ÇAYDANLIK

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!!

Aşiyan Kutlu - 17 Ocak 2011

Şöyle bir bakıyorum sanal dünyadan, üyesi olunan sitelerden, sanallığın yalan olduğundan v.s. şikayet etmeyen yok. Fakat sanaldan vazgeçen de yok.

Dünyada birçok insanın profil açtığı, eski arkadaşlarını bulduğu facebook mesela... Bakıyorum hiç kimse sevmiyor ama facebook'ta profili olmayan da yok. Bir de kendi aramızda tabiri caizse fısıltı gazetesi haberi olarak ortada dolaşan bir laf var; "Sanaldan, müzisyenden, bardan sevgili olunmaz". E be güzel insan o zaman senden de sevgili olmaz, sen bara gitmiyor musun, sanalda dolaşmıyor musun? Herkes böyle düşünürse, gerçekten o şekilde kendine sevgili edinmek istemezse, evet elbette olmaz. Nereden sevgili olunur? Kasaptan mı?

Şimdi facebook'ta profilin var, aşağı yukarı her gün "çalışırken bile" sayfa ekranın altında açık durur, kim ne paylaşmış bakarsın, hatta ortak paylaşım gruplarından fotoğrafını beğendiğin insanlara arkadaş daveti gönderirsin. Buraya kadar her şey güzel, keyifli... Aynı zamanda da internetten arkadaş, sevgili olunmayacağını düşünen de sensin! E peki sormazlar mı bu durumda adama, "Senin amacın ne" diye.

Eğer sen interneti bilgi paylaşmak, pozitif yönlerinden faydalanmak, ciddi arkadaşlıklar edinmek, haber almak, faydalı reklam yapmak v.b. şeyler için kullanmayıp, aklını iki bacağının arasına indirip, kötü niyetle olaya yaklaşırsan evet haklısın, internetten hiç bir halt olmaz. Dikkat ediyorum; paylaşımlar arasında eğer ciddi bir takım gruplar için birlik oluşturmak için bir şeyler paylaştığınızda hiç kimse ilgilenmiyor. Greenpeace, doğa, kadın ve insan hakları, pozitif düşünce, kitap, hayvan hakları v.b. konularda açılmış bir sürü grup var. Sayfaya girip baktığınızda ciddi üye sayıları var, yok değil ama faaliyet derseniz sıfır. İnsanlar sadece profilinde görünsün, "ben duyarlı bir insanım" görüntüsü verip sağa sola "hava" atma amaçlı bu gruplara üye oluyorlar.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!!

 

Bazıları da bu faaliyetlerin yersiz, saçma olduğu düşüncesinde. Onlar bu tür gruplara üye dahi olmuyorlar. Bu taraftan bakıldığında diyorsunuz ki; hiç olmazsa adam bir "taraf", bir "fikri" var. Beğenmiyor, saçma geliyor, üye olmuyor ya da desteklemiyor. Bunlar başka bir tartışma konusu olabilir. Ya yukarıda söylediğim gibi sadece "görüntüde" bu gruplara üye olanlara ne demeli. Paylaşılmış mesela; bu günlerde alkol içme ve almaya karşı getirilen kısıtlamalara  karşı çıkmak adına  faaliyet içerikli bir takım haber, fotoğraf ya da video... Yahu kimse mi duyarlı değil bu konuda? Herkes mi korkuyor? Kimse içmez mi oldu bu memlekette? Altına iki satır bir şey yaz, paylaş, bir şey yap. Yok, öyle bakıyorlar o paylaşımlara. Onların işleri var ama "oyun oynuyorlar ya da başka işler peşindeler". Ülkede yavaş ve sinsice hazırlanan ayak oyunlarından, haberleri dahi yok. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali, suya sabuna dokunmayan, düşünmeyen, okumayan, çıkarcı tuhaf bir toplum olup çıktık. Konuşmayı, eleştirmeyi iyi biliyoruz ama çenemiz kuvvetli maşallah, fakat ortada icraat yok. Herkes bir şeylerden şikayet ediyor ama herkes şikayet ettiği şeyi kendisi de yapıyor ve bunun değişmesi yönünde atılan adımlardan da, ya haberi yok ya da katılımı.

Sanaldan şikayet eden değerli yurttaş! Bu alemde her türlü bilgi mevcut, iyi olanı da, kötü olanı da.. Ama sen eğer kötü olanı tercih edip o yönde ilerlersen, şikayet ettiğin durumlar artarak katlanacak ve iş içinden çıkılmaz, saçma sapan bir hal almaya devam edecek. Bu yüzden istersen işine geldiği gibi basit yoldan değil de, zor olan, herkesin işine yarayacak, insanların doğru haber alma, bilgilenme ve de doğru eylemlerde bulunmasına sebep olacak faaliyetler içinde olursan; inan bana internet de, şikayet ettiğin diğer her şey de,  herkes için  rahatça dolaşıp bilgileneceği ve aydınlanacağı, eğleneceği bir yer halini alacaktır. Yeter ki sen içini "temiz" tut.

 İletişim: yazarasyn@gmail.com



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: