRUCTION: 2005 yılı içerisinde çıkardıkları 10'uncu albümleri "Inventor Of Evil" ile son sürat, tam gaz Thrash Metal'e kaldıkları yerden devam eden Schmier-Mike-Marc üçlüsü yine cayır cayır bir performans sergilediler 4'üncü İstanbul şovlarında. Fakat yine de ne RTN 2 Fest.'deki kadar ne de Rock The New Year Partisindeki kadar heyecan verici değillerdi sahnede. Bilmiyorum belki de bana öyle gelmiş olabilir ama sanırım bazı grupları birden fazla izleyince aynı heyecanı ya da aynı konsantreyi yakalayamıyorsunuz. İki gün boyunca konserin gerçekleşmesi için durmadan koşturmuş olanlardan biri olmam sonucunda üzerime çöken yorgunluğun da etkisi olabilir hiç kuşkusuz ki.

Schmier baba her zamanki karizmatik sahne performansını sergilese de grubun riff makinesi Mike biraz durgundu sahnede. Hemen hemen hiç headbang yapmadan noktaladığı performansı boyunca yerinden de pek fazla kıpırdamadı. Fakat ne olursa olsun "Mad Butcher”, "Tormentor”, "Thrash Attack”, "Curse The Gods”, "Release From Agony”, "Bestial Invasıon” ve tabii ki "Thrash 'Till Death” gibi hem Destruction hem de birer Thrash Metal klasiği olan eşsiz parçaları yeniden canlı dinlemenin keyfi bambaşkaydı. Yaklaşık 1 saat boyunca Schmier'ın o eşsiz sesini duymak, o değişilmez Thrash sound'unu cayır cayır gitarlarla hissetmek ise biliyorsunuz ki anlatılamaz!


Evet, belki konser istenildiği ya da beklenildiği gibi geçmemiş, programda talihsiz bir sarkma olmuş ve insanlar bu etkinliğe yeterince ilgi göstermemişti fakat o gece Yeni Melek'te olanlar kesinlikle çok ruhlu birer konser izlediler. Hem Candlemass hem de Destruction grupları ellerinden gelenin en iyisini yaptılar sahnede. Kendilerini içeride saatlerce beklemiş olan seyirciler ise her iki konserde de oldukça coşkulu ve hareketliydi. Kısacası aksaklıkların fazla olduğu fakat yazının başında da belirttiğim gibi gerçekleşmesi çok büyük fedakârlıklarla sağlanmış olan bir organizasyondu.

Hem sahnenin kısa sürede hazırlanmasını sağlayan ekibe, hem sahne alamasalar da oldukça yardımsever olan ön grup elemanlarına, hem de Candlemass ve Destruction elemanlarına birçok defa teşekkür edilmesi gereken bir geceydi. Umarız bundan sonraki konserlerde bu tarz aksaklıklar, program sarkmaları ya da değişikleri yaşanmaz.

KONSERDEN NOTLAR:

1.Geceden en akılda kalıcı anekdot hiç kuşkusuz Candlemass vokalisti Messiah Marcolin'in sahneye "Maşallah İstanbul!" diyerek çıkması ve hemen hemen her şarkı sonrası bu anonsu tekrarlamasıydı. Konser öncesi kuliste eşyalarını taşırken kendisinin "sahneye ne söyleyerek çıksam güzel olur?" sorusu karşısında, ona Türkçe bir kelime bilip bilmediğini sormuştum. O da İsveç'teki bir Türk arkadaşından öğrendiği "İnşallah" ve "Maşallah" kelimelerini söylemeye çalıştı. Bunun üzerine Maşallah lafının konsere daha uygun olacağını düşündüğümden bu kelimeyi kendisine doğru telaffuz edinceye kadar söylettim ve konsere de "Maşallah İstanbul!" diyerek çıkmasını söyledim. Sonucunda ise konser sonrası herkesin ağzındaydı bu laf :)


2.Grup elemanlarını ve ekipmanları taşıyan iki otobüs ile İpsala'dan İstanbul'a doğru yaptığımız yolculuk oldukça ilginçti. Bulunduğum ve rehberlik yaptığım otobüste Candlemass ve Destruction elemanları ile tur menajeri vardı ve otobüsteki içki sayısı inanılmaz boyutlardaydı. Yürüyen Bar şeklindeki otobüste Messiah Marcolin hariç herkes ya yolu izliyor ya muhabbet ediyor ya da i-pod'lardan müzik dinliyorlardı.


3.Messiah Marcolin yol boyunca sesi için çeşitli karışımlar içip durdu. Bu yaptığı karışımları 2003 yılında yaptığı bir Hindistan gezisinde öğrendiğini ve sesinin açılmasında çok faydalı olduğunu söyledi.


4.İstanbul yolunda asıl eğlence ön grupların olduğu otobüsteydi. Marihuanana kokusunun hâkim olduğu otobüste elemanların konforu görülmeye değerdi. Ipod'lardan In Flames ve Slayer sesleri yükselirken, DVD oynatıcılarda konser görüntüleri izleniyordu.


5.Schmier konser boyunca sesten de ışık tecizatından da memnun olmadığı için sahnede zor anlar yaşadı ve konser bitişinde kulise çıktığında dikkatsizliğinden kafasını kapıya çarptı. Tabii o kadar boya sahip olmak kolay değil:p Kafilede bulunan sesçi ile bir süre tartışan Schmier kaldıkları odanın kapısını tekmeleyecek kadar sinirlense de, birkaç bira içip sakinleştikten sonra aşırı sinirlendiğinin farkına varıp kuliste bulunan ve rahatsız ettiği kişilerden özür diledi.


6.Sahne alamayan ön gruplardan biri olan Alman Perzonal War'un basçısı kulisteki cana yakın tavrı, yaptığı espriler ve özellikle Türk kızları hakkındaki çarpıcı yorumları ile dikkat çekti. Tüm gün boyunca aşırı yorulmuş olan bizleri biraz olsun güldürebilen kulisteki yegâne insandı.


7.Konser sonrası özellikle Candlemass grubu yemek konusunda oldukça sıkıntılı anlar yaşadı ve yaşattı. Grubun hemen hemen tamamının vejetaryen olması sonucunda daha önceden sipariş edilen tüm yemekler geri çevrildi. Bunun üzerine yeni siparişler alındı ve gecenin o saatinde nasıl olduğunu anlayamadığımız bir şekilde bulundu! Böylece Candlemass elemanları aç kalmamış olurken, Destruction elemanları ise rehberleri Cenk Turanlı ile birlikte konser sonrası Beyoğlu'nda bir yerlerde atıştırmayı tercih ettiler.


Fotoğraflar: Kadir Aşnaz




Grup yaklaşık 1 saat 20 dakika sahnede kaldı ve bu süre içinde geçmişten günümüze hemen hemen tüm klasiklerini seslendirdiler. Bazı çok istenen şarkılarını ise çalamadılar çünkü program zaten oldukça sarkmış durumdaydı ve de gecenin son grubu Destruction'ın süresinden çalmak istemiyorlardı.

Candlemass oldukça yoğun alkış sesleri arasında sahneden indikten sonra ise bu sefer sahne Destruction için hızlı bir şekilde hazırlanmaya başladı. Bu sırada hoparlörlerden yükselen çeşitli Heavy Metal marşlarıyla birlikte seyirciler hem dinlenme hem Destruction için enerji toplama hem de Candlemass'ın açtığı standta grup elemanlarıyla tanışıp imza alma şansına sahip oldu. Bu tanışma olayına grubun asıl adamı Messiah Marcolin ise aşırı yorgun ve uykusuz olduğundan dolayı katıl(a)madı. Onun yerine konser sonuna kadar odasında dinlenmeyi ve sıcak bir şeyler içip boğazını dinlendirmeyi tercih etti.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: