ÇAYDANLIK

Pop müziğe kin kusan yazı; Madonna'dan Lady Gaga'ya popülerlik, et, kusma ve ötesi

Hakan Aytaç - 25 Nisan 2015

Pop fetişizminin yavşaklığı

Şarkıcı, oyuncu, komedyen, yazar, çizer, vs… Ünlü bir şahsiyeti sürekli konuşulur kılan belirleyici unsurlar nelerdir? Muhteşem bir sesi olması, alanında öncü bir nitelik taşıması veya ekranların her an aranan yüzü olması mı? Yani işini iyi yapıyor olmasının yanında, bir de kendisine has, yaşam tarzındaki bir farklılık veya dikkat çekecek bir aykırılık mıdır o kişinin sürekli gündemde kalmasını, her yaptığının konuşuluyor olmasını, moda haline gelmesini sağlayan?

Pop müziğe kin kusan yazı; Madonna'dan Lady Gaga'ya popülerlik, et, kusma ve ötesi

Örneklerine çok rastladık. Mesela Madonna, imza attığı sayısız başarının yanında gençliğinde çok güzel bir kadın olmasaydı böylesine takip edilir, dinlendir olabilir miydi? Böylesine bir hayran kitlesini yakalayabilir ve Popun Kraliçesi lakabına layık görülür müydü? Elvis Presley, muhteşem sesi ve yeni bir akım yaratmasının yanında yakışıklılığı ve karizmatikliğiyle popülaritesini en tepelere çıkarmış, bir dönemin vazgeçilmezi olmuştu. Peki ya Elvis yüzüne bakılmayacak kadar çirkin olsaydı ne olurdu? Mutlaka hatırı sayılır bir başarılı olurdu, ancak bu kadar dikkat çeker ve 'Kral' olarak anılabilir miydi?

Kuşkusuz, çirkin kadın-erkeklerden hiçbiri mi başarılı olamadı denilecektir, haklı olarak. Ancak dış görüntünün başarıya yaptığı pozitif etkiyi yadsımamız da mümkün değil.

Günümüz örneklerinden, Lady Gaga'nın sesine, yaptığı şarkılara kendi müzikal tarzı çerçevesinde itiraz etmek mümkün değil. Ancak güzel diyebileceğimiz bir kadın olduğunu söylemek de berikilere hakaret olacak kuşkusuz. Şimdi ortaya attığımız tez üzerinden düşünürsek sesi oldukça kaliteli olan bir şarkıcının, oldukça kaliteli olan diğer sesler arasından sıyrılması yani rekabet edebilmesi için, daha popüler, daha dinlenen, daha aranan, daha konuşulan kişi olmak için -ki günümüzün piyasacı sidik yarışı düpedüz bunu gerektiriyor- müziğinin yanında farklı yollara başvurması gerektiği sonucuna ulaşabiliriz. Eğer bir hilkat garibesinden farksızsan ve sürekli görsele hitap eden bir mesleğin varsa, kusurlu yanlarını kapatmak için dikkati başka tarafına çek! Ünlü bir kişiliğin, yaptığı işin kalitesi bir kenara, bunu bir de dikkat çekici hareketleriyle gündem olarak süslediği vakit, adına 'başarı' denilen popüler olma noktasına ulaşacaktır.

Şimdi Lady Gaga'nın, aralarında "birkaç on kilo bonfileyi vücudu üzerine asmak" da dahil olmak üzere, giydiği kostümleri, estetik yoksunu oluşunu kamufle etmek için makyaj diye süründüğü tonla boyayı, entelektüel ve aykırı sanılsın diye söylediği anlamlı anlamsız klişeleri olmasaydı, yaptığı müzikle bu kadar ün sahibi olur muydu dersiniz? Tartışma götürmez şekilde hayır! O da, menajerleri de bunun farkında olduğundan ve yıllardır medyaya medyaya oynayan mantıklı mantıksız hareketlerin her birinin planlamış birer PR çalışması olduğu noktasına birleşebiliriz.

Düşünülmüş, araştırılmış, irdelenmiş ve eyleme dökülmüş, ders olarak enstitülerde okutulması gereken bir PR çalışması var önümüzde, açık ve net.

Peki eski şöhreti, kitleler üzerindeki etkisi eskisi gibi olmayan Madonna, tekrar eski çizgisini yakalamak için ne yapmaya başladı? Tahmin ettiğiniz gibi, saçmalamaya... Bir zamanlar gerçekten aykırı ve sistem dışı hareketleriyle bildiğimiz Madonna'nın Taliban'ı protesto amacı diyerek sahnede striptiz yapmasını nereye koyacağız? Mesele Taliban ise daha farklı bir şey yapaydın madem, her zamankinden farklı olarak. Fetişist mesajınız iletilmiştir, bir zulüm üzerinden kazandığınız popülarite için tebrikler!

Türkiye'ye geldiğinde ise bir memesini açıp seyirciye gösterdi diye müthiş bir şov gerçekleştirdiğini çığıranlar, kendilerine verilmiş bir armağan olarak görmüşlerdi elli yaşını devirmiş o et parçasını! Biz Madonna'yı yıllara meydan okuyan bedeniyle değil, tabulara meydan okuyan duruşu yüzünden severdik. Lady Gaga'nın ilham kaynağını Madonna olarak açıklaması çıldırtmış olmalı kendisini. Yaptıkları her harekette seksi çağrıştırma uğraşında olan ancak bunun asla başaramayan, ismini Queen'in Radio Gaga şarkısından esinlenerek almak suretiyle Freddie Mercury'i mezarında ters döndürdüğünden şüphe ettiğimiz et parçası, hiçbir kimse için ilham kaynağı değil, ancak kendisine ihtiras kaynağı olabilir.

Sıra dışı olacağım diye imza attığı akıl dışılıkları neydi Lady Gaga ve saz arkadaşlarının? Pis ve koyu yeşil bir suyun bulunduğu bir küvet içinde çırılçıplak vaziyette poz vermek, bir konserinde tamamen kana bulanmış şekilde şarkı söylemek, sırf dikkat çekmek için ABD başkanı ile katıldıkları bir yardım etkinliğinde 1,55'lik boyuna 16 inç yükseklikteki topuklu ayakkabı giymesi, meme uçlarına elektrik bandı yapıştırması… "Çok gezdim dolaştım, karar verdim. Hayatta en çok nefret ettiğim şey para."

Evet bizde kendi adına yaptırdığı kan ve sprem kokularını harmanlayarak yaptırdığı parfümden tiksiniyoruz en çok.

Şarkı sözü yazarken en büyük ilhamı Queen ve David Bowie imiş. Ah biz başımızı nerelere vuralım?

Sonuçta Manhattan New York'ta büyümüş, yetişmiş, Paris Hilton ile çocukluk arkadaşlığı bulunan, oldukça varlıklı bir ailenin yerden bitme bir kızı var önümüzde. Her şeyin var daha ne istiyorsun denilen çirkin ördek yavrusu "ben ünlü olacağım ve herkeslerden böyle intikamımı alacağım" ergenliğinden kurtulamamış olduğunu varsayabiliriz. Sonuçta, büyük paralar harcanarak ortaya konulmuş başarılı bir PR çalışması ile karşı karşıya olduğumuzu başta da söylemiştim.

Şimdi Lady Gaga'nın yandan yemişi Hande Yener içerleyecek ama ne kadar uğraşsa da Gaga'ya benzeyen daha çok kendisi değil, kendisine rakip olarak gördüğü Demet Akalın'dır efendim. Photoshop harikalığı bakımından yani!

Peki Madonna'nın öptüğü Britney Spears'a ne oldu hatırlar mısınız? Bir dönemler ne hale geldiğini hatırlamak bile istemiyoruz. Eh, son olarak sahnede şarkı söylerken dansçısının dudaklarına yapışması ve bunun bir şov olarak açıklaması yavşaklığından artık uyanıyoruz.

Mesela Lady Gaga'nın etrafındakilere de bir bakalım. Dansçısı Millie Brown Teksas konserinde elini boğazına sokarak Lady Gaga'nın üzerine kusuyor. Lady Gaga yazdığı şarkı sözleri hakkında ne demişti: "Şarkı yazma sürecim 15 dakikalık bir istifra gibi. 15 dakika boyunca zihinsel ve sözel bir kusma hali. Fikirler, sesler, sözler kendiliğinden çıkıyor.

Bütün bu hareketleri müzikal yetersizliği örtbas etme çalışması olarak görebilir miyiz?

Peki ya Dubai konseri hakkında söz veriyorum sizin kültürünüze, gelenek göreneklerinize, adet ve ananelerinize uygun, saygılı bir şov olacak demesini nereye koyalım? Kardeşim sen bu kadar aykırıysan ve vaziyetlere bu kadar saldırıyorsan cehalete, geriliğe de bir ses çıkar da samimiyetsizliğin konusunda bu kadar emin olmayalım be kardeşim.

Hani şimdi kimsenin ölmesini istemiyoruz ama 27 yaş sendromuna bulaşmayı başaramamış olan Lady Gaga'nın değil de Amy Winehouse'un aramızda olmayışına da bir içleniyor insan.
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: