şifremi hatırla
ÇAYDANLIK

İyi Seneler, Mutlu Yıllar...

Aşiyan Kutlu - 28 Aralık 2010

Maya takvimine göre 2012, kıyamet, "Dünya ters düz olacak ve birçok insan ölecek" diye yorumlanıyor. Bazı bilim adamlarına ve eğitimcilere göre ise tam tersi; 2012 tam bir uyanış, değişim, gelişim, çağ atlama ve eril zamandan dişil zaman geçiş yılı olarak değerlendiriliyor.

 

Ve bu değişimin 21 Aralık 2010 tarihinden itibaren etkilerini göstermeye başlayacağını, 2011'in de tamamen bu değişim ve gelişime hazırlık yılı olduğu söyleniyor.

İyi Seneler, Mutlu Yıllar...

 

Ben de buna inanıyorum. Bir kıyamet ve yok olmanın aksine, tamamen bir gelişim ve değişim zamanına geçiş.

 

Yeni yıl, her zaman yenilik demek, yeni umutlar, yeni dilekler ve hatta dileklerin gerçek olmaya bir adım daha yaklaştığı bir zaman. "Erkeklerin öyle şeylerle pek işi olmaz, bunlar kadın işi" dense de, ben yeni umutların, hayal, dilek ve isteklerin sadece kadınların ilgi alanında olmadığına, bütün insanların bu duyguları hissettiğine inanıyorum. Herkesin yeni yılda kendisi ve sevdikleri için güzel hayalleri vardır öyle değil mi? Kim istemez yeni yılda zengin olmayı, bol para kazanmayı.

 

Yeni yıl kutlamalarının yapılmaması gerektiğini düşünenler de var. O güzel günde mutluluklarını sevdikleriyle paylaşamayan, kimsesizlerin de düşünülmesi gerektiği, sadece yeni yıl değil, diğer özel günlerin de kapitalist düzene hizmet ettiği, bundan başka bir işe yaramadığı görüşünde olanlar olduğu gibi, bu durumu kullanarak eşine, sevgilisine, sevdiklerine hediye almaktan kaçan bazı cimriler de var.

 

Hepsi iyi güzel de sevgili arkadaşlar; insanlar eğlenmek istiyor, hayal kurmak istiyor, sabahlara kadar müzik dinleyip, içip, belki de sevişmek istiyor. Nasıl ki; sevdikleri yanında olmayan, yalnız insanların günü kutlayamamasına engel olamıyorsak, bu özel ve güzel anları kutlamak isteyen insanlara da engel olamayız. Bu bir düzendir, aynen doğanın düzeni gibi; birileri zengindir, birileri fakir, birilerin çevresinde sevdiği insanlar fazladır, birileri yalnızdır. Tamam, elbette ki duyarlı olmak lazım buna katılıyorum, her şeyin belli bir ölçüsü vardır, bu düzen içinde olmak önemlidir.

 

Ayrıca kendi çevremizdeki yalnız insanlara da  biz destek olabiliriz, onlara güzel hediyeler alarak, yılbaşı soframıza davet ederek ya da başka herhangi bir güzellik yapabiliriz onlar için. Zaten bir sürü şeyin iyi gitmediği, haberlerde duyduğumuz olumsuz, iç acıtan görüntülerden, enflasyondaki ve siyasetteki düzensizliklerden sonra; insanların stres atmaya, zihinlerindekileri boşaltmaya ihtiyacı vardır. Ayrıca bu özel günler; büyük şehirlerin karmaşası, hayat şartlarının, para kazanma ve karın doyurma gayretinin içinde unuttuğumuz bazı güzel duyguları birbirimize anlatmanın en güzel fırsatı. Çoğunlukla; "Özel günler bahane edilmemeli her gün hatırlanmalı" denir. Tamam, doğru, hatırlanmalı da ama maalesef bunu söyleyenler bile her gün hatırlamıyor. Bizim ülkemizde her şey sadece konuşuluyor, hiç uygulayanı yok ne yazık ki. Yaşanılan koşullar göz önüne alınmalı ve boş konuşmak yerine, konuşulanın altı doldurularak eyleme geçilmeli. İşte özel günler eyleme geçme fırsatının en güzel anları.

 

 

İyi Seneler, Mutlu Yıllar...

 

Kimseye "kutlama yapıyorlar, eğlenip dağıtıyorlar, benciller, kendilerini düşünüyorlar" diyerek kızmayın. Kendi eğlence sınırınızı çizerek eğlenin, bağırın çağırın, için, gidip sevdiğinizi söyleyemediğiniz insanlara bunu itiraf edin, uzun zamandır konuşmadığınız arkadaşınızla barışın, sevdiklerinizi arayın. Hiçbirimizin uzun yaşama garantisi yok. Her şeyi kendinize dert ederek kendiniz kasmayın, rahat, sakin olun. "Seni seviyorum" demek utanılacak bir şey değildir. Karşınızdaki insanın size aynı duyguları beslemediğinden bile korksanız bunu yapın. Çünkü gerçek sevgi, karşılıksızdır. Kimseyi sizi sevmesi için zorlamayın, sadece kendi içinizdekileri itiraf edin ve bırakın. Ve hatta önce kendinizi sevin ve affedin…

 

Yeni yılda; isterseniz yalnız, isterseniz dostlarınız, arkadaşlarınız ya da ailenizle olun, ister kutlama yapın, ister yapmayın, yeter ki kendiniz kasmayın ve rahat olun.

 

Ben yeni yılda yeni heyecanlar, umutlar, hayaller kuran herkesin tüm dileklerinin gerçekleşmesi umuduyla, NİCE GÜZEL, UMUTLU, SAĞLIKLI, HUZURLU ve BOL ŞANSLI SENELER diliyorum.

 

yazarasyn@gmail.com



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için:
yorumlar
Kullanıcı avatarı
17 Ocak 2011 06:02

Tavuklar enteresan bir millet. Vajinaları yok lan... Saygı duyuyorum onlara

Kullanıcı avatarı
17 Ocak 2011 04:44

Hay bin kunduz, pardon 1000 tavuk Murat. Şu gripli halimle güldürdün ya beni, çok yaşa sen :):)

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 18:01

o yuzden tavuklarla beraberdim ya!!??

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 17:43

Senle hiç bir kadın beraber olmaz Atlantisli, evde kaldın :))))

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 17:06

Bu özel günler teranesinde nirvanaya katılıyorum. yılbaşındaki tantanadan uzaklaşayım ve sürüye dahil olmayayım diye yılbasını ormanın ortasında bir kulububede gecireyim dedim. Ama yılbaşı kutlayıcıları ne bana ne de beraberimdeki tavuklara izin verdiler! Havai fişekler ormanın derinliklerine kadar geliyordu! Kahrolsun kutlama emperyalizmi!

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 16:15

Sanırım gözünden kaçmış Nirvana Kedi "Ayrıca bu özel günler; büyük şehirlerin karmaşası, hayat şartlarının, para kazanma ve karın doyurma gayretinin içinde unuttuğumuz bazı güzel duyguları birbirimize anlatmanın en güzel fırsatı. Çoğunlukla; "Özel günler bahane edilmemeli her gün hatırlanmalı" denir. Tamam, doğru, hatırlanmalı da ama maalesef bunu söyleyenler bile her gün hatırlamıyor. Bizim ülkemizde her şey sadece konuşuluyor, hiç uygulayanı yok ne yazık ki. Yaşanılan koşullar göz önüne alınmalı ve boş konuşmak yerine, konuşulanın altı doldurularak eyleme geçilmeli. İşte özel günler eyleme geçme fırsatının en güzel anları". :)

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 16:15

Sanırım gözünden kaçmış Nirvana Kedi "Ayrıca bu özel günler; büyük şehirlerin karmaşası, hayat şartlarının, para kazanma ve karın doyurma gayretinin içinde unuttuğumuz bazı güzel duyguları birbirimize anlatmanın en güzel fırsatı. Çoğunlukla; "Özel günler bahane edilmemeli her gün hatırlanmalı" denir. Tamam, doğru, hatırlanmalı da ama maalesef bunu söyleyenler bile her gün hatırlamıyor. Bizim ülkemizde her şey sadece konuşuluyor, hiç uygulayanı yok ne yazık ki. Yaşanılan koşullar göz önüne alınmalı ve boş konuşmak yerine, konuşulanın altı doldurularak eyleme geçilmeli. İşte özel günler eyleme geçme fırsatının en güzel anları". :)

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 10:03

Senin iyi niyetli olduğuna da eminim. Ama niye harekete geçin dediğin şeyler için özel günlerde harekete geçilsin? Niye çok basit sevgi göstergeleri olağanüstü ve özel günlere has eylemlermiş gibi yansıtılsın ve biz bunu kabullenelim? Saydığın şeyler insanların şartlandırmalar olmadan yapabileceği şeyler. 12'de korna çaldı haydi birbirimizi sevelim, daha çok sevelim dediğimiz zaman ha Pawlow'un köpeği ha biz. Refleks hareketlerle yapıyorsak bunları burada bir sorun var demektir. Yazında müthiş bir uzlaşma, boyun eğme ve kabullenme var. Bunu elbette reddediyorum. Öylesi günlerde sonsuz uyaranlarıyla milyonlarca Pawlow köpeği yaratanların kurduğu bu tuzaklar sayesinde zengin olmak için kaç tane kırmızı don satın alınıp giyildiğini düşünsene! Yapay niyet ve altı boş umut tacirlerinin düzenlerine ortak olmamaktan yanayım. Sevmek anlamak sana ait olmayan, kurmaca bir okasyonun içinde rol alarak kavranılabilecek şeyler değildir. İyi ve samimi insan olmak o kadar kolay değil! Daha derin ve daha bize ait bir içe bakış gerektirir. Saate, takvimlere bakarak olmaz bu işler.

Kullanıcı avatarı
16 Ocak 2011 06:33

Özel günler, onların hatırlanması ille de hediyeyle olmaz. İçinde sevgi olan sözcüğü, sarılmak, eğer yeterli ekonımik gücün de varsa ve istersen bir hediyeyle de bunu taçlandırmak...Gönlünden nasıl koparsa, nasıl istersen. Yeter ki "sevgimizi, aşkımızı, özlemlerimizi" birbirimize "net" anlatabilelim, çekinmeden "şimarır" demeden...Anlatabildim mi sevgili Nirvana Kedi. Her eylem protesto değildir...

Kullanıcı avatarı
13 Ocak 2011 15:03

Ben bu yazıdan hoşlanmadım. Alınmaca, küsmece yok! "Yaşanılan koşullar göz önüne alınmalı ve boş konuşmak yerine, konuşulanın altı doldurularak eyleme geçilmeli. İşte özel günler eyleme geçme fırsatının en güzel anları." Ne eylemi yapıyoruz? Bari hadi bu özel günde eyleme geçip meclistekileri eşeklerle kovalayalım, benzin zammını protesto edelim, e-devletin beni postaneye gönderip 1 lira ödeterek e-devlet şifresi aldırmasına topluca küfür edelim, yarın hiç birimiz çocuklarımızı okullara ve kurslara göndermeyelim, patronun karşısına çıkıp "hakkımı ver yoksa aha benzin, yakıyorum bu binayı" deyip tüm gökdelenleri ateşe verelim falan deseydin. Bak bunlar kutlanırdı işte! Yeni yıl, anneler günü, babalar günü, kıl günü tüy günü kutlamalarını çıkaran uluslar bile artık kendilerini bu martavallarla tüketim kıskacına alınmış birer maymun olarak görüyorsa bize ne oluyor? Bu bir düzen biz de bunu kabul edelim demek! Hmmm! Deli Kasap'a uymaz böyle dümenin suyunda yol almak.

Kullanıcı avatarı
31 Aralık 2010 09:25

Ya haklısın aslında,karikatürün sahibinin Salih Memecan yalakasının olduğunu sonradan farkettim ben de...

Kullanıcı avatarı
31 Aralık 2010 09:08

Yazıdan hoşlaşmışam ama Salih Memecan'dan hoşlaşmamışam. Oylar Memecan'a kampanyası başlatıyorum...