ÇAYDANLIK

Rock Müziğin Türkiye'deki Değişimi

Erhan Erdil - 22 Ağustos 2011

Rock müzik ülkemize girdiği andan itibaren basın toplumun önyargılarını beslemek için seferber olup bu müzik türünü karalama çalışmalarına da başlamıştı. Hemen hemen her gazetede , haberlerde 'Çocuklarımızı Rock Müzikten Nasıl Koruruz?' , 'Şeytanın Çocukları' gibi başlıklar ve yazılar görmek mümkündü. Neredeyse 'Ben Rockçıyım' diyebilmek bile başlı başına büyük bir sorumluluk almak gibiydi.

Rock Müziğin Türkiye'deki Değişimi

Rock müziğin ana temasında siyaset , düşünce özgürlüğü , toplumsal ve evrensel problemler vardı. İnsanlara bir mesaj verme kaygısı taşıyordu. Dinleyenler arasında fikir alışverişi ve sıkı bir bağ vardı , piyasada bulunmayan fanzinler elden ele gezdiriliyor , popüler kültürün beğenileriyle zıt düşüyor , genellikle modaya hiç uymayan siyah renkli kıyafetler giyiyor ve farklı bir duruş sergiliyorlardı. Her biri bireysel özgürlüklerini ateşli bir şekilde savunuyordu. Rock , müzik türü olmaktan da öte bir kültürdü ve ülkemizdeki 1. Nesil Rockçılar bunun farkındaydılar. Basının karalamaları ve toplumun baskısı altında gençlerin sayıları her geçen gün arttı ve kitle genişledi. Artık küçüklü büyüklü gruplar halinde görülür hale gelmişlerdi. Anlaşıldığı üzere basının karalama kampanyaları pek fayda getirmemişti. Popüler kültürün içersinde türlü baskılara rağmen bir altkültür oluşturulmuş gibi gözüküyordu.

Aslında Dünya'nın birçok ülkesinde bu süreç böyle gelişti. Bir örnek vermek gerekirse İngiltere'de Rock müziğin asiliğini dahada ön plana çıkartan ve Punk Rockın oluşmasında büyük öneme sahip olan Sex Pistols'ın Radyolarda çalması yasaklanmış , Billboardlarda isim haneleri boş bırakılmıştı. Hatta Sex Pistols'ın anlaştığı plak şirketinin çalışanları , bu durumu protesto edip greve gitmiş ve plak şirketi Sex Pistols'la olan sözleşmesini feshetmek zorunda kalmıştı.

Ülkemizde kitlenin genişlemesi ile birlikte basının sert tavrı yumuşama evresine girdi . Toplumda oluşturulan önyargı ise her geçen gün etkisi azalsa da hala rahatlıkla görülebilir. Kitlenin artmasının arkasından ardı ardına açılan Rock Barlar takip etti. İlk başlarda sevindirici gözüken bu gelişme aslında ülkemizde Rock müziği yaraladı. Rock müzikle ilgisi olmayan kişilerce açılan bu mekanlar sırf para kazanma kaygısı içeriyordu ve açılan mekanlar grupları beste çalışmalarını bırakıp piyasa şarkıları söylemeye mecbur bıraktı. Çok bilinen bir şarkıyı çalmak daha çok müşteri demekti.

Bunların arkasını topluma bir mesaj verme kaygısı taşımayan , etliye sütlüye karışmayan ve tek teması aşk olan Rock Soundlu Pop şarkıcıları izledi. Bana göre medya burada Rock müziğin ülkemizde asimilasyon çalışmasına başladı ve özünde Pop müzik yapan ve eline gitar alan bütün şarkıcıları 'Rockçı' ilan etti. Bir zamanların otoriteye uymayan , baş kaldıran , muhalif ve asi Rockçı gençleri şimdi yavaş yavaş yerini , Rock müzikte siyaset olmamalı ve Popta dinlerim Rock'ta diyen ve kendisini Rockçı ilan eden bir nesile bırakıyor. Rockçıyım demek dinlediği müziğin kültürünü de benimsemektir bana göre. Eğer sadece kulağa güzel gelindiği için dinleniyorsa o kişi Rock müzik sever olabilir en fazla. Belki de son günlerde bir evlendirme programında sözlerini bile bilmediği bir şarkıyı 3-4 defa söyleme girişiminden sonra 'Rockçıyım herkes bilsin yane' çıkışlarıyla karşımıza çıkan 'Rockçı Serpil' karakteri bu müziğin nereye çekildiğinin acı tablosudur.

Hayko Cepkin farklı görüntüsü ile toplumun önyargılarıyla mücadele ediyor. Duman grubumuzun mesajı yerine göre tam damardan verecek şarkıları mevcut. Pentagram grubumuzun her şarkısı kafada bir aydınlanma yaratabilir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Sanırım tablo o kadar kötü değil sayılmaz. Şimdilik.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: