ÇAYDANLIK

İyimser Bir "Rock Ortamı" Yazısı

Teoman Teomanhan - 28 Eylül 2010

Türkiye'de rock müziğin köklerine inmek isterseniz 1970'li yıllara doğru, uzun bir yolculuğa çıkmanız gerekir. Dönemin önemli temsilcileri arasında Cem Karaca, Barış Manço ve Erkin Koray gibi Türk Müzik tarihine adını altın harflerle yazdıran ekoller yer almaktadır. Rock müzik Türkiye'deki gelişim evresini her ne kadar bu isimlerin revaçta olduğu dönemlerde yaşamış olsa da asıl parlama dönemini 1980'li yılların sonu ve 1990'lı yılların ilk yarısında yaşamıştır.

İyimser Bir

1990'lı yıllar Türkiye'deki Rock ve Metal müzik akımı için bir dönüm noktası niteliğindedir. Bu yıllara gelindiği zaman karşımıza yeni kuşak Rock ve Metal grupları çıkmaya başlar. Bunların bazılarına değinmek gerekirse; Pentagram, Whisky, Metallium, Akbaba, Diken, Grizu gibi gruplar birçoğunuzun ilk aklına gelen gruplar olur. Bu grupların birçoğunun ortak özelliği şarkılarını İngilizce olarak seslendirmesidir. Fakat aralarında bazı gruplar Heavy Metal olgusunu Türkçe ile özdeşleştirip şarkılarını Türkçe seslendirmeyi tercih etmiştir. Türkçe sözlü Heavy Metal akımının öncülerinden biri olan Diken grubu bu konuda mihenk taşıdır. 90'lı yılların son demlerinde ülkemizi ziyaret eden dünya devi gruplar dikkat çekmeye başlamıştır. Bunların başında Slayer, Iron Maiden ve Metallica gibi dev isimler yer almaktadır. 1999 yılı Türk Rock tarihi için kara bir sayfa olarak tarihin tozlu raflarında yerini almıştır. 99'un sonbaharında işlenen bir cinayet satanizm denilen sapkın düşünce ile bağdaştırılmış ve bu sapkın düşünce bütün Türk Rock ve Metal müzik severlere mal edilmiştir. Birçok dükkân kapanmış ve birçok kişi hiç alakası yokken sorgulanmıştır.

2000'li yıllar Türkiye'de yeniden rock ve metal müziğin zirveye çıkma çabası harcadığı yıllardır. Özellikle İstanbul'da yer alan Rock barlar ve cafeler bu kültür için bir artı olmakla birlikte bazen de eksi olarak görünmektedir. Bu dönemlerde sahneye çıkan gruplarda artış yaşanması ülkemizde yeniden rock kültürünün zirveye taşınmasında en önemli etkenlerden biridir. 2000'li yıllarda ülkemiz kamp yapılan festivallerle tanıştı ve bu organizasyonlar son dönemlerde dünya devlerini ağırlayan ve gerçek anlamda bu kültürü yaşayan insanlara keyifli günler geçirten kısa vadeli kaçamaklar şeklinde Türk Rock kültüründeki yerini aldı.

Tabii ki ülkemizde sadece rock ve Heavy metal yapan gruplar yok daha sert soundlara sahip gruplarımızda 2000'li yıllarda ön plana çıkmaya başladılar. Black metal denilen ve metal müzik türleri arasında en agresif rifflere ve sözlere sahip olan tür Türkiye'de bir çok grup tarafından tercih edilmiştir. Birçok kişiye göre ergenlik heyecanı olarak algılanan tür aslında gerçek anlamda isyanın sesidir. Birçok amatör grup çıktığı gibi çok kısa sürede kendiliğinden yok olmuştur. Buna karşın Türkiye'de köklü Black metal gruplarına da görmemiz mümkündür. Bunların bazılarına değinmek gerekirse; ülkemizi yurt dışında temsil eden Episode 13 ve Moribund Oblivioun'un yanı sıra ülke sınırları içerisinde kalmasına rağmen bu müziğin sadece kuzey ülkelerine özgü olmadığını kanıtlayan grupların başlıcaları; Nefastum, Ehrimen, Pergamon, Reborn vs. şeklinde sıralanmaktadır.
2010 yılının son demlerini yaşadığımız şu günlerde Türk rock ve Metal müzik kültürü ikinci baharını yaşamaktadır ve günden güne daha da iyi bir görünüm sergilemektedir. Türk toplumu tarafından dışlanan bir kültür olmaktan çıkan rock kültürünün yarınlarda daha da ileri seviyelere gideceği su götürmez bir gerçektir.
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: