MÜZİK ODASI

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

Müşra Demir - 24 Aralık 2014

Kim ne derse desin, 2014 müzik açısından oldukça dolu dolu, keyif verici bir yıl oldu. Rock camiası için, 2014'ün daha önceki yıllardaki gibi tek tip bir furyaya kapılmamış olması ve birbirinin benzeri işlerin dolaşmaması büyük bir şanstı. (Özellikle 2008 ve 2009 yıllarındaki o iç bayıcı "aynılığı") hatırlayın. Hepsi kendi karakterini yaratan; kendi türünde oldukça başarılı olan pek çok albüm gördük (ya da dinledik, her ne derseniz). Bazılarına ilk dinleyişte ısındık, bazılarını ise pek çok kez dinleyip sindirmemiz gerekti. Bazılarında ise sonuç bile alamadık, ne yapalım olmayınca olmuyor işte.

Yeni yıla girmeden önce ne iyiydi, ne kötüydü ele alıp tekrar bir üstünden geçme vakti geldi.

Aşağıda; yarattıkları çizgideki duruşları, tutarlılıkları, yaratıcılıkları ve dinleyiciden aldıkları olumlu geri bildirimleri göz önüne alarak hazırladığım; bana göre 2014'ün En İyi 10 Rock 'N' Roll Albümü yer almaktadır.

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

10. Julian Casablancas+ The Voidz - Tyranny: The Strokes sevenlerin, gözleri kapalı atlayacağı bir albüm Tranny. Zira "Julian Casablancas" adı muhtemelen onlar için yetiyor. Ancak önemli olan şey bu gözü kapalı atlamadan sonrası zaten. Yılın diğer albümlerine bakınca oldukça etkileyici ve tatmin edici ancak aklı hala The Strokes tadı almakta olanlar için kulakta kulaklıkla boş boş bakma sebebi olabilir.

9. The Pretty Reckles - Going To Hell: Sırf işin kolayına kaçıp kendisini pop piyasasında sıfır eforla parlatmak yerine The Pretty Reckless ile kaliteli işlere imza attığı için bile saygı duyulabilecek bir kadın vokal Taylor Momsen. İlk albümleri (ki o da şaşırtıcı derecede iyiydi) Light Me Up'ın ardından, ondan fersah fersah ileride olan bu ikinci albümleri; kesinlikle ileride daha da çok ortalığı inleteceklerinin garantisi gibi. Fucked Up World, Going To Hell ve arada grunge'a göz kırpan Heaven Knows albümün parlayan yıldızları.

8. Judas Priest - Redeemer of Souls: Böylesine görkemli bir tarihe sahip olup, üstüne bu çizgiyi hiç bozmadan koruyabilmek; ticari kaygılara kurban gitmemek zor zanaat. İşte bunu zor demeden başarabilenlerden biri de Judas Priest. Redeemer of Souls fazla tekrara gerek kalmadan sizi ele geçiren tipik bir Judas Priest albümü.

7. Lenny Kravitz - Strut: Strut, Kravitz'in yıllardır değişmediğinin göstergesi niteliğinde bir albüm. Zaten Lenny Kravitz'in yaptığı müzik, pek de değişmesini istemediğiniz türler kategorisine girer. Her zaman için, sesini açarken bildiğimiz seksi,tavizsiz ve harekete geçirici Lenny Kravitz müziği orada duruyor. Sadece bu kez hissedilen 80'ler Duran Duran'i etkisi , müziğin tansiyonunu biraz daha yükseltiyor. Tek fark bu.

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

6. Mastodon-Once More 'Round The Sun: Şimdiye kadar hiç kötü işiyle karşılaşmadığımız Mastodon söz konusu olunca, haliyle beklentiler tavan seviyesinde oluyor. Sonuç? Sadece 2014'ün değil Mastodon tarihinin de en başarılı albümlerinden biri. Albüm kapağıyla bile kendisine çeken Once More 'Round The Sun, her defasında farklı tatlar alınan bir albüm.

5. Black Label Society - Catacombs of the Black Vatican: Bir kez daha "araba kullanırken dinlenmeyecek albümler"den birine imza atan Black Label Society; bu kez zaman zaman hissedilen

Black Sabbath etkisinin yanına, My Dying Time gibi parçalarda Alice In Chains etkisini de ekliyor. Sonuç ise, baştan sona leziz. Albümün en derin ve karanlık kısmı Shades of Gray'e ise dikkat.

4. AC/DC - Rock or Bust: Malcolm Young'ın yaşadığı sağlık sorunları 2014'ün bizi en üzen haberi olabilir ama bununla birlikte Rock or Bust albümü de bizi en keyiflendiren işlerden biri oldu. Alıştığımız,bildiğimiz sulardan güzel bir AC/DC albümü Rock or Bust. Ama yine de Black Ice'ın hala AC/DC'nin son 10 yıldaki en iyi işi olduğunu belirtmekte fayda var.

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

3. Slash - World On Fire: 2012 yılında çıkan Apocalyptic Love'ın lezzet olarak 2'yle çarpılmışı olarak düşünülebilecek bir albüm World On Fire. Her zaman hastası olduğumuz Slash ruhu, bu albümde de bizi hayal kırıklığına uğratmıyor ve sonuç olarak doya doya dinleyeceğimiz (hem de bayağı bir doya doya, 17 şarkıdan bahsediyoruz!) bir albüm çıkmış ortaya. Yer yer Slash's Snakepit döneminin karanlık etkisi ve Slash'e çok yakışan Myles Kennedy vokalleri de albümü 2014'ün en güzel şeylerinden biri yapmaya yetiyor.

2. Foo Fighters- Sonic Highways: Sizi bilmem ama benim için Dave Grohl müzik dünyasındaki en samimi adamlardan biridir. Müziğindeki bu samimiyetin ötesinde gerçek bir dahi olduğu da gerçek.

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

Sonic Highways ise, kardeş projesi Sound City ile ele alındığında gerçekten 2014'ün en iyilerinden biri olmayı hak ediyor. Şarkıların farklı şehirlerde kaydedilmiş olması ve bu atmosferi her parçada hissedebilmemiz, Foo Fighters'ın her zamanki enerjisi ile birleştiğinde tat olarak önceki albümlerden farklı ama kesinlikle başarılı bir ana yemek gibi olduğu sonucuna ulaştırıyor bizi… Albümde en ısınamadığınız şarkıya bile belli bir dinleme sayısından sonra alışıyorsunuz. Tıpkı ilk kez gittiğiniz bir şehre, belirli gidiş gelişlerden sonra alışmanız gibi. Bazı yerlere ise ilk gidişte alışırsınız. Outside parçası kesinlikle işte "o" yerlerden…

1. Jack White - Lazaretto: Bu listede 1. Sırada olmasını albümün müzikal başarısıyla mı, ticari başarısıyla mı yoksa olayı daha da güzelleştiren albüm üzerindeki küçük numaralarla mı açıklasam bilemedim. En iyisi sırayla gitmek.

Bence 2014'ün En İyi 10 rock albümü bunlar; peki ya sizce hangileri?

Lazaretto, ilk dinleyişte "Ama Blunderbuss çok daha güzel bir albümdü" şeklinde bir tepkiyle bitirilebilen bir albüm. En azından ben öyle bitirdim. Ancak dinledikçe sindirilen her güzel albüm gibi, Lazaretto da zamanla güzelliklerini fark edebildiğiniz bir çalışma. Her parça birbirinden çok ayrı kulvarlarda ve hepsi ayrı ayrı güzel. Ancak yine de albümün en güzelleri, yılın rock parçası olduğu rahatça söylenebilecek Lazaretto ve Would You Fight For My Love?.

Albümün asıl mutluluk verici başarısı ise, Ultra LP versiyonunun resmen plağa olan ilgiyi yeniden zirveye çıkarması. 1994'te Pearl Jam'in Vitalogy albümünün kırdığı 45.000 plak satışı rekorunu günümüzde 75.000 gibi bir rakamla kırdı Lazaretto. LP üzerine konmuş olan melek hologramları (ve burada sayamayacağım türlü türlü cin fikirlilikler) haliyle albümü daha da çekici kılıyor. Kısacası bundan bir 10-20 yıl sonra daha da değerlenecek olan bu albümün "dönemini" canlı canlı yaşamış olmak heyecan verici. Dinleyin, dinlettirin.

Yukarıdaki listede isimleri yok diye unutulmuş sayılmasınlar; 30 yılı deviren Seattle devlerinden Melvins "Hold It In" ile, Pixies 80 ve 90'ları özleyenleri "Indie Cindy", Linkin Park ise kendi jenarasyonunu "The Hunting Party ile selamladı. Prince ve Beck de 2014'te boş durmayan isimlerdendi. Soundgarden, Superunknown'un 20. Yılı için çıkardığı özel baskılar ve ve çıktığı turnenin ardından, yılın son günlerine Echo of Miles'ı da yetiştirdi.

U2'nun yeni albümünü iPhone'lara "zorla" sokması ise, 2014'ün en komik ve garip müzikal olayı olarak zihinlere kazındı.

Tabii müzik demişken, 2014 konserler açısından da rüya gibi bir yıl oldu. Blondie, Pixies, Neil Young gibi efsaneler harika performanslarıyla 2014'ü güzelleştirdi. Ama objektiflik ve subjektiflik arasındaki ince çizgide açıkça belirtebilirim ki, Soundgarden'ı şu topraklarda gök gürültüsü ile ilk kez şu topraklarda görmek, Metallica'nın enerjisinden pay almak ve Jack White'ın mavi dünyasını VW Arena gibi ülkedeki en güzel konser alanında deneyimlemek; bu üç konseri benim gözümde yılın en iyileri arasına sokuyor. (Tabii benim "gelmiş geçmiş en iyilerim"e de sokuyor.)

2015 yine eğlenceli, iyi müzik ve bol rock n' roll dolu bir yıl olsun.

Tüm Delikasap okurlarına iyi seneler!!!

MÜŞRA DEMİR



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: