MÜZİK ODASI

2005'ten 2006'ya Rock/Metal Dünyası...

Sadi Tirak - 1 Şubat 2006


2005 yılı birçok açıdan oldukça iyi bir yıl oldu Rock'N'Roll için. Yani olumsuzlukların, pozitif değerler karşısında bir hayli azınlıkta kaldığı bir yıl olarak değerlendirilebilecek bir yıldı en azından. Objektif bir bakış açısıyla tabii
Olayı öncelikle ülkemiz açısından değerlendirecek olursak

Her şeyden önce şunu belirterek başlamak gerekiyor ki 2005 yılı; Rock/Metal adına Türkiye ve özellikle de İstanbul için devrimsel bir yıldı adeta!
Özellikle konser organizasyonları ve festivaller açısından unutulmaz bir yılı geride bıraktığımızı söyleyebiliriz. Bir yıl boyunca gerçekleşen konserleri şöyle bir hatırlamaya ne dersiniz?

İlk olarak Ocak ayının sonunda, 29 Ocak 2005 tarihinde İsrailli grup Orphaned Land'i ağırladık bir kez daha. Host Productions'un organizasyonuyla gerçekleşen bu konser İstanbul Action Club'ta (Eski Kazablanka) sold-out olmuş bir konser olarak hafızalarımıza kazınmış durumda.
Şubat ayında İstanbul'a ikinci ziyaretini gerçekleştiren Guns N' Roses'ın eski davulcusu Steven Adler, 9 Şubat tarihinde Adler's Appetite adlı grubuyla unutulmaz bir Rock'N'Roll ve GNR gecesi yaşattı bize.
Mart ayında bizleri ilgilendiren iki konser vardı. Birincisi 23 Mart tarihindeki Sepultura konseri, ikincisi ise 18-19 Mart tarihlerindeki Dave Weckl Band konserleriydi. Özellikle İstanbul, Yeni Melek Gösteri Merkezi'ndeki Sepultura konseri unutulmazdı. O gün orada olan 2.200 kişi için de öyle olmalı
Nisan ayında 2005 yılı içerisinde Rockİstanbul Org. tarafından ilki düzenlenen Progİstanbul Festivali kapsamında İstanbul'da Evergrey konseri vardı. 2004 yılında Rockİstanbul Festivali'nin ilkinde sahne aldıkları zaman oldukça coşkulu bir performans sergilemiş olan grup, aynı coşkuyu Yeni Melek'te de yaşatmıştı. Fakat bu sefer festivalde çaldıkları kadar geniş bir kitleye çalamadılar tabii.
Glenn Hughes babanın RTN Promotions organizasyonuyla ülkemize ikinci ziyareti ise hem İstanbul hem de Ankara konserlerini kapsıyordu. 1-2 Nisan tarihlerinde gerçekleşen bu konserler de şüphesiz ki Rock'N'Roll adına unutulmaz dakikalar içeriyordu.
Mayıs ayı ise Pain Of Salvation, Therapy?, Anathema ve Sonic Youth konserleriyle Rock/Metal etkinlikleri açısından dolu dolu geçti. 6 Mayıs'ta Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde düzenlenen Pain Of Salvation konseri ile başlamıştı bu ay. Ardından Host Productions tarafından ülkemize ikinci kez getirilen İrlandalı dostlar (Therapy?) 13 Mayıs'ta İzmir'de, 14 Mayıs'ta ise İstanbul'da birer konser verdi. Maalesef her iki konser de istenilen kalabalığa ulaşamasa da özellikle İstanbul konseri eğlence dozajı bakımından bir hayli yüksek seviyelerdeydi.

20 Mayıs'taki Anathema konseri ise senenin en iyi konserleri arasındaydı. Grup, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nu kelimenin tam anlamıyla "inletti”. 4bin küsur kişiye çalan grubun bu performansı; daha sonra piyasaya sürüleceği açıklanan "Live In İstanbul” adlı bir DVD için kaydedilmişti fakat yılsonuna geldiğimizde henüz ortada ne DVD vardı ne de DVD'den bahseden bir Rockİstanbul Org. açıklaması. Fakat yine de o konser grubun Türkiye'de o ana dek verdiği en iyi konseriydi.


Kod Müzik tarafından düzenlenen konserde bir Pazartesi gecesi İstanbul, Maslak Venue'de sessiz sedasız çalıp giden Sonic Youth'a ise maalesef hak ettiği ilgi gösterilmemişti.


Haziran ayı ise önce Sebastian Bach konseri, ardından da Rockİstanbul Festivali'nin ikincisi ile unutulmaz bir yaz başlangıcıydı. 9 Haziran tarihinde Skid Row'un efsanevi vokalisti Sebastian Bach'ın Türkiye'yi ikinci ziyareti gerçekleşmiş ve Sebo yine muhteşem bir kadroyla gelip, İstanbul Yeni Melek'te 1000'i aşkın insanı büyüleyip gitmişti.


19-20-21-22 Haziran tarihlerinde düzenlenen Rockİstanbul Festivali ise; Megadeth, Garbage, Kraftwerk, The Kills, Andy Smith, Andromeda, JJ72 ve ülkemizin önde gelen Rock gruplarının da katılımıyla 6bine yakın insanla birlikte kutlandı 4 gün boyunca.

Tüm sene boyunca Rock/Metal etkinlikleri arasında en heyecanla beklenen organizasyon ise hiç kuşkusuz ki Major Müzik tarafından organize edilecek olan Rock Republic Festivali'ydi. Temmuz ayının ilk üç günü boyunca Slayer, In Flames, Overkill, Doro, Sick Of It All, To Die For gibi yabancı grupların ve toplam 17 yerli grubun katılımıyla 4bin müziksever ile birlikte kutlanan festivalde özellikle Slayer, In Flames, Overkill ve Sick Of It All gruplarının performansları unutulacak gibi değildi. Festivalin son günü yani In Flames'in kapanış grubu olarak sahne aldığı 3 Temmuz tarihinde, İstanbul'da bir başka Rock/Metal etkinliği daha vardı. Park Orman'daki Dream Theater konseri Rockİstanbul Org. tarafından düzenlenen bu konser ise Rock Republic Fest.'den 1bin kişi kadar daha fazla insan toplaması ile dikkat çekmişti.
2005 Temmuzunu unutulmaz kılan bir diğer etkinlik ise ayın 23'ündeki Deep Purple konseriydi. Rockİstanbul Org. tarafından düzenlenen bu konser, efsanevi grubu belki de son kez izlediğimiz konser olacaktı. Bu bakımdan bir hayli önem taşıyordu ve o gün Park Orman'a gelen 5bin küsur insan da grubu en güzel şekilde ağırlamıştı açıkçası.
Ağustos ayı ise birçoklarına göre yılın en büyük sürprizinin gerçekleştiği ay olmuştu. Sene içinde düzenlenmeyeceği açıklanan RTN Fest.in üçüncüsü, Manowar'un headliner'lığında 6 Ağustos tarihinde gerçekleşti. İstanbul, Yedikule Zindanları'nda 6bine yakın insanın katılımıyla unutulmaz bir gün yaşandı ve bir rüya daha gerçek oldu! Türkiye'ye gelmez denilen ve yaklaşık 25 yıldır beklenen efsanevi grup sonunda gelmişti! Tek günlük bu festivalin en güzel anlarından biri de hiç şüphesiz ki Death Metal devi Gorefest'in de sahne almasıydı!
Kısacası 2005 yazı Rock/Metal festivalleri açısından efsanevi bir şekilde geçmişti İstanbul için. Ardından unutulmaz Rock'N'Roll anıları bırakarak
Eylül ayında da Rock'N Coke Festivali dahilinde dev gruplar geçmişti İstanbul'dan. The Cure, Korn ve The Offspring gibi  Bu festivale karşı adım olarak başlayan Barışarock festivali ise üçüncü senesinde ilk defa Rock'N Coke ile aynı tarihlerde düzenlenmemişti. Bu da her iki organizasyona da gidebilme olanağı sağlamıştı. Tabii özellikle de Barışarock organizatörlerinin işine yaramıştı bu karar. Zira 2005'teki Barışarock o seneye dek gerçekleşen en başarılı ve en fazla katılım olan Barışarock'tı!

Unutulmaz bir yılı geride bırakmaya hazırlandığımız Sonbahar döneminde ise festivaller yerlerini konserlere bırakmıştı. Eylül ve Ekim aylarında Kreator ve Marduk gibi gruplar ülkemize gelmişti. 30 Eylül tarihinde Host Productions organizasyonuyla Kreator; İstanbul Yeni Melek'te oldukça güzel bir performans sergilemişken, bir gün sonra organizasyondan kaynaklanan birtakım hatalardan dolayı İzmir'de sahne alamamıştı. Bronx Productions tarafından getirilen Marduk ise 21-22-23 Ekim tarihlerinde ülkemizdeydi. İstanbul Bronx Club'ta oldukça etkileyici bir şov sunmuş olan grup, Ankara Gölge Bar'da ve İzmir'deki konserlerinde ise az ama öz bir kitleye çalmıştı.
Kasım ayında Therion, Host Productions tarafından bir kez daha ülkemize getirilmişti. Ayın 10'unda Eskişehir'de, 11'inde İstanbul'da ve son olarak da 13'ünde de İzmir'de sahne alan grup ülkemizde ne kadar sevildiğini de bir kez daha göstermişti.
Kasım ayının en büyük konser etkinliği ise hiç kuşkusuz RTN Promotions tarafından düzenlenen Steve Vai konserleriydi. 18-19 Kasım tarihlerinde önce İstanbul Yeni Melek'te ardından da Ankara Saklıkent'te sold-out konserler vermiş olan büyük gitarist ve muhteşem sahne ekibi, unutulmaz performanslara da imza atmıştı.
20 Kasım tarihinde Bronx Productions ve yeni şirket Echoes Pro. ortaklığında düzenlenen The Wailers İstanbul konseri ise senenin en "anlatılmaz yaşanır” konserlerinden biriydi!
Aralık ayında ise önce Extreme Rock Fest. ardından da To Die For Türkiye turnesi vardı. Her ikisi de yeni şirket Mute Promotions tarafından düzenlenmişti. 4 Aralık'ta Yeni Melek'teki Extreme Rock Fest.; organizasyonda meydana gelen birtakım aksaklıklar yüzünden açıklanan saatten 4 saat geç başlamış ve yalnızca headlinerlar olan Candlemass ve Destruction gruplarının sahne alımıyla gerçekleşmişti. To Die For turnesi ise 16-17-18 Aralık tarihlerinde sırasıyla İstanbul, İzmir ve Eskişehir'deki konserleri kapsıyordu. Üç konser sonucunda ortaya çıkan şuydu ki; turne söz konusu olduğu zaman grup seçimlerinde daha dikkatli davranmak gerekiyor!

Bu arada 17-18 Aralık tarihlerindeki Behemoth konserlerini de unutmamak gerek! Zira İstanbul Bronx Club'taki de, Ankara 24 Club'taki de unutulmaz konserlerdi. Bronx Productions tarafından düzenlenen bu iki konserin de özellikle İstanbul ayağını kaçıranlar sert müzik şovu adına çok şey kaçırmışlardı.

Özet olarak 2005 yılı; yazının başında da vurguladığım üzere Rock/Metal konser ve festival organizasyonları açısından Türkiye tarihinin o ana dek en dolu geçen yılıydı. Bu doluluğun 2006 yılında da devam etmesini dilediğimiz şu günlerde ise şimdiden birçok konser açıklanmış durumda 2006 tarihli.


Ülkemizde Rock/Metal adına 2005'in bir devrim yılı olmasının bir başka sebebine gelirsek Albümler



Özellikle Türkçe Rock albümleri patlamasının yaşandığı 2005 içerisinde Duman, Kurban, Athena, Gripin(yeni basım), Aylin Aslım, Çilekeş, Kargo, Serdar Öztop, Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Vega, Dorian, Seksendört, Badem gibi isimlerin yeni albümleri müzik marketlerin raflarındaki yerini aldı. Üstelik birçoğu da tatmin edici satış rakamlarına ulaştı.


İşin Metal boyutunda da üretimin bir hayli fazla ve nicelik açısından da yüksek olduğu bir yıldı 2005. Crossfire, Catafalque, Soul Sacrifice, Black Omen, In Spite, Not With Standing, Episode 13 gibi gruplarımızın albümleri çıkmıştı. Özellikle Crossfire, Catafalque, Soul Sacrifice, Episode 13 gruplarının ilk albümleriyle ulaştıkları müzikal seviye korkulacak derecede iyiydi.


Yabancı grup konserlerinin fazlalığı sebebiyle 2005 yılında başarılı geçen yerli grup konseri sayısı oldukça azdı. Bu da artık konserlere çıkacak olan yerli grupların ise daha profesyonel yaklaşması gerektiğini ortaya çıkardı. 2005 yılı daha iyi prodüksiyonlu yerli konserler için çıkarılacak derslerle doluydu.

Şimdi de 2005 yılını bir de global anlamda değerlendireceğiz. Tüm dünyada 2005 içinde Rock/Metal adına neler olup bitmiş, satır başlarıyla en önemli müzikal olaylara değinmeye çalışacağız. Hazırsanız başlıyorum!
Öncelikle şundan bahsetmek gerekir ki; 2005 yılı Rock/Metal dünyası adına çıkan yeni albümler bakımından oldukça güzel bir yıldı.
Senenin en önemli albümlerini şöyle bir hatırlamadan önce ise senenin hatta 21. yüzyılın müzik adına en büyük olayı olan "Live 8" konserlerinden bahsetmek gerekir.

Afrika'daki açların durumlarına dünya kamuoyunun dikkatini çekebilmek ve zengin ülke liderlerini çözüme zorlayabilmek için düzenlenen Live 8 konserleri 2 Temmuz'da Türkiye saatiyle 16.00'da başladı. Önce beş kentte düzenleneceği açıklanan, ardından kent sayısı 10'a çıkan konserlerde, taşın altına elini koyan birçok yıldız, müzik aracılığıyla dünya global politikalarına, tarihin akışına yön vermeye çalıştı.
6-9 Temmuz tarihlerinde İskoçya'da düzenlenen G-8'ler toplantısı öncesi 'Live 8' adıyla düzenlenen konserleri 200 TV kanalı (Türkiye'de NTV) tüm dünyaya canlı yayınladı. Konserleri 2 milyar kişinin izlediği tahmin ediliyor.
Bob Geldof, Richard Curtis, Midge Ure, Harvey Goldsmith ve dünyanın dört bir yana dağılmış insanların önderliğinde hazırlanan bu büyük organizasyonun davetine yanıt veren birçok yıldız, konser günü 5 dakika ile 15 dakika arası sahnede kaldı; sahne değişimlerinde yine ünlüler tarafından hazırlanmış video görüntüleri yayınlandı. Brad Pitt, Annie Lennox, David Walliams, Matt Lucas, Elton John, Bob Geldof, Will Smith, Salma Hayek, Natalie Portman, Chris Tucker, Jennifer Connolly, Jimmy Smits, Kami, Dan Aykroyd, Tom Gren, David Beckham gibi isimlerin sunuculuk yaptığı konserlerde toplam 9 şehirde (Londra, Paris, Berlin, Roma, Philedelphia, Barrie, Tokyo, Johannesburg ve Moskova); Bob Geldof, Coldplay, Elton Keane, The Killers, Madonna, Paul McCartney, Pink Floyd, Razorlight, REM, Scissor Sisters, Stereophonics, Sting, Travis, U2, UB40, Velvet Revolver, The Cure, David Muse, Placebo, A-ha, Audioslave, Chris de Burgh, Die Toten Hosen, Green Day, Reamonn, Duran Duran, Faith Hill, Bon Jovi, Dave Matthews Band, Def Leppard, Keith Urban, Linkin Park, Maroon 5, Stevie Wonder, Bryan Adams, Deep Purple, Neil Young, Motley Crue, Simple Plan, Bjork, Good Charlotte gibi isimler sahne aldı.
Konserler tüm dünyada beklenildiği üzere büyük yankı yaptı. Bu özel konserlerin tabii ki bir de DVD'si piyasaya sürüldü. Tüm müzikseverlerin arşivinde yer alması gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu büyük ve tarihi olaydan sonra 2005'in diğer önemli Rock/Metal konser olaylarına ve yıl içinde çıkan Rock/Metal albümlerine şöyle bir değinecek olursak

Yaşayan en büyük Rock'N'Roll gruplarından biri olan Rolling Stones "Bigger Bang" adlı bir albümle müzik dünyasına dönmüştü sene içinde. Heavy Metal ilahlarından Motorhead 30'uncu yılını kutlarken, Black Sabbath, Motley Crue, Accept ve Gorefest grupları reunion (yeniden bir araya gelme) turneleriyle hayranlarını sevindirdiler. Motley Crue ve Gorefest'inkiler kalıcı olurken Accept ve Black Sabbath sadece 2005'e özel yaptı bu sürprizi.
Yaz boyunca özellikle Avrupa'da birbirinden muhteşem Rock/Metal festivalleri vardı yine. Bunlardan en ilgi çekenleri ise İngiltere'deki Download, Belçika'daki Graspop, İtalya'daki Gods Of Metal, Hollanda'daki Fields Of Rock, Almanya'daki Wacken, With Full Force ve Summerbreeze ve Yunanistan'daki Rockwave'di. Özellikle Graspop Festivali 10'uncu senesini kutlaması bakımından büyük bir işe imza attı ve gelmiş geçmiş en iyi Rock/Metal festivali kadrolarından birini topladı.
Amerika'da ise 90'ların sonundan beri yaz festivali dendi mi akla gelen ilk ve neredeyse tek festival olan Ozzfest rüzgârı esti. Black Sabbath ve Iron Maiden headliner'lığındaki bu gezici festivalde, özellikle Iron Maiden'ın sahne aldığı son gün çıkan olaylar gündemi meşgul etti.
Albümlerde ise tam anlamıyla bir Metalcore istilası yaşandı sene boyunca. Özellikle Roadrunner Records gruplarının başını çektiği furyada birbirinden kaliteli ve müzikal sınırları zorlayan albümler sürüldü piyasaya. Chimaira, Devildriver, Killswitch Engage, God Forbid, Soilwork, Ill Nino, Trivium, As I Lay Dying, Bleeding Through, Bullet For My Valentine gibi gruplar Metalcore adına yapılabilecek muhteşem albümlere imza attılar. Slipknot ise seneyi "9.0 Live" adlı DVD'leriyle değerlendirdi. Tabii Roadrunner Records'un çıkardığı "Roadrunner United - The All Star Sessions" adlı toplama albüme de değinmeden olmaz. Albüm tanıtımlarında daha ayrıntılı bir analizini bulacağınız bu albüm, son 20 yılın Metal adına en büyük organizasyonlarından biriydi hiç kuşkusuz!
Nu-Metal akımından Mudvayne ve Disturbed de harikulade albümler çıkarırken, bu akımın öncülerinden Korn senenin en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşattı "See You On The Other Side" adlı albümleriyle. Limp Bizkit sıfır promosyonla piyasaya sürdüğü "The Unquestionable Truth-Part 1" ile gerçek fanlarının sayısını ölçerken, Linkin Park sadece Live 8 konseri için bir araya geldi.
Thrash Metal adına da doyurucu bir yıl olduğunu söyleyebiliriz 2005'in. Exodus, Annihilator, Kreator, Destruction gibi gruplar çok sıkı Thrash albümleri piyasaya sürerlerken, Anthrax ve Testament seneyi yeni DVD'leri ile geçirdiler. Özellikle Testament'in "Live In London" DVD'sine dikkat etmenizi istiyorum.
Klasik Heavy Metal adına sene içinde bahsedilmesi gereken en önemli olaya Judas Priest imza attı ve "Angel Of Retribution" adlı geri dönüş albümleriyle mükemmel bir ürün sundular tüm Heavy Metal severlere. Metallica tüm seneyi sessiz geçirirken sadece Rolling Stones'un ön grubu olarak sahne aldıkları konserlerde iki gün üst üste sahne aldılar o kadar. Yılsonunda ise yeni albüm hazırlıkları için stüdyoya girmişlerdi. Iron Maiden ise seneyi "Death On The Road" turnesiyle geçirdi. Avrupa'da yine inanılmaz şovlara imza atan grup, Amerika'daki makûs talihini ise bu sene de yenememiş gibiydi.
Helloween ve Queensrcyhe grupları ise geçmişlerindeki belki de en önemli albümlerinin isimlerini yeniden kullanarak, yeni albümleri için ticari olarak akıllıca fakat müzikal tavır olarak riskli bir işe kalkıştılar.
Senenin Rock/Metal adına en çok sükse yapan albümlerine ise System Of A Down ve Rammstein grupları imza attılar. S.O.A.D. bir yıl içinde ayrı ayrı iki albüm çıkararak ve ikisiyle de satış rakamlarını alt üst ederek bu müzik adına hangi noktalara ulaştığını gösteriyordu adeta. "Mezmerize" albümü ile ilk darbeyi indiren grup sene sonuna doğru çıkardığı "Hypnotize" ile de zirvede olmanın keyfini sürüyor gibiydi. Alman grup Rammstein ise "Rosenrot" albümüyle müzik tarihinde Avrupa'dan çıkan en büyük Metal grupları arasına girmeye yaklaştığını belli etti.
Max Cavalera yeni Soulfly albümü "Dark Ages" ile Sepultura'nın "Arise" ve "Beneath The Remains" dönemlerine göndermeler yaparken, Hollandalı Death Metal makinesi Gorefest "La Muerte" ile kaldığı yerden tam 7 sene sonra tam gaz devam ediyordu.
Avrupa'da Rock/Metal adına yine İskandinav Metali ağırlıklı bir yıl geride kalmıştı. Arch Enemy, Apocalyptica, Opeth, Soilwork, Him, Stratovarius ve tabii ki Children Of Bodom albümleri seneye damgasını vuran İskandinav Metal albümleriydi. Finlandiya'dan ise iki üzücü haber geldi sene içinde. İlki Sentenced'ın "The Funeral" albüm ile dağılma kararı, ikincisi ise Nightwish'in vokalisti Tarja'nın gruptan ayrılmasıydı.

İşte 2005 yılı Rock/Metal müzik adına kısaca böyle geçti. Umarız 2006 yılı da 2005'de olduğu gibi hem ülkemiz için hem de tüm dünya için müzikal anlamda güzel bir yıl olur!


 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: