MÜZİK ODASI

Ankara'nın Dikmeni

Sadi Tirak - 31 Ocak 2006


11 Aralık 2005 İstanbul
Ankara, 24 Club
BLACK WINTER DAY Konseri

Uzun süredir Ankara'ya bir Rock'N'Roll etkinliği için gitme isteğine sahiptim. Aldığımız duyumlara göre oldukça başarılı geçen AnkaRock etkinliği kaçtı önce, sonra da bu sene tek gün yapılan ve özel bir kararla sadece yerli grupların çıktığı geleneksel Rock Station Festivali Fakat bünyedeki Başkent hevesi kaçmamıştı henüz. Derken Rock Station dergisinin Kasım-Aralık sayısından öğrendik ki, 11 Aralık'ta Ankara'da İstanbullu grupların sahne alacağı bir konser düzenleniyormuş. Ardından 4 Aralık'taki Destruction/Candlemass konserinde karşılaştığımız Hicri Bozdağ da bu haberi doğruladı ve hatta yanında getirdiği afişlerden birkaç tane verdi.
Son dönemde İstanbul'un en iyi üç Metal grubu olarak değerlendirilen Catafalque, Soul Sacrifice ve False In Truth'un sahne alacağı bu konser; 2005 yılı içerisinde ilk albümlerini çıkarmış olan Catafalque ve Soul Sacrifice gruplarının da albümlerinden sonraki ilk Ankara konseri olacaktı.
Önce kafalarda İstanbul'dan bir tur düzenlenmesi fikri geçiyordu. Ardından bu fikir özellikle Metal Tr sitesi adminlerinden Arda sayesinde uygulamaya koyuldu ve sınırlı sayıda web ortamında bu tur haberi açıklandı. Fakat Metal tr, DVK ve DeliKasap siteleri dışında pek kimse oralı olmadı. Yine de ne olursa olsun 15 kişi tur için isim yazdırmıştı, bir o kadar da grup elemanı olduğu düşünülünce şehirlerarası seyahatlerde kullanılan otobüslerden bir adet kiralandı.
False In Truth'dan Adil, Soul Sacrifice'dan da Özgür'ün daveti üzerine ise bu etkinliğe benim de katılacak olmam kesinleşmişti. Hem uzun süredir böyle bir tur olsa da gitsek dediğim için hem de ne Adil ne de Özgür ağabeyleri kıramayacak olduğum için bir anda kendimi tek günlük Ankara seyahati için hazırlık yaparken bulmuştum.

Yolculuk, konserin olduğu gün olan 11 Aralık Pazar sabahı 05.30'da İstanbul Taksim'den başlayacaktı. C.tesi gecesi ilk istikamet Beyoğlu Klan Cafe'ydi. Ardından Galatasaray'da Tezgâh'ta demlenmeye başlanıldı, derken C.Tesi geceleri Şener Çetin'in dj'liğini üstlendiği mekân Nevi'de soluklanıldı. Şener ağabeyden seneler önceki ilk "Lanethli Konserler” maceraları dinlendi ve yolculuk için gerekli öğütler alındı. Sonra DoRock'ta Ahmet Başkan'la buluşulup Bronx'a geçildi. C.Tesi geceleri Bronx'ta cover programı yapan Gabriel eşliğinde hem içildi hem muhabbet edildi. Gecenin son durağı ise DoRock Bar'dı. Sahnede her Cumartesi gecesi (aslında Pazar sabahı) 01.00'den 04.00'a kadar eğlence fırtınası koparan Murder King vardı. Programlarının bitmesine 1 saat kalmıştı ve grubun 4 elemanının da kendini fazla yormamaya çalıştığı gözleniyordu. Çünkü hepsi de bir sonraki gece Ankara'da kendi gruplarıyla sahne alacaklardı.

GİDİŞ YOLU: Murder King'in saat 04.00 sularında programını tamamlamasının ardından, Ankara yolculuğu için hazırlıklara başlandı. Sahneden Ankara'ya götürülecek olan ekipmanın toplanması, case'lere ve çantalara yerleştirilmesi, tüm o ekipmanın Taksim AKM'nin önüne kadar taşınması, arada ayaküstü Simit+Çay molası verilmesi derken, saatler 05.30 olmuştu bile. AKM önünde bekleyen Catafalque ekibiyle de buluşulunca geriye sadece kiralanan otobüsün ve Soul Sacrifice'dan Maxim ile Feyzi'nin gelmesi kalmıştı. Otobüsün gelip, tüm ekipmanın ve çantaların yerleştirilmesinden sonra ise saat 06.00 sularında Maxim ve Feyzi de kafileye katıldı ve böylece Ankara yolculuğu nihayet başlamış oldu. Ama ne yolculuk!..
Alkolün, muhabbetin, eğlencenin, kahkahanın, şakaların, esprilerin, geyiğin dibine vurulan cinsten Hatta şoförün bile zaman zaman esprilere katılma teşebbüsleri olduğu da gözlerden kaçmayan bir başka detaydı.
En fazla iki-üç saatlik bir uykunun ardından Pazar sabahı saat 12.00 sularında Ankara'ya varıldı. Bizleri ilk karşılayanlar, organizasyonu düzenleyen Rock Station ekibinden Hicri Bozdağ, Egemen ve Tolga olmuştu. Eşyaların indirilip, konserin gerçekleşeceği Club 24'e taşınması fazla uzun sürmese de; grupların ekipmanları sahneye kurması ve soundcheck işlemleri, tahmin edilenden daha fazla zaman aldı. Bizler ise önce bazı grup elemanlarıyla kahkaha dolu bir langırt maçı yaptık, ardından ise kısa bir Ankara gezisi ve kahvaltı
Döndüğümüzde F.I.T. ve S.S. soundcheck işlemlerini halletmiş, Catafalque ise son ses kontrollerini yapıyordu. Saat 14.30 gibi kapılar açıldı ve seyirciler içeri alınmaya başladı. İlk grup olan False In Truth'un sahne alma saati ise 16.00'dı.
Grupların performanslarından önce mekândan biraz bahsetmek gerekirse Öncelikle bu tarz yerli grup konserleri için oldukça ideal bir mekân olduğunu söyleyebiliriz Club 24'ün (Eski Dummy Bar). Ses sistemi biraz daha iyileştirilebilirse kesinlikle bu tarz organizasyonların Ankara'daki vazgeçilmez adresi olur. Bizim gördüğümüz haliyle ses tesisatı dışında İstanbul'daki DoRock'tan da, Caravan'dan da hatta Bronx'tan da daha güzel ve lüks bir mekân.

FALSE IN TRUTH: Saatler 16.00'a yaklaştıkça içerideki seyirci sayısı artmış ve sahne alacak olan ilk grup False In Truth hazırlıklarına başlamıştı. Son birkaç yıldaki konser performanslarına bakılınca uzun sayılabilecek bir aradan sonra ilk kez sahne alan False In Truth'u Rock Republic Festivali'nden bu yana ilk defa iyi bir sound'la dinleyebildik. Mekân o sırada yeni yeni dolmaya başladıysa da orada olanlar, İstanbul'dan gelen seyircilerin de yadsınamaz katkısıyla ön tarafları her F.I.T. konserinde olduğu gibi kaos ortamına çevirmeyi başardılar. Grup sırasıyla "Death Wish", "Puppets In The Sand", "Never Again", "Death Side Story", "Faction", "False Believes", "Six Feet Under'dan Manipulation", "At The Gates'den Blinded By Fear" ve "Death Squad"ı çaldı. Özellikle gitarist Fırat yeni gitarı ESP Flying V ile çıktığı bu konserde döktürdü resmen. Tabii bizler kendisinin bu performansına alışığız ama Ankaralı olup da kendisini ilk defa izleyenler Fırat'ın yaptığı bazı numaraları ağızları açık bir şekilde izliyorlardı (: Grup toplamda 45 dakikaya yakın bir süre sahnede kaldı ve yerlerini günün ikinci grubu olan ve F.I.T. sahnedeyken grupça önlerde coşup coşturan elemanlardan kurulu olan Soul Sacrifice'a bıraktı.

SOUL SACRIFICE: Yaklaşık yarım saatlik bir aranın ardından günün ikinci grubu Soul Sacrifice sahnedeydi. Albümleri "Stranded Hate"in açılış parçası olan "Hollow Cold"un konserler için hazırlanan uzun introsuyla setlistine başlayan grup yaklaşık 1 saat boyunca neredeyse "Stranded Hate"deki tüm parçaları çaldı. Seyircilerin özellikle "Blind" ve "Çocuk Bahçesi" adlı şarkılara eşlik etmesi gözlerden kaçmazken, grup sahne süresi bittikten sonra da yoğun istek üzerine "Hollow Cold"u bir kez daha çalarak sahneden yüksek alkış sesleri arasında indi.

CATAFALQUE: Günün son grubu olarak Catafalque sahne aldığında mekân ve özellikle de sahne önü, gün içindeki en yüksek doluluğuna ulaşmıştı. Grup playlistine başladığında ise özellikle şarkılara eşlik eden ve bayanların fazla olduğu sahne önü kısmı dikkat çekiyordu. Sırasıyla "The Soothsayer", "Hallowed Lands", "Dreamweaver", "Bloodia", "L.O.V.E.", "Gomorrah", "Nightfall Serenade" ve "Archangel's Touch" çaldıkları şarkıların tümüydü. Konser sonunda sahneden inmemesi en çok istenen ve en uzun süre alkışlanan grup oldular. Tıpkı Soul Sacrifice gibi istekleri kıramayarak bir şarkı da ekstra çalarak oldukça yoğun alkış ve ıslık sesleri arasında sahneyi terk ettiler. Fakat eğlence bitmemişti henüz. Çünkü sırada sürpriz bir grup vardı!

MURDER KING: Bir yıla yakın süredir her Cumartesi İstanbul DoRock Bar'da sahne alan ve çaldıkları cover parçalarla herkesi kendinden geçiren Murder King, bu sefer Ankara seyircisinin karşısındaydı. Yaptıkları Metallica, Megadeth, Slayer ve Sepultura cover'larıyla günün en coşkulu, en hareketli, en pogolu, en headbangli ve en eğlenceli anlarını yaşattılar. Uzun süredir İstanbul Metal ortamlarında şanı almış başını yürümüş olan Murder King'in Ankara fethi, sürpriz grup olarak çıktıkları bu konserde gerçekleşmiş oldu böylece. Onlar sahnedeyken kafa sallamayan, şarkılara eşlik etmeyen ya da kısacası eğlenmeyen insan yoktu diyebilirim. Hatta bir ara Hicri ağabey bile stage dive ve ardından crowdsurfing yaptı. Varın ortamdaki hareketliliğin boyutunu siz düşünün. Yaklaşık 1 saatlik bu son sürat, tam gaz Murder King performansından sonra ise günün 5'inci grubu, son sürpriz isim Solid'deydi sahne alma sırası.

SOLID: Davulda Onur(S.S., Catafalque), gitarda Özgür(Soul Sacrifice, Murder King), bass gitarda Adil(False In Truth) ve vokalde de Mete'den(Catafalque) oluşan kadrosuyla daha önce İstanbul'da birkaç etkinlikte ve 2004'te Eskişehir'de Zoo Fest'de sahne almış olan Solid, Ankara'da son grup olarak sahne aldı ve tek parça (Danzig - Dirty Black Summer) çalarak günü noktalayan isim oldu. Onlar da sahneden yüksek alkış ve ıslık sesleri arasında indiler. Son olarak Hicri Bozdağ sahneye çıktı ve tüm grupları tebrik ederken, gelen tüm seyircilere de teşekkür etti.

Toplamda 5 grubun sahne aldığı, unutulmaz bir Ankara konseri oldu kısaca. Her grup çok iyi performans sergiledi. Belki katılım tahminlere ve istenenlere göre düşük kaldı ama gelen 100'e yakın kişi de son derece eğlenceli ve Metal dolu 5 saat geçirdiler. Konser sonunda üç grubun da elemanlarıyla fotoğraf çektirenler olduğu gibi, onlardan imza isteyenlerin sayısı da hiç de az değildi. Bu da İstanbullu bu grupların şehir dışında nasıl el üstünde tutulduklarına güzel bir örnek teşkil etti doğrusu. Gönül ister ki ülkenin hemen her şehrinde bu manzaralar yaşansın ama maalesef o günleri göreceğimiz bile şüpheli
Sıra toplanmaya geldiğinde ise tüm İstanbul ekibinin gözlerinden yorgunluk akıyordu adeta. Grup elemanları çalmaktan, bizler de headbang + pogodan dolayı oldukça yorulmuş durumdaydık. Buna rağmen 1-2 saat içinde tüm ekipman toplandı ve tekrar otobüse taşındı. Otobüse binmeden önce ayaküstü bir şeyler yenildi, yol için içki stokları yapıldı ve son olarak Ankara tayfasından organizasyonda emeği geçen başta Hicri Bozdağ olmak üzere Egemen Limoncuoğlu, Tolga Çamlı ve Selim Varışlı'ya teşekkür edildi. En kısa sürede yeniden görüşmek dilekleriyle de otobüse binildi ve dönüş yolculuğu başladı.

DÖNÜŞ YOLU: Dönüş yolu, gidiş yolundan daha sessiz ve uyku ağırlıklı geçse de; iki gece üst üste toplam 7-8 saat çalmış olan Özgür'ün ve gidiş yolunda uyuyup dönüş yolunda coşan Ahmet Başkan'ın performansları sayesinde ortam şenlikliydi yine. Bu ikilinin, özellikle uyuyanların suratlarına çizdiği şekiller görülmeye değerdi doğrusu(: İstanbul'a vardığımızda Pazartesi sabahı saat 05.00'a gelmek üzereydi. O gün çalışacak olanlar için bir hayli zor bir gün onları beklerken, kafilenin geri kalanı vedalaşıp evlere dağıldıktan sonra büyük ihtimalle o günü tamamen uyuyarak geçirmiş olmalı.

Kasvetli havasıyla Ankara, yaşayamayacağım bir şehir olsa da en kısa zamanda yeniden bu tip bir organizasyonla gitmek için en ideal yerlerden biri Bir dahaki sefere, gelmeyenleri de aramızda görmek dileğiyle




 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: